Atapark’ta, Atatürk Anıtı’na çelenk sunumu, saygı duruşu ve İstiklal Marşımızın seslendirilmesiyle programın ilk bölümü tamamlanırken, katılımcılar daha sonra parti binasının bulunduğu Arasta’ya geçtiler.
Milas Belediye Başkanı Fevzi Topuz, bazı belediye meclis üyelerinin yanı sıra CHP Milas İlçe Başkanı Harun Reşit Çavuşoğlu ve yönetim kurulu üyelerinin katıldığı yıldönümü kutlamalarında önce basın açıklamaları yapıldı, ardından partiye yeni katılanlara rozetleri takıldı. Programın son bölümünde ise yıldönümü için hazırlanan pasta kesildi.
“GÜCÜMÜZÜ MAKAMDAN DEĞİL, MİLLETİMİZDEN VE 103 YILLIK TARİHİMİZDEN ALIYORUZ”
Kuruluş yıldönümü için düzenlenen programın açılış konuşmasını yapan CHP Milas İlçe Başkanı Harun Reşit Çavuşoğlu, bugünün yalnızca bir siyasi partinin kuruluş gününün olmadığının, 9 Eylül tarihinin; işgale karşı bağımsızlığın, saltana karşı millet egemenliğinin, teslimiyete karşı özgüvenin ve umutsuzluğa karşı örgütlü mücadelenin tarihi olduğunun altını çizerek şunları söyledi:
“Bugün, Cumhuriyet Halk Partisi’nin 103. kuruluş yıl dönümünde, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün huzurunda; yalnızca bir siyasi partinin kuruluşunu değil, millet egemenliğine, bağımsızlığa ve Cumhuriyet değerlerine adanmış 103 yıllık bir mücadeleyi anmak için buradayız. 9 Eylül, bizim için yalnızca bir kuruluş tarihi değildir. 9 Eylül; işgale karşı bağımsızlığın, saltanata karşı millet egemenliğinin, teslimiyete karşı özgüvenin ve umutsuzluğa karşı örgütlü mücadelenin tarihidir. Cumhuriyet Halk Partisi, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde, bağımsızlığı ve millet iradesini esas alan bir anlayışla kurulmuştur. Bu nedenle Cumhuriyet Halk Partisi’nin 103 yıllık tarihi, aynı zamanda Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş ve demokrasi mücadelesinin tarihidir. Bugün burada, Atatürk’ün bizlere bıraktığı en büyük mirasın yalnızca bir parti adı olmadığını bir kez daha ifade ediyoruz. Bizlere bırakılan miras; akıl ve bilimin rehberliğinde çağdaş bir Türkiye, hukuk devleti, demokrasi, adalet, eşit yurttaşlık ve millet egemenliğidir. Bu emanete sahip çıkmak, Cumhuriyet Halk Partisi’nin her kademesinde görev yapan herkesin tarihsel sorumluluğudur. Biz biliyoruz ki bir siyasi partiyi ayakta tutan yalnızca teşkilatları, kadroları veya seçim başarıları değildir. Bir siyasi partiyi güçlü kılan, sahip olduğu değerlerdir. Cumhuriyet Halk Partisi için bu değerlerin başında ahlak, adalet, erdem, liyakat ve kamu yararı gelir. Bu nedenle siyaseti kişisel çıkarların, makam hesaplarının ve dar grup menfaatlerinin alanı olmaktan çıkarmak; siyaseti yeniden halkın umudu, devlet yönetimini ise yeniden adalet ve liyakat üzerine kurmak zorundayız. Temiz siyaset, temiz toplum ve temiz bir devlet düzeni için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz. Bugün Türkiye’nin en büyük ihtiyacı; ayrışmayı değil dayanışmayı, kutuplaşmayı değil ortak aklı, kişisel çıkarı değil kamu yararını esas alan bir siyaset anlayışıdır. Cumhuriyet Halk Partisi, Türkiye’nin bütün yurttaşlarını eşit gören; hiç kimseyi kökeni, inancı, yaşam biçimi, düşüncesi veya siyasi tercihi nedeniyle ötekileştirmeyen bir anlayışın temsilcisidir. Bizim mücadelemiz, millet egemenliğini yeniden ve eksiksiz biçimde hâkim kılma mücadelesidir. Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında hedefimiz açıktır: Demokrasinin güçlendiği, adaletin herkes için işlediği, liyakatin esas alındığı, gençlerin geleceğe umutla baktığı, kadınların eşit yurttaşlar olarak yaşamın her alanında güçlü olduğu, emeğin değer gördüğü ve hiçbir yurttaşımızın kendisini yalnız hissetmediği bir Türkiye.
Bu hedefe ulaşacağımıza olan inancımız tamdır. Çünkü biz gücümüzü makamdan değil, milletimizden ve 103 yıllık tarihimizden alıyoruz. Bugün burada, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün huzurunda bir kez daha söz veriyoruz: Cumhuriyet’in değerlerinden vazgeçmeyeceğiz. Demokrasiden vazgeçmeyeceğiz. Adaletten vazgeçmeyeceğiz. Millet egemenliğinden vazgeçmeyeceğiz. Temiz siyasetten ve Türkiye’yi çağdaş uygarlık seviyesinin üzerine çıkarma hedefinden vazgeçmeyeceğiz. 103 yıl önce yakılan bağımsızlık ateşini, bugün aynı kararlılıkla geleceğe taşıyacağız. Başta Genel Başkanımız ve kurucumuz Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, Cumhuriyet Halk Partisi’nin kuruluşundan bugüne kadar bu mücadeleye emek vermiş tüm yöneticilerimizi, milletvekillerimizi, üyelerimizi ve hayatını kaybetmiş tüm Cumhuriyet Halk Partilileri saygı, rahmet ve minnetle anıyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi’nin 103. kuruluş yıl dönümü kutlu olsun. Yaşasın Cumhuriyet! Yaşasın millet egemenliği! Yaşasın Cumhuriyet Halk Partisi!”
“TÜRKİYE CUMHURİYETİ YAŞADIĞI SÜRECE PARTİMİZ DE YAŞAYACAKTIR.”
İlçe Başkanı Çavuşoğlu’nun ardından partililere seslenen Milas Belediye Başkanı Fevzi Topuz ise, partinin son zamanlarda yaşadığı süreçlere atıfta bulunarak, “Birilerine göre vefa, İstanbul’da bir semt adı olabilir ancak bizim için vefa, kurucumuz Gazi Mustafa Kemal’den bugüne kadar partimize genel başkanlık yapmış herkese aynı saygı, sevgi ve içtenlikle sahip çıkmak, yanlarında olmak, birlikte yürümektir” diyerek konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Bugün partimizin 103. kuruluş yıldönümünü hep birlikte kutluyoruz. Bugün ülkemizin değişik coğrafyalarında, değişik illerinde, Ankara’da, Antkabir’de bu süreci, bugünümüzü hep birlikte kutluyoruz. Değerli arkadaşlar bugün, bundan tam 103 yıl önce aynı zamanda İzmir’in kurtuluşuyla eşdeğer olan bir gün. O gün, emperyalist güçlerin, ülkemiz güneydoğusunda, güneyinde, batısında ve kuzeyinde işgal altındaydı. Başta Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere silah arkadaşlarının başlattığı bu mücadele, emperyalist güçlerin İzmir’de denize dökülmesiyle noktalandı. Tabii bunun akabinde bu savaşın siyasal yapılanmasını da büyük önder İzmir’de İzmir’in kurtuluşuyla beraber Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurulmasını 9 Eylül’e denk getirmiştir.
Bu böyle masa başında kurulan bir parti değil. İşte biraz önce ifade ettiğim gibi savaş meydanlarında emperyalist güçlere karşı dimdik ayakta duran, onlarla mücadele eden, ülkemizi bölüp parçalamak isteyen bu güçlere karşı direnişini Türk halkını ikna ederek, çünkü o dönemlerde de ülkemiz değişik etnik yapılara sahipti. Batısıyla, doğusuyla, güneyiyle, kuzeyiyle buradaki olan insanları sanki bugün olduğu gibi bir çimento görevini ve bir tutkal görevini olmuş ve bu insanları yani o etnik yapıları bir araya getirmiş ve Türkiye Cumhuriyeti devletini kurulmuştur. 103 yıl önce kurulan bu cumhuriyet bizlere bırakılan miras ve emanettir. Değerli arkadaşlarım bizler, bazı vefasız olan arkadaşlara karşı vefa duygusunu en üst seviyede tutan bir yapıya sahibiz. Başta Ulu Önder Atatürk olmak üzere, İsmet İnönü, Erdal İnönü, Bülent Ecevit ve Deniz Baykal olmak üzere bütün genel başkanlarımıza vefa borcumuzu yerine getireceğiz. Kaldı ki her zaman olduğu gibi Cumhuriyet Halk Partisi, bazı emperyalist güçlerin önünde bir engel olmayı sürdürecektir. Emperyalist güçlerin Ortadoğu projesini şekillendirmesine engel olan Cumhuriyet Halk Partisi’dir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin dimdik ayakta kalmasıdır. Bugün Atatürk’e karşı dili uzatanlar, Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı dil uzatanlar gelecekte göreceklerdir ki, haklı durumda olduğumuzu bir kez daha göreceklerdir. Biz o mirasa hiçbir zaman ihanet etmedik, etmeyeceğiz. Vefayı da hiçbir zaman unutmayacağız. Biz vefalı insanlarız. Vefa İstanbul’da bir sem adı olabilir. Ancak bizim kalbimizdeki vefa o anlamdan farklı bir boyutta olduğunu bir kez daha söylüyoruz. Biz Cumhuriyet Halk Partisi’nin bugün 103. yılında kutlarken 103 değil; 203 303 ve ileri yıllara kadar, Türkiye Cumhuriyeti yaşadığı sürece partimiz de Türkiye Cumhuriyeti ile beraber yaşayacaktır.”
Yapılan konuşmaların ardından partiye yeni katılan üyelere rozetleri takıldı. Ardından da 103’ncü yıldönümü için hazırlanan pasta katılımcılar tarafından kesildi.

