Ören’i konuşurken ne yapılan hizmeti görmezden gelmek ne de çözüm bekleyen sorunları görmezden gelmek doğru olur. Bize düşen, gerçeği olduğu gibi görmek ve daha iyisi için yapıcı öneriler sunmaktır.
Ören, Milas’ın yalnızca yaz aylarında hatırlanacak bir sahil mahallesi değil; doğası, insanı, turizm potansiyeli ve yerel ekonomisiyle geleceğe taşınması gereken önemli bir değeridir.
Öncelikle hakkı teslim edelim. MUSKİ tarafından Ören’de 43 kilometrelik kanalizasyon hattı ile günlük 4 bin metreküp kapasiteli atıksu arıtma tesisinin yapımı tamamlandı. Yaklaşık 348 milyon liralık bu yatırım, çevrenin korunması ve bölgenin geleceği açısından önemli bir adımdır. Şimdi beklenti, bağlantıların tamamlanması ve sistemin verimli biçimde işletilmesidir.
Ancak Ören’in gündemi bununla sınırlı değil.
Milas–Ören yolu, bölge halkının ve turizmin öncelikli meselelerinden biri. Yıllardır gündeme gelen bu konuda vatandaş artık yalnızca açıklama değil; yatırım programı, ödenek, ihale ve yapım takvimi hakkında açık bilgi istiyor. İlgili kurumların mevcut durumu kamuoyuyla paylaşması, belirsizliğin giderilmesi açısından önem taşıyor.
Altyapı çalışmalarının ardından yolların ve kaldırımların düzenlenmesi, yağmur suyu sorunlarının giderilmesi, sokakların aydınlatılması ve sahil alanlarının temiz tutulması da ihmal edilmemeli. Bunlar ayrıcalık değil, vatandaşın günlük yaşam kalitesini belirleyen temel hizmetlerdir.
Bir diğer konu yerel ekonomi. Ören’de turizmi birkaç yaz ayına sıkıştırmadan geliştirmek gerekiyor. Kültür ve spor etkinlikleri, doğa yürüyüşleri, yerel ürünlerin tanıtımı ve üretici pazarlarıyla sezon uzatılabilir. Böylece hem esnafın kazancı hem de bölgenin tanınırlığı artırılabilir.
Elbette bütün bunları yaparken Ören’in doğal güzelliğini korumak zorundayız. Plansız yapılaşma yerine dengeli gelişimi, betonlaşma yerine yeşil alanları, kısa vadeli kazanç yerine sürdürülebilir turizmi esas almalıyız.
Peki, sorumluluk kimde ?
Karayolları kendi görev alanındaki yolu, Büyükşehir ve Milas Belediyesi kendi yetkilerindeki hizmetleri, MUSKİ altyapıyı, merkezi yönetim ise sorumluluğundaki yatırımları takip etmeli. Kurumlar arasında iş birliği sağlanmalı; her proje için mümkün olan en açık takvim kamuoyuyla paylaşılmalıdır.
Ören’in ihtiyacı suçlayacak birini bulmak değil, çözüm üretecek bir anlayışı hâkim kılmaktır.
Yapılan hizmetin hakkını teslim edelim, eksikleri de kararlılıkla dile getirelim. Çünkü mesele kimin haklı çıktığı değil, Ören’in ne kazandığıdır.
Ören’in denizi, doğası ve insanı bu ilgiyi hak ediyor.
Şimdi yapılması gereken; ortak akılla hareket etmek, verilen sözleri takip etmek ve Ören’i geleceğe hazırlamaktır.
Ören ayrıcalık değil, hak ettiği hizmeti ve yaşanabilir bir geleceği istiyor.

