Tüm insanlar diye başlar Aristoteles’in tanınmış kitaplarından biri olan Metafizik’i, “doğadan bilgiye ulaşmak için uğraşır”. Doğa araştırmacısı ve Filozof Aristo’nun bu tespitinin sebebi bellidir. Kendimize bitmeyen haz veren duyu ve algılarımızdır. İŞİTME, DOKUNMA, KOKLAMA, TAD ALMA, GÖRME ve KAVRAMA en önemli duyularımızdır. Bunların yanında ÖĞRENME ARZUSU ve MERAK, yeniliğe giden yolda MOTİVASYON diğer önemli duyularımızdır. Bütün bunlarla beraber İnsanın Kültürel başarısının sırrı olan YENİLİKLER GETİRME de ayrı bir yeteneğidir.
Yenileşme ve yapılanma yılı olan 2005’te yenileşmenin sadece kadrosal ya da düşünce yanının öne çıkmadığı, özellikle somut, kültürel yeniliklerin uygulamaya konulacağı, bilimsel araştırma ve kültürel çalışmalarda yeni fikirlerin ve uygulamaların geliştirileceği yıl olması isteniyor. Yenileşme ve yerelleşme, evrimsel açıdan bakınca, uygulama yapma, değiştirme, durumun sağladığı çözümleri üretme, alışılmışı temelden sorgulama ve yeni bakış açıları getirebilme yeteneği anlamına geliyor. Ünlü davranış bilimci Desmond Morris “Çıplak Maymun” adlı kitabında (Sayfa 48-49) insanın yaşamında yeniliklere yatkınlık açısından farklı evreleri olduğunu, otuzlu yaşların sonlarının en verimli çağı olduğunu hatırlatıyor. Bu düşünceden hareketle, Tarih; pek çok toplumun geleceğini gençlere emanet ettiğini hatırlatıyor. Birçok kesimin yenileşmeye karşı olduğunu öğretiyor. Genç nüfusun çoğunlukta olduğu ülkemizde de kültürel ihtiyaçların hızla arttığı bir dönemden geçiyoruz. Bunun için gençliğin bu aktif gücünden azami ölçüde yararlanması gereklidir.
Yenileşme, diğer tüm sosyal ve ekonomik göstergelerin yanında kültürel faaliyetleri de kapsıyor. Bu nedenle statükocu anlayışla mücadele etmek, kültürel çalışmaların yerel yönetimler eliyle yürütülmesini sağlamak ve kültürel alandaki yerel yapılanmayı desteklemek gerekiyor. Kültürel ve sosyal yenileşme için yeni yılda yürürlüğe girmesi beklenen yerel yönetimler yasası, kültürel faaliyetlerin nasıl olacağı üzerine yıllarca sürdürülen ve pek çok kere sekteye uğrayan tartışmalara da son bir çizgi çekmiş olacaktır. Düşünülen kanun tasarısı Anadolu’daki Halk Kültürüne hizmet edenlerin tamamını ilgilendiriyor. Yeni yasanın Halk Kültürü uzmanlarına verdiği mesaj ise açıktır. Örneğin araştırma ve derlemede herkesle alışveriş içinde çalışacak uzmanlara, zeki insanlara, kültürel çalışma sınırlarını aşmaktan korkmayanlara, yerel yönetimler kapılarını açacaklardır.
Millî Eğitim Bakanlığı yukarıda söylemeye çalıştığımız çerçevede bazı çalışmaların ön hazırlıklarını tamamlıyor. Bunlardan biri olan HALK OYUNLARININ ÖĞRETİCİLİĞİNİ bir esasla yeniden düzenliyor. Düzenlemenin merkezinde, Öğretimin Anadolu’daki genç halk oyunculara, İlk ve Orta Öğretim öğrencilerine, derlemecilere açılması, yeni koşullara uygun Halk Oyunları Öğreticiliği politikası ve iyileştirilmiş bir Halk Oyunları dünyası amaçlanıyor. 2005 yılında yürürlüğe girecek olan yeni düzenlemeyle Anadolu’daki Halk Oyunları Öğreticiliğinin bilimsel kriterlere uygun yapılmasının bir görev olduğu resmen kabul edilmiş olacaktır. Ayrıca esaslar Anadolu’daki Halk Oyuncuları korumayı da amaçlıyor.

