1. Haberler
  2. YEREL HABERLER
  3. Çizginin Peşinde 60 Yılı Aşan Bir Sanat Yolculuğu: Ümit Ögmel

Çizginin Peşinde 60 Yılı Aşan Bir Sanat Yolculuğu: Ümit Ögmel

Henüz ilkokul sıralarındayken gazetelerde gördüğü bant karikatürleri örnek alarak çizmeye başlayan Ümit Ögmel’in çizgiyle kurduğu bağ, 1960’lı yıllardan günümüze uzanan bir sanat yolculuğuna dönüştü. Karikatürden çizgi romana, kitap kapaklarından afişlere, TRT çocuk programlarından çocuk kitaplarına kadar pek çok alanda eser veren Ögmel, yıllar boyunca ulusal ve uluslararası yarışmalara katıldı, sergiler açtı ve seçici kurullarda görev aldı. Sanat yaşamını bugün de yeni çalışmalarla sürdüren Ögmel, çizgiye uzanan yolculuğunu ve sanat anlayışını Mehmet Nergiz’e anlattı.

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Henüz ilkokul sıralarındayken gazetelerde gördüğü bant karikatürleri örnek alarak çizmeye başlayan Ümit Ögmel’in çizgiyle kurduğu bağ, 1960’lı yıllardan günümüze uzanan bir sanat yolculuğuna dönüştü. Karikatürden çizgi romana, kitap kapaklarından afişlere, TRT çocuk programlarından çocuk kitaplarına kadar pek çok alanda eser veren Ögmel, yıllar boyunca ulusal ve uluslararası yarışmalara katıldı, sergiler açtı ve seçici kurullarda görev aldı. Sanat yaşamını bugün de yeni çalışmalarla sürdüren Ögmel, çizgiye uzanan yolculuğunu ve sanat anlayışını Mehmet Nergiz’e anlattı.

İLK ÇİZGİLERİ DOĞAN KARDEŞ DERGİSİ’NDE YAYIMLANDI

Sizi biraz tanıyabilir miyiz? Karikatür ve çizgiyle tanışmanız nasıl oldu?

1946 Ankara doğumluyum. Çizgiyle tanışmam aslında çok küçük yaşlarda başladı. İlkokuldayken Hürriyet Gazetesi’nde yayımlanan bant karikatürlere bakıyor, onları inceleyerek benzerlerini çizmeye çalışıyordum. Çizgi benim için daha o yaşlarda farklı ve ilgi çekici bir dünyanın kapısını açmıştı.

Lise yıllarına geldiğimde ise çizgiyle olan ilişkim biraz daha farklı bir noktaya ulaştı. Sınıf arkadaşlarım için kısa çizgi romanlar hazırlamaya başladım. İlk çizgilerim ve şiirlerim 1963’lü yıllarda Doğan Kardeş Dergisi’nde yayımlandı. Bir anlamda profesyonel sanat yolculuğumun ilk adımlarından biri de bu oldu.

DÖRT YIL DESEN, KOMPOZİSYON VE RENK EĞİTİMİ ALDI

Çizginizi geliştirmek için nasıl bir eğitim sürecinden geçtiniz?

Yıllar içerisinde hocam ve aynı zamanda değerli dostum Can Okan’ın özel atölyesinde dört yıl boyunca çalıştım. Burada desen, kompozisyon ve renk üzerine dersler aldım. Bu eğitim süreci, çizgiye bakışımın ve çalışmalarımın gelişmesinde önemli bir yer tuttu.

Karikatür benim için önemli bir alan oldu ancak çalışmalarımı yalnızca karikatürle sınırlandırmadım. Kitap kapakları ve afişler hazırladım, çocuk dergileri için çizgi romanlar çizdim. TRT’nin çocuk programları için de çeşitli resimlemeler yaptım.

Dolayısıyla çizgi, yıllar içerisinde benim için yalnızca karikatürden ibaret olmayan, farklı alanlarda kendimi ifade edebildiğim geniş bir çalışma alanına dönüştü.

ÇİZGİLERİ HOLLANDA’DA SANATSEVERLERLE BULUŞTU

Yurt dışında da çalışmalarınız oldu. Bu süreçten söz eder misiniz?

Hollanda’da çalıştığım bir dönem Utrecht’te bulunan RASA Kültür Vakfı’nda “Anadolu Uygarlıkları Mizah” sergisini açtım. Anadolu uygarlıklarını mizah ve çizginin diliyle ele alan çalışmalarımı burada sanatseverlerle buluşturma fırsatı yakaladım.

Ulusal ve uluslararası karikatür yarışmalarına da katıldım. Bu yarışmalarda çeşitli ödüllere değer görüldüm. Zaman içerisinde yalnızca yarışmacı olarak değil, bazı yarışmaların seçici kurullarında da görev aldım.

“Çizgiden Çizgiye”, “Erken Bir Retrospektif” gibi kişisel sergilerimin yanında çok sayıda karma karikatür sergisine de katıldım. Böylece farklı dönemlerde hazırladığım çalışmalarımı farklı izleyici gruplarıyla buluşturma imkânım oldu.

“BABAMI İZLERKEN BAMBAŞKA BİR DÜNYANIN İÇİNE GİRERDİM”

Sanata olan ilginizin oluşmasında ailenizin, özellikle de babanızın etkisi var mıydı?

Babam kendi mesleğinin dışında iyi bir yağlıboya ressamıydı. Çalışırken onu izlerdim. Onun resim yapmasını izlemek benim için ayrı ve sihirli bir dünya gibiydi.

Bir çocuğun sürekli olarak böyle bir ortamı görmesinin ve bundan etkilenmesinin çok doğal olduğunu düşünüyorum. Babamı çalışırken izlemem, resme ve çizgiye karşı duyduğum ilginin oluşmasında mutlaka önemli bir yere sahiptir.

OYUNCAKLARINI KİTAPLARLA DEĞİŞTİRİYORDU

Çizgilerinizi ve düşünce dünyanızı besleyen temel kaynaklar neler oldu?

Okumayı çok seviyordum, hâlâ da çok seviyorum. Kitaplarla ilişkim çocukluk yıllarında başladı. İlkokuldayken bazı oyuncaklarımı arkadaşlarımın kitaplarıyla değiş tokuş etmekten büyük bir mutluluk duyuyordum.

Eğer annem engellemeseydi belki çok daha fazla oyuncağımı kitaplarla değiştirirdim. Çocukluğumdan itibaren kitaplar benim için hep önemli oldu.

Bunun yanında doğanın da ayrı bir yeri var. Kitaplar ve doğa, geçmişte olduğu gibi bugün de benim için önemli birer ilham kaynağıdır.

“İÇİMDEN GELDİĞİ GİBİ ÜRETTİĞİM ÇALIŞMALAR BENİM İÇİN DEĞERLİ”

Uzun yıllara yayılan sanat hayatınızda sizin için özel bir yere sahip çalışmalar hangileri?

Herhangi bir yönlendirme içermeyen, tamamen içimden geldiği gibi ürettiğim çalışmalarımın tümü benim için değerlidir.

Çünkü sanatçının kendi düşüncesini, duygusunu ve bakış açısını herhangi bir yönlendirme olmadan ortaya koymasının önemli olduğuna inanıyorum. Bana göre değerli ve kalıcı olan da budur.

“ÇAYKATÜR SERGİSİ EN SAMİMİ ÇALIŞMALARIMDAN BİRİYDİ”

Sergileriniz arasında sizi özellikle etkileyen veya sizin için farklı bir anlam taşıyan bir çalışma oldu mu?

Arkadaşımın Ankara Gençlik Parkı Çay ve Mini Golf Bahçesi’nde açtığım “Çaykatür Sergisi” benim için ayrı bir yere sahiptir.

Bu serginin, “Türkiye’den İzlenimler” konusundaki çalışmalarımın en samimi ve öne çıkan örneklerinden biri olduğunu söyleyebilirim. Yaşadığımız topluma ve çevremize ilişkin gözlemleri çizginin diliyle aktarmak benim için her zaman önemli oldu.

“KARİKATÜRÜN BUGÜNKÜ DURUMUNU DAHA OLUMSUZ GÖRÜYORUM”

Karikatür sanatının geçmişten bugüne geldiği noktayı nasıl değerlendiriyorsunuz?

Geçmiş yıllarla karşılaştırdığımda bugünkü durumun daha olumsuz olduğu kanısındayım.

Karikatür yalnızca güldüren bir çizgi değildir. Düşündüren, sorgulatan, eleştiren ve bazen uzun cümlelerle anlatılabilecek bir meseleyi tek bir çizgiyle ortaya koyabilen güçlü bir anlatım biçimidir. Bu nedenle karikatürün toplumdaki yeri ve gördüğü ilgi de önemlidir.

“ASIL SORU, TOPLUMUN SANATÇIYLA NASIL BİR İLİŞKİ KURMASI GEREKTİĞİ”

Sizce günümüzde toplumun sanat ve sanatçıyla ilişkisi nasıl?

Ben bu soruya biraz tersinden bakmayı tercih ediyorum: Bir toplumun sanat ve sanatçıyla ilişkisi nasıl olmalı?

Bence üzerinde düşünülmesi gereken asıl soru budur. Sanatın toplum içerisindeki yeri kadar toplumun sanata ve sanatçıya nasıl baktığı, onları nasıl değerlendirdiği ve sanat üretimine ne ölçüde alan açtığı da önemlidir.

ÇOCUKLARA YÖNELİK YENİ ÇALIŞMALAR SÜRÜYOR

Bugünlerde üzerinde çalıştığınız yeni projeleriniz var mı?

Ümit Ögmel: Çalışmalarımı sürdürüyorum. Çocuk kitaplarının resimlenmesi, çocuklara yönelik kitap çalışmaları ve özel karikatür çalışmalarıyla ilgilenmeye devam ediyorum.

Şu anda çocuklar için daha büyük yaş grubuna yönelik, metni bize ait olmayan tarihsel bir metnin uzun soluklu resimleme çalışmalarını iş arkadaşım, çizer Ülkü Ovat ile birlikte sürdürüyoruz.

Uzun ve titiz bir çalışma gerektiren bir proje. Çocuklara ve gençlere yönelik üretmek benim çalışmalarım içerisinde her zaman önemli bir yer tuttu.

İlginize teşekkür ediyor, esenlikler diliyorum. Sevgi ve dostlukla.

ÇOCUKLUK MERAKINDAN 60 YILI AŞAN SANAT SERÜVENİNE

İlkokul yıllarında gazetelerdeki bant karikatürleri inceleyerek çizgiye merak salan Ümit Ögmel’in sanat yolculuğu, 1963’lü yıllarda Doğan Kardeş Dergisi’nde yayımlanan ilk çalışmalarıyla yeni bir boyut kazandı. Aradan geçen yıllarda karikatürün yanı sıra çizgi roman, afiş, kitap kapağı ve çocuk programları için resimlemeler yapan Ögmel, özellikle çocuklara yönelik çalışmalarını sanat yaşamının önemli bir parçası haline getirdi.

Hocası ve dostu Can Okan’ın atölyesinde aldığı dört yıllık desen, kompozisyon ve renk eğitimiyle çizgisini geliştiren Ögmel, çalışmalarını Türkiye sınırlarının dışına da taşıdı. Hollanda’nın Utrecht kentinde açtığı “Anadolu Uygarlıkları Mizah” sergisinin yanı sıra kişisel ve karma sergilerde sanatseverlerle buluştu.

Ulusal ve uluslararası karikatür yarışmalarında ödüller alan, bazı yarışmalarda seçici kurul üyeliği yapan Ögmel’in sanat anlayışında ise özgür üretim önemli bir yer tutuyor. Sanatçı, herhangi bir yönlendirmeye bağlı kalmadan, içinden geldiği gibi hazırladığı çalışmaların kendisi için en değerli ve kalıcı eserler olduğunu ifade ediyor.

Çocukluk yıllarında oyuncaklarını kitaplarla değiştirecek kadar okumaya ilgi duyan Ögmel için kitaplar ve doğa bugün de önemli birer esin kaynağı. Onlarca yıllık sanat yolculuğuna rağmen üretmekten vazgeçmeyen usta çizer, çocuk kitapları ve özel karikatür çalışmalarının yanı sıra çizer Ülkü Ovat ile birlikte yeni ve uzun soluklu bir resimleme projesi üzerinde çalışmayı sürdürüyor.

Çizginin Peşinde 60 Yılı Aşan Bir Sanat Yolculuğu: Ümit Ögmel
KAI ile Sohbet Et

Yapay zeka asistanı
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.