Güllük’te son 10 gün içinde yaşanan 4 ve 2 gün (Toplam 6 gün) süren susuzluk sonrasında, Muğla Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi’nin (MUSKİ) Milas’ta
düzenlenen toplantısına katıldım. Katılımın yoğun olduğunu gözlemlediğim toplantıda en fazla tartışılan Güllük, Kıyıkışlacık, Boğaziçi olmasına karşın; özellikle Güllük’ten katılan kişi sayısının az olması beni şaşırttı. Salonda gazeteci arkadaşlar da vardı; belediye de kendi ekibiyle ses ve görüntü kaydı aldı. Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras ve Milas Belediye Başkanı Fevzi Topuz’un bulunduğu, MUSKİ bürokratlarının halkı bilgilendirdiği, sonrasında katılımcılara söz verilen toplantıda konuşulanları uzun uzadıya aktarmayacağım. Güllük’te, önyargı, yanlış bilgi aktarımlardan ötürü oluşan bilgi kirliliğini gidermek, halkın gerçekten merak ettiği hususları dile getirmek adına, bazı notlara kısaca yer vermeye çalışacağım.
Öncelikle Ahmet Aras’ın üzerine basarak defalarca vurguladığı üzere; Güllük’ün suyu Bodrum’a verilmiyor. Su hatları ayrı, ayrıca Bodrum’a su sağlayan kaynaklar bu yıl yeterli. Ancak, geçmişte Bodrum’da yaşanan sıkıntıların ana kaynağını oluşturan, boru hatlarının yenilenmesi, orada büyük ölçüde tamamlanırken, Güllük’de yaklaşık iki ay önce MUSKİ’nin özel şirketten devraldığı su ve kanalizasyon işletmesinde sorunlar epey fazla. Yaklaşık 20 yıldır, Güllük’teki su ve kanalizasyon işletmeciliğini yürüten özel şirketlerin (TASK, AKFEN, HZR SU) sözleşmede yer alan taahhütlerini yerine getirmemeleri, fahiş fiyatla hizmet verirken, doğru düzgün altyapı yatırımı yapmamaları nedeniyle, kışın 10 binleri aşan, yazın 40 binlere ulaşan Güllük nüfusunun su gereksinimi, eski ve dar çaplı borularla karşılanamıyor. Arıza giderilip su sisteme verildikten sonra, aşırı kullanım, çok sayıda deponun dolması, yüzme havuzları, bahçe sulamaları, kayıp ve kaçaklar nedeniyle, birçok konuta su çok geç ve tazyiksiz ulaşıyor. Ve ne yazık ki bu sorun, ağustos sonlarına dek sürecek gibi görünüyor. Zira, boruların yenilenmesi, ihaleye çıkılmasını da kapsayan uzunca bir süreci içeriyor.
Zaten toplantıda hazır bulunan ve benim de 4 günlük su kesintisi yaşandığı dönemde, bizleri bıkmadan, usanmadan bilgilendirdiği için teşekkür ettiğim Güllük Muhtarı Ali Polat, MUSKİ’den şu taleplerde bulunmuş:

Güllük’te yapılması gerekenler
*Çamköy’den Güllük’e su taşıyan ana isale hattının (ctp hattı) büyütülerek yenilenmesi;
*Zeytinlikuyu’nun su hattının Güllük’ten ayrılması; (Toplantıda Zeytinlikuyu’da 17 gündür suların kesik olduğunu söyleyenler vardı.)
*Su depolarının yenilenmesi;
*Güllük su ve kanalizasyon altyapısının genişletilmesi ve yenilenmesi;
*Özellikle Güllük çarşı ve çevresi kanalizasyon hatlarının büyütülmesi.
Ben söz aldığımda; geçmişte (Akfen zamanında) bazı konutların atık sularının da bağlanmış olduğu 3 yağmur suyu hattının kontrollerinin yapılması ve bunlardan kaynaklanan aşırı kötü kokunun, özellikle yaz aylarında hastalık ve sinek oluşum açısından da giderilmesi için gereğinin yapılmasını dile getirdim. (Toplantı konusu olmasa da Güllük – Bodrum arasındaki toplu taşıma sorununu; hiç değilse yaz aylarında seferlerin sıklaştırılması ve gece geç saate Bodrum’dan dönüş seferi konulmasını ve aşırı çoğalan domuzların gece gündüz sürüler halinde sokaklarda bizlerle dolaşmasını da gündeme getirdim.)
Toplantıya birlikte gittiğimiz Gönül Turhan’ın dile getirdiği gibi; Milas’taki termik santrallerin tükettiği aşırı miktarda su, atık suların değerlendirilmesi, uzun süreli su kesintilerinde tankerle su dağıtımı yapılması gibi konuların yanı sıra arıtma, onaylanan yeni projelerle başka su kaynaklarının devreye sokulması, tarım ve hayvancılıkla geçimini sağlayanlara, engelli yurttaşlara indirimli su verilmesi, kayıp kaçakların önlenmesi, suyun tasarruflu kullanımı gibi birçok konuda bilgi verildi, sorular yanıtlandı, açıklamalarda bulunuldu. Bunlardan bizi daha çok ilgilendirenlere değineyim.
Fevzi Topuz, Güllük’te yaşanan su kesintilerinin son gününde özellikle yüksek rakımdaki konut ve sitelere tankerle su dağıttıklarını belirterek; ellerinde bir iki tanker daha olsa, bu gibi durumlarda vatandaşın su gereksinimi hiç değilse bu şekilde biraz olsun karşılayabileceklerini söyledi. MUSKİ yöneticilerinden Ahmet Demirel, ellerinde boşta olan iki tankeri Milas Belediyesi’ne bu amaçla tahsis edilebileceğini belirtti.
Diğer yandan; açıklama yapan bürokratların Güllük’teki ORJAN Sitesi’nde 200 küsür aboneyi kapsayan binlerce tonluk kayıp kaçak tespit ettiklerini açıklaması üzerine, site yöneticinin itirazı oldu. Ancak, benzer durumun Milas genelinde başka mahalle ve köylerde de yaşandığı tartışmalar sırasında kabul edildi. Ayrıca, site ve şahıs özelindeki depoların çokluğuna da dikkat çekildi. Bunlar o site ve kişilerin su kesintisi yaşandığı dönemlerde rahat etmesine neden olurken; su sisteme verildikten sonra, diğer pek çok kişinin suyu geç almasına ya da sular tekrar kesildiğinde, hiç alamamasına neden oluyor. Su sıkıntısı çekilen dönemlerde yurttaşların suyu tasarruflu kullanması gerektiğinin altı çizildi.

İletişim ve halkla ilişkiler önemli
Toplantıda söz aldığımda; Güllük’te pek çok kişinin aboneliklerinin ve sözleşmelerinin yenilemesi gerektiğini bilmediğini; abonelik yenilemesi yapılmasa bile, SMS ile bilgilendirilmeleri gerektiğini; 185 hattının suyun kesildiği dönemde, yurttaşları bilgilendirmekte çok yetersiz kaldığını, MUSKİ’nin bu açıdan başarısız bir sınav verdiğini dile getirdim.
Toplantı esnasında bir görevli numaramı aldı. Sonrasında ulaşım konusunda arayan Yiğit Bey’e geçmişten günümüze Güllük – Bodrum arasında ulaşımda yaşanan süreci özetleyerek; dolmuşçular yeterli yolcu yok bahanesini öne sürseler de, bir kamu hizmeti olan toplu taşımacılıkta nasıl Selimiye, Kıyıkışlacık, Ören gibi mahallelere belediye (MUTTAŞ, Muğla Kent Hizmetleri İnşaat Turizm Taşımacılık Ticari İşletmecilik İletişim Sanayi ve Ticaret A.Ş.) kendi aracını koyuyorsa, Güllük için de bunun yapılması gerektiğini belirttim.
Yağmur kanalları, koku ve sinek artışı konusunda benle iletişime geçen Milas Belediyesi görevlisi Ebru Hanım da mazgal temizliği ve ilaçlama çalışmalarına ilişkin görüntüleri benimle paylaşarak şu bilgiyi verdi: “Talebiniz doğrultusunda Güllük Mahallesi’nde bulunan yağmur suyu ve kanalizasyon hatlarında inceleme yapılmıştır. Mazgal temizliğinin gerçekleştirilmesi amacıyla, Milas Belediyesi, dolu olduğu tespit edilen kanalizasyon hatları için ise MUSKİ kanalizasyon birimini bilgilendirmiştir. Yapılan kontrollerde altyapıda sivrisinek larvası ve ergini tespit edilmemiştir. Olası üreme alanlarının oluşmasını önlemek amacıyla tedbiren ergin sivrisineklere yönelik ilaçlama çalışması gerçekleştirilmiştir.”
Hem Muğla Büyükşehir Belediyesi’ne hem de Milas Belediyesi’ne çok teşekkür ederiz. Böyle olunca, yurttaş olarak önemsendiğimizi, dikkate alındığımızı duyumsuyoruz. Kurumlara karşı güvenimiz oluşuyor ve artıyor. Özellikle siyasi açıdan muhalefetin yönetimindeki kurumlarda, çeşitli nedenlerden ötürü, başarıyla hizmet vermenin güçlüklerini farkındayız. Bu koşullarda çağa, halkçı belediyeciliğe yakışır hizmet vermek kadar; yapılan hizmetleri ya da neden yapılamadığını halka duyurabilmek; yurttaşların ön yargı ve bilgi kirliliği etkisinden çıkarak sağlıklı ve doyurucu bilgi edinmesi, nisbeten rahatlaması, öfkesinin dinmesi açısından önemli ve gerekli.

