Toplumda zaman zaman yanlış bir algı oluşur. “Emlakçı dediğin aracıdır, alır satar, komisyonunu alır.” Oysa gerçek bir emlakçı bundan çok daha fazlasıdır.
Emlakçılık; sadece anahtar taşıyan, ilan giren, kapı açan bir iş değildir. İtibar, sorumluluk ve vicdan mesleğidir.
Emlakçı Dürüsttür
- Gerçek emlakçı satış yapmak için gerçeği eğip bükmez.
- Eksik bilgi vermez.
- Kulaktan dolma sözlerle konuşmaz.
- Bilmediği konuda “bilmiyorum” demeyi bilir.
- Araştırır, öğrenir, doğruyu söyler.
Çünkü şunu bilir: Satış bir kere yapılır. Ama güven ya ömürlük kazanılır ya da bir saniyede kaybedilir. Ve kazandığı paranın bereketini görmek isteyen bir emlakçı, yanlış bilgiyle iş yapmaz.
Emlakçı Piyasayı ve Yasaları Takip Eder
- Gerçek bir emlakçı;
- Ülkenin ekonomik gidişatını takip eder,
- Faiz oranlarını bilir,
- Arz-talep dengesini analiz eder,
- Tapu ve imar mevzuatına hakimdir,
- Vergi düzenlemelerini bilir.
Çünkü hem alıcıya hem satıcıya doğru rehberlik etmek zorundadır. Emlakçı sadece bugünü değil, yarını da düşünerek konuşur.
Satış Yapmak İçin Her Yol Mübah Değildir
Emlakçılıkta başarı çok satış yapmak değildir. Doğru satış yapmaktır. Gerçek emlakçı için;
- Yalan beyan yoktur.
- Bilgi saklamak yoktur.
- Manipülasyon yoktur.
Doğruyu söylemek bazen satışı geciktirir. Ama yanlış söylemek mesleği bitirir.
“Emlakçı Üçkağıtçıdır” Algısı Oluşturulmamalıdır
Toplumda zaman zaman tehlikeli bir genelleme yapılır: “Emlakçılar üçkağıtçıdır.” Bu algı nereden doğuyor?
Önüne bir masa, bir sandalye koyup hiçbir bilgi, tecrübe ve etik altyapı olmadan “emlakçıyım” diyen kişilerden…
Ama şunu net söylemek gerekir: Her masa sandalye koyan emlakçı olmaz. Emlakçı; tecrübe, bilgi, güven ve saygınlık tesis etmiş kişidir.
Günlük Hayattaki Güven Hassasiyetini Düşünün
- Arabanız bozulduğunda herkesin önüne gitmezsiniz. Güvendiğiniz bir tamirci vardır. Aracınızı da sizi de bilir.
- Sağlığınız söz konusu olduğunda sürekli gittiğiniz bir doktor vardır. Geçmişinizi bilir, sizi tanır.
- Alışveriş yaptığınız bir market vardır. Bazen “sonra veririm” dersiniz, sizi bekler.
- Aynı manavdan alırsınız.
- Aynı peynirciden peynir.
- Aynı pazarcıdan yoğurt.
Çünkü güven oluşmuştur. Bunlar küçük alışverişlerdir.
Peki!
Milyonlar değerindeki tarlanızı, zeytinliğinizi, dairenizi; hiç tanımadığınız, güvenmediğiniz, işinin ehli olmayan kişilere nasıl teslim edebiliyorsunuz? Yanlış Kişiye Verilen Yetkinin Bedeli Ağırdır. Gayrimenkul sıradan bir ürün değildir.
- Belki yılların emeği,
- Belki miras,
- Belki tüm birikiminizdir.
Yanlış kişiye verilen portföy;
- Yanlış fiyatlanır,
- Yanlış pazarlanır,
- Piyasada yıpranır,
- Değer kaybeder.
Sonra şu cümle kurulur: “Bu yer satılmıyor.”
Oysa sorun yer değildir. Sorun, ehil olmayan yönetimdir.
Meslek Etiği Meslektaşı Korumayı da Gerektirir
Gerçek emlakçı meslektaşına saygı duyar. Başkasının portföyünü çalmaz. Yetkili bir emlakçının işine gölge düşürmez. Tabiri caizse, meslektaşına kazık atmaz. Çünkü bilir ki bu meslek dayanışmayla büyür. Birinin ayağını kaydırarak yükselen, uzun süre ayakta kalamaz.
Emlakçılık masa sandalye işi değildir.
- Emlakçılık güven işidir.
- Anahtar taşımak değil, sorumluluk taşımaktır.
- Komisyon almak değil, helal kazanç elde etmektir.
- Vatandaşın gözündeki algıyı değiştirecek olan; dürüst, bilgili, saygın ve meslek ahlakına bağlı emlakçılardır.
Ve mülk sahiplerine de bir çağrım var:
Bir kilo peynir alırken gösterdiğiniz güven hassasiyetini, milyonluk gayrimenkulünüzü teslim ederken de gösterin. Çünkü yanlış kişiye verilen yetki sadece zaman kaybettirmez, değer de kaybettirir.
Gerçek emlakçı üçkağıtçı değildir.
Gerçek emlakçı, güvenin temsilcisidir.

