Gayrimenkul sahibi olmanın en büyük avantajlarından biri düzenli kira geliri elde etmektir. Pek çok kişi, geleceğini güvence altına almak veya emeklilik döneminde ek gelir sağlamak amacıyla yatırım olarak bir daire satın alıyor.
Bu oldukça doğru bir yatırım anlayışıdır.
Ancak zaman zaman kiracılık ilişkilerinde dikkatimi çeken bir durum var.
Örneğin; bir vatandaş oturduğu evden ayrı olarak yatırım amacıyla ikinci bir daire satın alıyor. Bu daireyi kiraya veriyor. Kiracısı beş yıl boyunca düzenli oturuyor, kirasını aksatmıyor ve sözleşme sonunda evi boşaltıyor.
Bugünün şartlarında aylık kira bedelinin 20.000 TL olduğunu varsayalım.
Beş yılın sonunda ev sahibi yaklaşık 1 milyon 200 bin TL kira geliri elde etmiş oluyor. (20.000 TL x 60 ay = 1.200.000 TL)
Bu gelir, birçok ailenin bütçesine önemli katkı sağlar. Kimi çocuklarının eğitim masraflarını karşılar, kimi borcunu öder, kimi de daha rahat bir yaşam sürer.
Fakat kiracı çıktıktan sonra bazı ev sahiplerinin ilk cümlesi şu oluyor:
“Evi mahvetmişler…”
Ardından evi birlikte geziyoruz. Duvarlarda birkaç kirlenme, boyada zamanın oluşturduğu yıpranmalar, kapılarda ufak çizikler, mutfak dolaplarında kullanım izleri, belki birkaç silikon yenilenecek kusurlar var. Yani beş yıllık normal kullanımın doğal sonuçları.
Oysa ev teslim edilirken boya zaten eski olabilir. Kiracı da evi müze gibi kullanamaz. İçinde yaşanan bir evde zamanın izleri olması son derece doğaldır.
Elbette kırılan, sökülen, bilinçli şekilde zarar verilen demirbaşlar farklı değerlendirilmelidir. Böyle durumlarda kiracının sorumluluğu doğar. Buna kimsenin itirazı olamaz.
Ancak normal kullanım sonucu oluşan yıpranmayı “zarar” olarak görmek de hakkaniyetli değildir.
Bir gerçeği unutmamak gerekir.
Bir daire kira geliri üretiyorsa, aynı zamanda bakım ihtiyacı da üretir.
Nasıl ki otomobilimizi yıllarca kullanıp bakım yaptırıyorsak, kira getiren bir gayrimenkulün de belli aralıklarla boyanması, tesisatının gözden geçirilmesi, yıpranan demirbaşlarının yenilenmesi gerekir.
Bu, masraf değil; yatırımın korunmasıdır.
Üstelik bu bakım giderleri, yıllarca elde edilen kira gelirinin yanında çoğu zaman oldukça makul kalmaktadır.
Kiracıdan elde edilen gelirle gayrimenkule yeniden yatırım yapmak, hem taşınmazın değerini korur hem de sonraki kiracıya daha nitelikli bir yaşam alanı sunar.
Kira geliri elde etmek güzel bir kazançtır. Ama bu kazanç, beraberinde bir sorumluluğu da getirir.
- Biraz vicdanlı olmak
- Biraz hakkaniyetli davranmak
- Biraz da kazandığımız gelirin bir kısmını bizi yıllarca gelir sahibi yapan gayrimenkule geri kazandırmak gerekir.
Çünkü bakımlı bir ev sadece ev sahibini değil, o evde yaşayacak insanları da mutlu eder.
Gayrimenkul yalnızca kira getiren bir yatırım değil, düzenli bakım isteyen yaşayan bir değerdir. Ona gösterilen özen, gelecekteki değerini de belirler.

