Cumhuriyet’in Tapusu: Bu Toprakların Sahibi Millettir!

Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
featured

Gayrimenkul sektöründe her gün tapulardan, arsalardan, tarlalardan ve konutlardan söz ediyoruz. Bir taşınmazın değerini belirlerken konumuna bakıyoruz, yüzölçümünü hesaplıyoruz, imar durumunu inceliyoruz. Kimi zaman bir metrekare toprağın değerini konuşuyor, kimi zaman bir evin gelecekte ne kadar kazandıracağını tartışıyoruz.

Peki, hiç düşündük mü?

  • Üzerinde yaşadığımız bu vatan topraklarının değeri ne kadar?
  • Kaç metrekareyle ölçülür bağımsızlık?
  • Hangi para birimiyle hesaplanır özgürlük?
  • Hangi değerleme raporuna sığar bir milletin bağımsızlık mücadelesi?

İşte bugün, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nda, hiçbir gayrimenkul ilanında göremeyeceğimiz, hiçbir satış sözleşmesine konu edemeyeceğimiz bir tapudan söz etmek istiyorum.

Cumhuriyet’in Tapusundan! Bir Tapu Senedinden Çok Daha Fazlası.

Bu yazıya eşlik eden temsili tapu senedine dikkatle bakmanızı istiyorum. Üzerinde alışık olduğumuz ada, parsel ve yüzölçümü bilgileri bulunuyor. Ancak bu kez taşınmazın niteliği bir tarla, arsa veya konut değil.

Niteliği: VATAN.

Satış durumu: SATILAMAZ.

Sahibi: TÜRK MİLLETİ.

Elbette bu, hukuki geçerliliği bulunan gerçek bir tapu senedi değil. Ancak taşıdığı anlam, sayfalar dolusu anlatımdan çok daha güçlü. Çünkü bir tapu senedi, sahibine belirli bir taşınmaz üzerinde mülkiyet hakkı tanır. Oysa vatan, bir kişinin mülkü değil, bir milletin ortak yurdudur. Cumhuriyet ise o milletin kendi geleceği üzerinde söz sahibi olmasının en güçlü ifadesidir.

Milas’ın Toprağından Cumhuriyet’in Değerine

Biz Milas’ta toprağın ne demek olduğunu iyi biliriz. Dededen toruna kalan zeytinliklerin, yıllarca emek verilerek işlenen tarlaların, ailelerin hatıralarını taşıyan eski taş evlerin yalnızca maddi değerleri yoktur. Bir zeytin ağacının gölgesinde geçen çocukluk, bir tarlada dökülen alın teri, bir evin kapısında bekleyen anne, o taşınmazın piyasa değerinden çok daha fazlasını ifade eder.             Bugün bir vatandaşımız yıllarca çalışarak aldığı evinin tapusunu eline aldığında yalnızca bir mülkiyet belgesi tutmaz. Emeğinin, birikiminin ve geleceğe duyduğu güvenin karşılığını da görür.

İşte bu güvenin temelinde hukuk vardır.

Cumhuriyet’in en önemli kazanımlarından biri de vatandaşın haklarını hukuk düzeni içerisinde güvence altına alan anlayışı geliştirmesidir. Çünkü bir ülkede mülkiyet hakkının güvencesi yalnızca tapu senedi değildir. Asıl güvence, o tapuyu koruyan bağımsız ve güçlü hukuk düzenidir.

Toprak Yalnızca Alınıp Satılacak Bir Değer Değildir

Bugün gayrimenkul piyasasında sıkça duyduğumuz bir soru var: “Bu toprak gelecekte ne kadar değerlenir?” Oysa bazen sormamız gereken asıl soru şudur: “Biz bu toprağı gelecek nesillere nasıl bırakacağız?” Milas’ın verimli ovalarını, zeytinliklerini, köylerini ve doğal güzelliklerini yalnızca yatırım fırsatı olarak göremeyiz. Elbette gayrimenkul ticareti yapılacak, şehirler gelişecek, yeni konutlar üretilecek ve yatırımlar gerçekleştirilecektir. Ancak toprağın ekonomik değerini artırırken onun üretim gücünü, doğasını ve gelecek nesillere bırakacağımız mirası da korumak zorundayız. Çünkü bir toprağın gerçek değeri yalnızca bugün kaç liraya satıldığıyla değil, yarın kaç insana hayat verebildiğiyle de ölçülür. Cumhuriyet’e sahip çıkmak, aynı zamanda bu ülkenin kaynaklarına, üretimine, doğasına ve geleceğine sahip çıkmaktır.

Bir Babanın Evladına Bırakacağı En Büyük Miras

Bir baba evladına ev bırakabilir. Bir anne çocuklarına tarla bırakabilir. Bir aile nesiller boyunca koruduğu zeytinliğini torunlarına miras bırakabilir. Ama bir milletin gelecek nesillere bırakabileceği en büyük miras, özgür ve bağımsız bir vatandır.

29 Ekim 1923’te ilan edilen Cumhuriyet, işte bu büyük mirasın adıdır.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının öncülüğünde, milletimizin büyük fedakârlıklarıyla kurulan Türkiye Cumhuriyeti, yalnızca geçmişimizin bir hatırası değil, geleceğimizin de sorumluluğudur. Bugün bizlere düşen görev, Cumhuriyet’i yalnızca bayramlarda hatırlamak değil, onun değerlerini hayatın her alanında yaşatmaktır.

Hukuka saygı duymak, dürüst çalışmak, üretmek, hak yememek, kamu yararını gözetmek ve gelecek nesillere daha güçlü bir ülke bırakmak da bu sorumluluğun parçalarıdır.

Gayrimenkul sektöründe faaliyet gösteren bizler için de dürüstlük, güvenilirlik ve vatandaşın mülkiyet hakkına saygı, mesleki bir yükümlülük olduğu kadar toplumsal bir sorumluluktur.

Bu Tapunun Bedeli Ödenmiştir!

Biz gayrimenkul sektöründe her taşınmazın bir bedeli olduğunu biliriz. Bir evin fiyatı vardır. Bir arsanın değeri vardır. Bir tarlanın rayiç bedeli vardır. Ancak bu vatanın bedeli para ile ödenmemiştir.

Bu toprakların bağımsızlığı, cephelerde verilen mücadeleyle, dökülen alın teriyle, çekilen yokluklarla ve aziz şehitlerimizin canlarıyla kazanılmıştır.

İşte bu nedenle Cumhuriyet, hiçbir ekonomik hesapla değerlendirilemeyecek kadar kıymetlidir. Bugün elimizdeki tapular değişebilir, mülkler el değiştirebilir, servetler kazanılıp kaybedilebilir. Ancak milletimizin bağımsızlığına ve Cumhuriyetimizin geleceğine sahip çıkma sorumluluğumuz değişmez. Bir gayrimenkulün tapusunda bir kişinin adı yazar. Cumhuriyet’in temelinde ise bir milletin iradesi vardır.

Bu duygu ve düşüncelerle başta Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, silah arkadaşlarını, aziz şehitlerimizi ve gazilerimizi saygı, rahmet ve minnetle anıyorum.

29 Ekim Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun!

Cumhuriyet’in Tapusu: Bu Toprakların Sahibi Millettir!