Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Kirli Siyaset

featured

(bölüm 3)

İmralı Adası’na giden 3. BDP Heyetinde bulunan Selahattin Demirtaş; Abdullah Öcalan ile İmralı’da ilk karşılaşmasının kendisi için çok heyecan verici olduğunu, ayakta el sıkıştıktan sonra bir süre Öcalan’ın elini bırakamadığını, Öcalan’ın kendisine karşı büyük bir sevgisi ve sempatisi olduğunu hissettiğini söylemiş, Öcalan 1999 yılında yakalanıp Türkiye’ye getirildiğinde TV başında ağladığını belirtmiştir.

FOX TV’de yayınlanan Liderler FOX’ta programında ise ondan etkilendiğini, kitaplarının tamamını okuduğunu, İmralı savunmalarındaki perspektifin partisinin kuruluşunun ana temellerini oluşturduğunu, Türkiye’de Öcalan’a ön yargıyla yaklaşıldığını fakat Öcalan’ın Orta Doğu toplumlarının yarasına merhem olacak çözümler sunduğunu; mezhepçilik, ulus-devlet, egemenlik, kadın hakları gibi konularda gerçekleşebilir çözümleri olduğunu söylemiştir.

Öcalan’ın, İmralı savunmasına, “Türkiye halklarından yol açtığım acılardan ötürü özür diliyorum.” diyerek başlamasının kendi öz eleştirisini yapabildiğini gösterdiğini ancak devletin henüz buna karşılık vermediğini belirtmiştir.

2009 yılında Star gazetesine verdiği röportajda; PKK’nın DTP’den önce var olmuş, teşkilatlı, Avrupa’dan ABD’ye örgütlü, eli silahlı bir örgüt olduğunu ve Kürt sorununun çözümünde PKK’nın çözüme engel olmadığına, tam tersine PKK’nın çözüm isteyen, savaşı istemeyen bir güç olduğuna inandığını belirtmiştir.

2012 yılında verdiği röportajda PKK’da herhangi bir hâkimiyet sorununun olmadığını, liderinin Abdullah Öcalan olduğunu belirtmiştir.

2012 yılında BBC’ye verdiği demeçte; PKK’nın yürüttüğü askerî hamlelerin partisi ile ilişkisi olmadığını ve BDP’nin demokratik, legal siyaset yapan bir siyasi parti olduğunu, dolayısıyla PKK’nın herhangi bir hamlesinin, herhangi bir girişiminin BDP’yle ortak yapılmasının mümkün olmadığını belirtmiştir. Buna karşılık PKK’nın yürüttüğü bütün faaliyetlerin BDP’nin tabanını doğrudan etkilemesi sebebiyle BDP’nin siyasetini bu gelişmeleri dikkate alarak oluşturduğunu söylemiştir.

2012 yılında Mardin Kızıltepe’de yapacağı miting öncesinde Abdullah Öcalan’ın posterlerini açan kişilere polisin müdahale etmesi sonucu mitingde şöyle demiştir:

“Demişler ki: ‘Öcalan posteri asamazsınız.’ Bak, onu diyenlere açıkça sesleniyorum: Kürtlerin katili Kenan Evren’in heykelini dikebiliyor da Kürt halk önderinin posterini niye asamıyorlar?

Bu halkı için 14 yıldır İmralı’da bir beton çukurda direnen Kürt halk önderinin posterini Kürdistan’a asamayacak da nereye asacak bu halk? Buna alışsanız iyi olur. Çünkü daha biz Başkan Apo’nun heykelini dikeceğiz, heykelini!”

2015 yılında PKK’lıların cenazesine katılan milletvekilleri ile ilgili şöyle demiştir:

“Bir milletvekilimiz, bir PKK’linin cenazesine katıldı diye linç edilebiliyor yahu medyada. Ben çok açık söyleyeyim: Halkımızın acısına sahip çıkmayan milletvekiliyle ilgili, kusura bakmasınlar, ben soruşturma açtırırım parti disiplini gereği.”

Eylül 2016’da, Almanya’da yayımlanan Süddeutsche Zeitung adlı gazetede yer alan konuşmasında, “Biz PKK’yı terör örgütü olarak tanımlamıyoruz. Ancak sivilleri hedef alan eylemlerini terör olarak nitelendiriyoruz. Bunu protesto etmekten de geri kalmıyoruz.” ifadelerini kullanmıştır.

18 Temmuz 2022 tarihinde Murat Sabuncu ile yaptığı röportajda, HDP’nin PKK’nin uzantısı, sözcüsü ya da destekçisi olmadığını ve HDP’nin PKK ile bir bağı olmadığını belirtti. Ayrıca PKK’nın silah bırakmasını istediğini ifade etti.

11 Ocak 2025’te İmralı Heyetinin Selahattin Demirtaş’a yaptığı ziyaret sonrası Demirtaş sosyal medya hesabı üzerinden ”Büyük bir fedakarlık ve ciddiyetle çalışmalarını sürdüren heyetimize de teşekkürlerimi sunarken ayrıca kendilerine, partimiz Dem Parti’ye özellikle İmralı Tecrit Adasında demokratik çözüm ve barış için büyük çaba sarf eden Sayın Abdullah Öcalan’a güven ve desteğimin tam olduğunu belirtmek istiyorum.” açıklamasını yapmıştır.

Kirli Siyaset