Bütün bilimlerin doğayı, canlıları ve düşünceyi açıklamak üzere izledikleri yola bilimsel yöntem denir. Bilimsel yöntemin dayandığı iki temel akıl yürütme metodu vardır. Aklın tek tek olaylardan hareket ederek genel sonuçlara varma yoluna dayanan tüme varım yöntemine göre; yapılan çok çeşitli gözlem ve deneylerdeki ortak noktalar ve ana ilkeler saptanır. Başka bir değişle; özel olaylardan, o olayları oluşturan genel yasalara varılır. Fizik, kimya, biyoloji gibi pozitif bilimlerde tüme varım yöntemini kullanır.
Aklın genel ilkelerden hareket ederek özel durumları açıklama yoluna dayanan tümden gelim yöntemi gözlem ve deneyler sonucu elde edilmiş bir genel ilke ayrı ayrı olaylara uygulanır. Başka bir değişle; genel yasadan, özel olaylara varılır. Matematik ve mantık tümden gelim yöntemini kullanır. Çünkü bu bilimler formel bilimdir. Genelde bu iki temel yöntem tüm bilimler için geçerlidir. Fakat özel olarak her bilim de kendi konularına özgü yöntemler geliştirmiştir.
Bu bağlamda felsefe biliminin de bilimsel yöntemi kullanarak Doğayı, canlıları ve insan düşüncesini inceleyerek doğru sonuçlara varmak için oluşturulmuştur.
Düşünce; insanın maddesel ve toplumsal gerçeklik karşısında kavramlar ortaya koymasını, onları birbirine bağlamasını ve yeni bilgiler edinmesini sağlayan süreçlerin tümüdür.
Felsefe; varlıkların ve şeylerin ilkeleri, insanın evrendeki rolü, Tanrı, tarih ve genel olarak metafiziğin tüm sorunlarını da kapsayan geniş bir alan ile ilgilenmektedir.
Her türden bilgi, düşünceyle ve onun ifade aracı olan dille anlatılır. Bilgi, kültür olarak kurumlaşır ve gelecek kuşaklara aktarılır. Bu nedenle doğru düşünmenin kurallarını bilmek çok önemlidir. Çünkü; Düşünceler bilimin, felsefenin ve günlük yaşantının ortak ürünüdürler. Bilindiği gibi düşünme fizyolojik, psikolojik ve mantıksal bir süreçtir. Mantık düşünmenin fizyolojik ve psikolojik süreçleri ile ilgilenmez.
Bilimler doğa ve düşünce alanlarını incelesin veya incelemesin, varlığın evrensel ilke ve yasalarını bilsin veya bilmesin, olguları ve düşüncelerimizi yöneten evrensel kural ve prensipler işlevlerini sürdürürler. Bilimler bu evrensel kural ve prensipleri icat etmez sadece keşfeder. Örneğin: Fizik yerçekimi yasasını, kimya Madenin yapı taşları olan atomları, Biyoloji canlının ortak niteliği olan hücreyi keşfeder.
Bu yasalar bilim tarafından bilinmeden öncede vardı ve evren var oldukça bu evrensel yasalar var olmaya devam edeceklerdir. Mantıkta doğru düşünmeyi düzenleyen evrensel kural ve prensipleri keşfeder. Daha önceki bölümlerde değindiğimiz gibi İnsanlar evrensel kural ve prensipleri keşfederek bilime katkıda bulunurlar.
Bilim, gelişerek ve kurumsallaşarak gelecek kuşaklara aktarılır.

