1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Ahmet Özger
  4. Bir Tebessüm İle Gelen Sadaka
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Bir Tebessüm İle Gelen Sadaka

featured

Bir insanın hayatına dokunmak için her zaman büyük işler yapmak gerekmez.

Bazen bir çift güzel söz, bazen içten bir selam, bazen de yüzümüzde beliren küçücük bir tebessüm yeter. Çünkü insan, çoğu zaman yaptığı iyiliğin büyüklüğüyle değil, karşısındaki insanın gönlünde bıraktığı iz ile hatırlanır.

Bir yüzde tebessüm olabilmek ne kıymetli bir sadakadır…

Hele bir çocuğun kalbinde heyecan, gözlerinde mutluluk olabiliyorsan; işte o zaman yaptığın şey sadece bir iyilik değil, bir gönül inşasıdır.

Çocukların dünyası küçüktür ama kalpleri büyüktür. Onlar kendilerine verilen hediyenin fiyatını değil, kendilerine gösterilen sevginin sıcaklığını hatırlarlar. Bir çocuğun başını okşamak, onunla birkaç dakika ilgilenmek, hayalini dinlemek, gözlerinin içine bakarak konuşmak; belki bizim için sıradan bir davranıştır ama onun dünyasında unutulmayacak bir hatıraya dönüşebilir.

Bazen bir çocuğa verdiğimiz bir oyuncak, onun için yalnızca bir oyuncak değildir.

“Beni düşünen biri var.”

“Ben değerliyim.”

“Ben de mutluluğu hak ediyorum.”

duygusunun karşılığıdır.

İşte iyilik biraz da budur.

Karşımızdakine yalnızca bir şey vermek değil, ona değerli olduğunu hissettirebilmektir.

Bugün hayatımızın büyük bir bölümünü maddi ölçülerle değerlendiriyoruz. Başarıyı kazandığımız parayla, zenginliği sahip olduğumuz eşyalarla, itibarı ise çevremizdeki insanların sayısıyla ölçmeye başladık.

Oysa insanın gerçek zenginliği, kaç kişinin hayatına güzellik kattığıdır.

Kaç insanın yüzünü güldürdüğümüzdür.

Kaç çocuğun gönlünde güzel bir hatıra bıraktığımızdır.

Kaç kırgın kalbe umut olduğumuzdur.

Çünkü hayat, sahip olduklarımızın değil, paylaştıklarımızın anlam kazandığı bir yolculuktur.

Bir çocuğun gözlerindeki ışığı görmek için zengin olmaya gerek yoktur.

Bir yaşlının elini tutmak için makam sahibi olmaya gerek yoktur.

Bir yetimin gönlüne dokunmak için büyük imkanlara sahip olmak gerekmez.

Bazen bir tabak yemek, bazen bir kitap, bazen bir çift ayakkabı, bazen de sadece samimi bir tebessüm yeter.

Yeter ki verdiğimiz şeyin içine samimiyetimizi de koyalım.

Çünkü iyiliğin kıymeti, miktarından önce niyetindedir.

Bir çocuğu sevindirdiğimizde aslında yalnızca onun bugününü güzelleştirmeyiz. Onun insanlara olan güvenine, hayata bakışına ve geleceğine de küçük bir tuğla koyarız.

Belki yıllar sonra o çocuk büyüyecek.

Belki bugün kendisine uzatılan eli hatırlamayacak.

Ama o iyiliğin onda bıraktığı duygu, davranışlarına sessizce yansıyacak.

Belki o da bir gün başka bir çocuğun yüzünü güldürecek.

İyilik böyle çoğalır.

Bir gönülden diğerine geçer.

Bir tebessüm başka bir tebessümü doğurur.

Bir iyilik başka bir iyiliğin kapısını açar.

Bu yüzden iyiliği küçümsememek gerekir.

“Ben ne yapabilirim ki?” dememek gerekir.

Çünkü bazen insanın yapabileceği en büyük şey, bir başka insanın yalnız olmadığını hissettirmektir.

Dünyanın daha güzel bir yer olmasını istiyorsak önce birbirimizin hayatına güzellik katmayı öğrenmeliyiz.

Çocuklarımızı sadece başarıya değil, merhamete de hazırlamalıyız.

Onlara kazanmayı değil, paylaşmayı da öğretmeliyiz.

Bir insanın düşmesine gülmek yerine elinden tutmayı, bir başkasının mutluluğunu kıskanmak yerine onunla sevinmeyi, ihtiyaç sahibini görmezden gelmek yerine yanında olmayı öğretmeliyiz.

Çünkü geleceği yalnızca bilgili insanlar değil, iyi insanlar inşa edecektir.

Ve belki de bugün kendimize sormamız gereken en önemli soru şudur:

Bugün kimin yüzünde tebessüm olabildim?

Kimin gönlüne dokundum?

Kimin yükünü biraz olsun hafiflettim?

Kimin umuduna ortak oldum?

Eğer bu soruların cevabını verebiliyorsak, günümüz boşa geçmemiş demektir.

Çünkü insanın ardında bırakacağı en güzel miras; serveti, makamı, şöhreti veya sahip olduğu dünya nimetleri değil, insanların gönlünde bıraktığı güzel izlerdir.

Bir çocuğun gözlerindeki mutlulukta, bir annenin duasında, bir babanın teşekküründe, bir yaşlının hayır duasında saklıdır gerçek zenginlik.

Unutmayalım;

Bir yüzde tebessüm olabilmek sadakadır.

Ama bir çocuğun kalbinde heyecan, gözlerinde mutluluk olabilmek…

İşte o, insanın dünyada bırakabileceği en güzel iyiliklerden biridir.

Ve belki de hayatın bize sunduğu en büyük fırsat şudur:

Birilerinin hayatını değiştirecek kadar büyük olamasak bile, birilerinin gününü güzelleştirecek kadar iyi olabiliriz.

Bazen bir tebessümle…

Bazen bir selamla…

Bazen bir el uzatarak…

Yeter ki gönülden olsun.

Bir Tebessüm İle Gelen Sadaka