(Geçen makalenin devamı)
- 1968-1973 yılları arasında düzenlenen yarışmalara katılan ekiplerin görüntüleri kayıt altına alınmış, böylece halk dansları, gelecek kuşaklara aktarılmak üzere belgelendirilmiş
Ayrıca, Kültür Bakanlığı bünyesinde kurulan Halk Kültürlerini Araştırma ve Geliştirme Genel Müdürlüğü aracılığıyla, ülkemizdeki halk dansı türlerinin çoğu, yerel kültür çevrelerinden tespit edilerek dijital arşivlere dönüştürülmüştür.
Milliyet Gazetesi’nin öncülüğünde düzenlenen Liselerarası Halk Oyunları Yarışmaları, zamanla Gençlik ve Spor Bakanlığı, Millî Eğitim Bakanlığı, Kültür Bakanlığı son olarak da Türkiye Halk Oyunları Federasyonu’nun katkılarıyla düzenlenmiş ve halk danslarını her yaştan vatandaşın ilgisini çeken bir alan haline getirmiştir.
Türk halk danslarının sahne sanatları içinde yerini alması, Devlet Halk Dansları Topluluğu’nun kurulmasıyla mümkün olmuştur. Bu topluluk, ülkemizin kültürel mirasını tanıtmak adına önemli görevler üstlenmiştir. Son yıllarda kurulan profesyonel halk dansları toplulukları ise çağdaş uygulamaları ile alandaki boşluğu doldurmuş, tarihi mekanlarda gerçekleştirdikleri gösterilerle yabancıların hayranlığını kazanmıştır.
Daha da önemlisi, üniversiteler ve konservatuvarlar bünyesinde kurulan Türk Halk Dansları bölümleri, bu alana akademik ve sanatsal bir boyut kazandırmış, halk danslarının bilimselliğini ve sanatını derinleştirmiştir.
Uluslararası Tiyatro Enstitüsü (ITI) ve UNESCO ortağı STK Uluslararası Dans Komitesi tarafından 1982 yılında ilan edilen Dünya Dans Günü kutlamaları her yıl 29 Nisan’da büyük bir coşkuyla kutlanmaktadır. Her ne kadar Türk halk danslarımız bu kutlamalara dahil edilse de yukarıda kısa bir özetini verdiğimiz, bizi biz yapan milli kültürümüz, ulusal kimliğimiz, vatana bağlılığımız, sevinçlerimiz, acılarımız, inançlarımız, coşkularımız, dostluklarımız ve paylaşımlarımızla eşdeğer olan halk danslarımız için bu dünya genelinde yapılan kutlamalar yeterli değildir.

