Sağlıkta büyük yatırım, yalnızca büyük bina değil; zamanında hizmet, güçlü hekim kadrosu ve erişilebilir sağlık demektir.
Bir şehrin gerçek zenginliği yalnızca yollarıyla, otelleriyle, turizm gelirleriyle veya ekonomik büyüklüğüyle ölçülmez. O şehirde yaşayan insanın hastalandığında ne kadar sürede sağlık hizmetine ulaşabildiği, ihtiyaç duyduğu uzman hekime erişip erişemediği de gelişmişliğin en önemli göstergelerinden biridir.
İşte tam da bu nedenle Muğla’nın sağlık geleceğini yeniden düşünmek zorundayız.
Bugün ülkemizin farklı illerinde modern sağlık komplekslerini görüyoruz. Geniş yatak kapasitesi, ileri teknolojiyle donatılmış tıbbi cihazları, farklı branşları bir araya getiren yapıları ve kapsamlı tedavi imkanlarıyla bu hastaneler, sağlık hizmetlerinin gelişmesine önemli katkılar sunuyor.
Peki, turizmin başkenti olmaya aday, doğal güzellikleriyle dünyaya açılan Muğla’nın böyle bir sağlık vizyonuna ihtiyacı yok mu ?
Elbette var. Sanırım aldığım bilgilere göre böyle bir planda var çalışmalar yapılıyor. İnşallah süreç hızlanır bölgenin ihtiyacına hızlı ve güçlü bir cevap verilir.
Çünkü Muğla sıradan bir coğrafyaya sahip değil.
Bodrum’dan Seydikemer’e, Milas’tan Marmaris’e, Fethiye’den Datça’ya uzanan geniş bir ilimizden söz ediyoruz. İlçeler arasındaki mesafeler, yaz aylarında artan trafik yoğunluğu ve turizm sezonuyla birlikte büyüyen nüfus, sağlık hizmetlerinin planlanmasını daha da önemli hale getiriyor.
Bir ilçede yaşayan vatandaşımızın ileri tetkik, yoğun bakım veya belirli bir uzmanlık alanında tedavi için başka bir ilçeye ya da il dışına gitmek zorunda kalması, yalnızca ulaşım meselesi değildir. Bu durum hasta ve yakınları için zaman, ekonomik yük ve kimi zaman hayati risk anlamına gelebilir.
Üstelik sağlık hizmetine ihtiyaç duyanlar yalnızca Muğla’nın yerleşik nüfusu değildir. Her yıl kentimizi ziyaret eden yerli ve yabancı milyonlarca misafiri de hesaba katmak gerekir. Sağlık altyapısı, nüfusun en yoğun olduğu aylara ve olağanüstü durumlara karşı da hazırlıklı olmalıdır.
Bu nedenle Muğla’ya yakışacak şehir hastanesi, yalnızca yatak sayısıyla değerlendirilmemelidir. Yeterli sayıda uzman hekim, nitelikli sağlık personeli, güçlü yoğun bakım üniteleri, ileri tanı ve tedavi merkezleri, modern ameliyathaneler ve etkin bir acil sağlık altyapısı aynı planlamanın parçaları olmalıdır.
Üstelik büyük bir hastane kurmak, ilçelerdeki sağlık hizmetlerini ihmal etmek anlamına gelmemelidir. Milas’tan Bodrum’a, Fethiye’den Marmaris’e kadar mevcut hastanelerin güçlendirilmesi; aile hekimliği, ambulans hizmetleri ve acil müdahale kapasitesinin geliştirilmesi de aynı derecede önemlidir.
Nitekim Sağlık Bakanlığı tarafından Muğla için 1.000 yataklı şehir hastanesi planlamasına ilişkin açıklama yapılmış olması sevindiricidir. Şimdi kamuoyunun beklentisi, bu sürecin hangi aşamada olduğunun, yatırım takviminin ve hedeflenen hizmet kapasitesinin açık biçimde paylaşılmasıdır.
Elbette böylesine büyük bir yatırımın yeri belirlenirken ulaşım bağlantıları, çevresel etkiler, deprem güvenliği, altyapı kapasitesi ve gelecekteki nüfus artışı bilimsel verilerle değerlendirilmelidir. Kamu kaynaklarının verimli kullanılması da vazgeçilmez bir ölçüt olmalıdır.
Burada mesele bir siyasi partinin başarısı ya da bir yöneticinin hanesine yazılacak bir puan değildir. Mesele, Muğla’da yaşayan insanın sağlığıdır.
İktidarından muhalefetine, yerel yönetimlerinden sağlık yöneticilerine kadar herkese düşen görev, bu yatırımın takipçisi olmak ve sürecin sağlıklı biçimde ilerlemesine katkı sunmaktır.
Unutmayalım ki hastaneler yalnızca hastalıkların tedavi edildiği binalar değildir. Onlar, insanın en zor anında devlete ve topluma duyduğu güvenin de adresidir.
Muğla turizmde dünya ile yarışmak istiyorsa sağlık altyapısını da bu hedefe uygun biçimde geliştirmelidir. Çünkü gerçek medeniyet, yalnızca insanları güzel bir şehirde ağırlamak değil, o şehirde yaşayan ve o şehri ziyaret eden herkesin sağlığını güvence altına alabilmektir.
Muğla’ya bir şehir hastanesi yakışır. Ancak asıl yakışan; bu hastanenin zamanında tamamlanması, güçlü kadrolarla hizmet vermesi ve Muğla’nın 13 ilçesinde yaşayan her vatandaşın hayatına gerçek anlamda dokunmasıdır.
Çünkü sağlık bir ayrıcalık değil, temel bir haktır. Ve bu hakkın gereğini yerine getirmek, hepimizin ortak sorumluluğudur.

