İsa Bal’ın Eğitim Vizyonu
Bir şehri değiştirmek için her zaman büyük bütçelere ihtiyaç yoktur.
Bazen bir fikir, bir vizyon ve insanların ortak bir hedef etrafında buluşmasını sağlayacak bir irade, milyonlarca liralık yatırımlardan daha kalıcı iz bırakabilir.
Milas’ta eğitim denildiğinde son yıllarda adı en çok konuşulan bürokratlardan biri hiç kuşkusuz İsa Bal’dır.
Kimileri onu başarılı buldu, kimileri eleştirdi.
Fakat hemen herkesin üzerinde uzlaşabileceği bir gerçek vardı; Görev yaptığı dönemde eğitim, Milas’ta sadece okul binalarından ibaret bir konu olmaktan çıktı; şehir gündeminin önemli başlıklarından biri haline geldi.
Bir yöneticiyi değerlendirirken yalnızca yaptığı binalara bakmak eksik olur. Asıl bakılması gereken, bulunduğu kuruma nasıl bir bakış açısı kazandırdığıdır.
İsa Bal’ın en çok öne çıkan yönü de buydu.
Onun yaklaşımında eğitim yalnızca derslik sayısını artırmak değildi. Eğitimi, şehrin tanıtımıyla, kültürüyle, sosyal hayatıyla ve çocukların özgüveniyle birlikte ele almaya çalıştı.
Milas’ın adını uluslararası ölçekte duyurmayı hedefleyen Guinness Dünya Rekoru denemeleri bunun en dikkat çekici örneklerinden biri oldu. Binlerce öğrencinin katılımıyla gerçekleştirilen topaç çevirme ve balık figürü organizasyonları yalnızca bir rekor denemesi değildi; aynı zamanda çocuklara “Biz de başarabiliriz.” duygusunu yaşatmayı amaçlayan sembolik projelerdi.
Bu çalışmaların Milas’ın tanıtımına katkı sağladığını düşünenler olduğu gibi, bunları gereksiz bulanlar da vardı. Ancak tartışılmayan bir nokta vardı: Milas, uzun süre sonra eğitim alanında ulusal basının gündemine girmişti.
Bir başka dikkat çeken yön ise mesleki eğitim ve proje kültürüne verilen önemdi. Ulusal ve uluslararası projelere katılımın artması, okulların farklı etkinliklerle görünür hale gelmesi ve eğitimin sadece sınav başarısından ibaret görülmemesi, dönemin belirgin özellikleri arasında yer aldı.
Elbette her dönemin eksikleri olur.
Hiçbir yönetici kusursuz değildir.
Milas’ın hala ihtiyaç duyduğu okul türleri, mesleki eğitim alanları ve fiziki yatırımlar bulunmaktadır. Denizcilik, tarım, su ürünleri ve havacılık gibi ilçenin ekonomik yapısıyla doğrudan ilişkili alanlarda daha güçlü adımlar atılabilmiş olsaydı, bugün çok farklı bir tablo konuşuyor olabilirdik.
Ancak bir yöneticiyi değerlendirirken yalnızca yapamadıklarıyla hüküm vermek de adil değildir.
Asıl soru şudur;
Görev yaptığı kuruma yeni bir heyecan katabildi mi?
İnsanları ortak hedeflerde buluşturabildi mi?
Şehrin eğitim algısını değiştirebildi mi?
İşte bu sorulara verilecek cevap, İsa Bal döneminin gerçek değerlendirmesini oluşturacaktır.
Kamuoyunda zaman zaman dile getirdiği “Yaptığımız hizmetlerin reklamını siyasetçiler yaptı.” şeklindeki açıklaması da dikkat çekicidir. Bu ifade doğru ya da yanlış diye peşinen hüküm verilebilecek bir konu değildir. Çünkü kamu yatırımları çoğu zaman bakanlıkların, valiliklerin, kaymakamlıkların, yerel yönetimlerin, milletvekillerinin ve bürokrasinin ortak çalışmasıyla hayata geçer. Burada önemli olan, emeğin hakkını teslim ederken ortak başarı kültürünü de koruyabilmektir.
Belki de İsa Bal’ın en belirgin özelliği, eğitim yöneticiliğini yalnızca masa başında yürütülen bir kamu görevi olarak görmemesiydi. Eğitimi toplumun tamamını ilgilendiren bir mesele olarak ele aldı. Çocukları, öğretmenleri, velileri ve kurumları aynı hedef etrafında buluşturma çabası gösterdi.
Bugün geriye dönüp bakıldığında isimler değişebilir, makamlar değişebilir.
Ama bir şehirde fikir bırakan insanlar kolay unutulmaz.
Çünkü binalar zamanla eskiyebilir.
Görevler sona erebilir.
Unvanlar değişebilir.
Fakat çocukların hayallerine dokunan, bir şehrin özgüvenini artıran ve “Biz daha iyisini yapabiliriz.” duygusunu güçlendiren çalışmalar uzun yıllar hafızalarda yaşamaya devam eder.
İsa Bal dönemi de tam bu yönüyle değerlendirilmelidir.
Sadece yapılanlarla ya da yapılamayanlarla değil; ortaya konulan vizyonla…
Çünkü şehirleri değiştiren yalnızca beton değildir.
Şehirleri değiştiren, o betona anlam kazandıran fikirdir.
Ve belki de geride bırakılabilecek en değerli miras, insanların ufkunda açılan yeni pencerelerdir.

