1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Ahmet Şenol
  4. Halk Kültürümüzde “DERT”
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Halk Kültürümüzde “DERT”

featured

2/3

(Geçen makalenin devamı)

Dert; türkülerin “Mevla’m birçok dert vermiş/beraber derman vermiş/bu tükenmez derdime/neden ilaç vermemiş”, “derdim var seller gibi/diyemem eller gibi/kurudum kadid oldum/meyvesiz dallar gibi” veya Maksut Feryadi’nin “el gözünde gamsız dertsiz biriyim/benim neler çektiğimi kim bilir” dediği “gizli sırların” veya kara sevdaların diğer adıdır.

Dert;  Recaizade’nin “göz göz oldu yüreğim, gözlerinin derdinden” veya Orhan Veli’nin  “bilmezdim şarkıların bu kadar güzel/kelimelerinse kifayetsiz olduğunu/bu derde düşmeden önce” mısralarına yansıyan büyük heyecanların, bitimsiz aşkların ifadesidir.

Dert; “âşık-sevgili-rakip” üçgenindeki sabır sınavında “dert bir değil elvan elvan/takatsiz kalmışım yayan/bir derdime bin dert koyan/o yar beni pareleyen”, “yârim derdini ver bana/dermanın olayım senin” veya “dertler benim çile benim/hayat senin senin olsun” mısralarına dökülen ikna edilemeyen sevgiliyi tehdit etmeyi veya şiddet uygulamayı aklından geçirmeyen sitemin türküsüdür.

Dert; bazen ağ otağda, kızıl otağda gülen, eğlenen Dede Korkut beyleri içinde Dirse Han, Kam Büre Bey veya Bay Biçe Bey gibi evlatsız kalmak ve ağzı dualı beylerin “ocağın yansın” alkışına kadar kara otağda kalmaktır. Bazen de Yesari Asım Arsoy’un “felek bana güzel bir gün nasip etmez dertliyim/ocağım tâ ezeldendir yanıp tütmez dertliyim” dediği nağmelere dökülen çocuksuzluğun veya Süleyman Nazif’in Şerif İçli’nin bestesiyle “derdimi ummâna döktüm âsûmâna inledim” diye seslendiği uzak denizlerde yitirilen bir evladın acısıdır.

Dert; Namık Kemal’in “felek her türlü esbâb-ı cefasın toplasın gelsin” sözü kavlince her acıyı yüklenmek isteyen Anadolu’dan “Bolulu Dertli”nin, Tataristan’dan “Zakir Derdmend”in veya günümüzden “Hemdert” grubunun mahlası ve âşıkların tasnif ettiği “Derdi Yok ile Zülfü Siyah” hikâyesinin dertsiz kahramanlarının yoldaşı olmuştur. Şiir kitabına “Derdin Derdim Anadolu” adını veren Âşık Ali Çıtak içinse dert vatanla aynileşmektir.

Dert; Faruk Nafiz’in dilinden Maraşlı Şeyhoğlu Satılmış’ın “hastayım, derdime verem diyorlar” mısralarına yansıyan kâh karşılıksız aşkın, kâh ataların “olan dört bağlar, olmayan dert bağlar” dediği yoksulluğun veya kara sevdanın sebep olduğu “ince hastalık”tır.

Dert; sanayileşen kentte Mine Koşan’ın “dert bende derman sende”,  Semiramis Pekkan’ın “dert ortağım benim biricik sevgilim”, İbrahim Tatlıses’in “dertler derya olmuş”, Müslüm Gürses’in “dertler insanı” veya Orhan Gencebay’ın “dertli ağlar dertsiz ağlar” gibi şarkılardaki güçlü yorumlarında türküden arabeske bu toprakların sesini arayanların acısını tattığı ve keyfini sürdüğü hüznün diğer adıdır.

(Devamı var)

Halk Kültürümüzde “DERT”