Partiniz batsın! Yok eski CHP, yok yeni parti… Yok Sayın Ahmet Aras AK Parti’ye geçecekmiş, geçiyormuş, geçmişmiş! Yok Muğla ile Bodrum’un siyasi hesapları varmış, yok Milas’la Muğla’nın belediye başkanları anlaşamıyormuş!
Bir de bitmeyen mazeretler var.
Çevre yolu yapılmıyorsa hükümet Milas’ı cezalandırıyormuş. Belediyenin imkanları kısıtlanıyormuş. Birileri engelliyormuş, diğerleri izin vermiyormuş…
Peki, bütün bunların arasında Milas ne olacak, Milaslı ne yapacak?
Artık siyasi çekişmelerden, bitmeyen söylentilerden, karşılıklı suçlamalardan ve sorumluluğu başkasına yükleme yarışından yorulduk. Siyaset dediğiniz şey, kimin hangi partiye geçeceğini tartışmak mıdır? Bir belediye başkanının kiminle anlaşamadığını konuşmak mıdır? Yoksa her başarısızlığa bir mazeret bulup vatandaşın karşısına yeniden çıkmak mıdır?
Siz bu millete hizmet edeceğinize, sorunlarını çözeceğinize, yaşamını kolaylaştıracağınıza söz vererek göreve gelmiyor musunuz?
Bizene sizin parti hesaplarınızdan!
Milaslı sabah evinden çıktığında bozuk yollarla, trafikle, eksik kaldırımlarla ve altyapı sorunlarıyla karşılaşıyor. Esnaf işlerin açılmasını, üretici emeğinin karşılığını almayı, gençler geleceğini kendi memleketinde kurabilmeyi istiyor. Güllük’ten Ören’e, Bafa’dan şehir merkezine kadar insanlar daha temiz, daha düzenli ve daha yaşanabilir bir Milas bekliyor.
Çevre yolu meselesinde de vatandaş siyasi polemik değil, açık bilgi ve somut takvim istiyor. Proje hangi aşamada? Hangi kurumun sorumluluğunda? Gecikmenin nedeni ne? Bundan sonra hangi adımlar atılacak?
Belediyenin imkanları yetersizse bunun nedenleri açıklansın. Merkezi yönetimin sorumluluğundaki yatırımlar bekliyorsa süreç anlatılsın. İddialar belgelerle ortaya konulsun, sorumlular görevlerini yerine getirsin.
Suçlama değil, bilgi istiyoruz. Bahane değil, çözüm istiyoruz.
Elbette siyasi görüş ayrılıkları olabilir. Belediyelerle merkezi yönetim arasında anlaşmazlıklar yaşanabilir. Ancak bu anlaşmazlıkların bedelini vatandaş ödememelidir. Milas söz konusu olduğunda herkes aynı masaya oturabilmeli, ortak akılla hareket edebilmelidir.
Milas’ın ihtiyacı, kimin kime yakın olduğunu tartışmak değil; sorunları öncelik sırasına koyan, bütçesini açıklayan, takvim belirleyen ve verdiği sözün hesabını halka veren bir yönetim anlayışıdır.
Çok kıymetli Milas halkı adına belediye başkanlarına soruyoruz; Yetkiniz dahilindeki sorunları çözmek için hangi adımları attınız? Merkezi yönetime soruyoruz; Bekleyen yatırımların durumu nedir? Siyasi partilere soruyoruz; Milas için hazırladığınız somut projeler nerede?
Bunlar düşmanlık değil, vatandaşlık hakkıdır.
Bizim derdimiz koltuklar değil, sokaklardır. Meselemiz parti rozetleri değil, çocuklarımızın geleceğidir. Beklentimiz siyasi polemik değil, hizmettir.
Bu makamlara kendi siyasi hesaplarınızı büyütmek için mi, yoksa bu milletin sorunlarını çözmek için mi geldiniz?
Cevabınız hizmetse artık lafı bırakıp işe koyulun. Milas’ın kaybedecek zamanı yok.
Unutmayın; Vatandaşın sabrı, yeni mazeretler dinlemek için değil, sonuç görmek içindir.
Yoksa bu gidişle daha çok didişir durursunuz ve bedelini millet öder. Ayrıca unutmayın ceketimi assam kazanırım hikayesi artık kalmadı yılların CHP’si Muğla’yı nasıl kaybettiğini sandıkta anlamaz bile hiçbir parti burası benim kalem zannetmesin. O devrin sonu geldi.
Muğla, Milas başta olmak üzere bu vatanın her karışı sizin siyasi hesaplarınızın sahnesi değil, hepimizin evidir!

