Halk Kültürüne Dair

Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
featured

Ziya Gökalp 1913 yılında (23 Temmuz 1913) yayımlanan Halka Doğru dergisinin 14. Sayısında, Halk Medeniyeti-1/Başlangıç başlığıyla yayımladığı makalesinde, halkiyat karşılığıyla tanıttığı bu bilim dalı, Üniversitelerimizde ya bir ders olarak okutulmaktadır, ya da bölüm, ana bilim dalı, bilim dalı olarak eğitimi verilmektedir. Halk kültürü dersi veren, akademisyen, onlarca bilim adamı, ayrıca Üniversite dışında da çok sayıda derlemeci, araştırmacı ve uzman kaynağı bulunmaktadır. Ancak halk kültürü alanında hâlâ büyük eksikler bulunmaktadır.

Halk kültürü alandaki eksiklerimiz:

  1. Kültür ve Turizm Bakanlığı elindeki, halk kültürü arşivindeki malzemelerin korunması görevi yanında, bilginin topluma sunulması görevini yapamamış ve malzemelerin tamamı yazıya, görüntüye aktarılıp, kullanılabilir duruma getirilmemiştir.
  2. Dünyadaki bir çok ülkenin Folklor Açık Hava Müzeleri varken, ülkemize gelir kaynağı olacak, milli halk kültürü müzesini kuramamıştır.
  3. Halk kültürü alanındaki bibliyografyalar yarım kalmıştır. Türk Folklor ve Etnografya Bibliyografyası 4 Cilt, Halk Şairleri Bibliyografyaları gibi.

ç. Masal, efsane, halk hikâyesi, atasözü, deyim, bilmece, ninni, mâni, türkü vb. halk kültürü ürünlerimizin katalogları hazırlanmamıştır. TDK’nin Türk Dünyası Destanlarının Tespiti Türkiye Türkçesine Aktarılması ve Yayımlanması Projesinde olduğu gibi her ürünün kataloğunun, külliyatının ortaya konulması çağdaş sanatın gelişmesine önemli katkılar sağlar.

  1. Halk kültürünün genelinin bir, dallarının da ayrı ayrı ansiklopedik terim sözlüklerinin hazırlanıp yayımlanması gerekir. Yayımlanan bazı sözlükleri alkışlıyor, lâkin yeterli görmüyoruz. Ord. Prof. Dr. M. Fuad Köprülü’nün dediği gibi, “İlmi nesiller tamamlar.”
  2. Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesindeki Pertev Naili Boratav Halk Bilimi Uzmanlık Kitaplığının eksiklerinin giderilerek, bağımsız bir bina içinde (İSAM gibi) faaliyette bulunmasının sağlanması gereklidir.
  3. Halk kültürü araştırmalarının yayınında ciddi sıkıntılar vardır. Kültür ve Turizm Bakan-lığının bu alandaki yayınlarını sınırlaması sonucu, birçok yüksek lisans, doktora, doçentlik tezi, çalışması birikmiştir. Bunların yayımlanarak kitaplıklarımıza kazandırılmasında yarar vardır.
  4. Halk kültürü ürünlerini derlemek, arşivlemek, müzelerini oluşturmak ve tanıtmak yanında asıl yapılması gereken bu ürünlerden yararlılarının yaşatılmalarını sağlamak, ayrıca çağdaş sanatta yararlanmaktır. Ülkemizde çalışmaların en eksik yönleri son iki husustur. UNESCO, 2003 yılında kabul ettiği Somut Olmayan Kültürel Mirasın Korunması Sözleşmesi’yle üye ülkeleri halk kültürü değerlerini koruma ve yaşatmaya (kalkınmaya engel olmayacak şekilde) davet etmiştir. Sözleşme, 2006 yılında TBMM’ce kabul edilmiş, T.C. halk kültürü değerlerini koruma ve yaşatma konusunda üzerine düşen görevleri yerine getireceği taahhüdünde bulunmuştur.
Halk Kültürüne Dair