Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Terazi

featured

Terazi, çok yönlü bir kelime olarak farklı alanlarda çeşitli anlamlar taşır. Bu terim, hem günlük yaşamda kullanılan bir tartım aracı olarak karşımıza çıkarken, aynı zamanda astroloji dünyasında önemli bir burç olarak da yer alır. Denge ve adalet simgesi olarak da bilinen terazi, farklı kültürlerde ve disiplinlerde farklı yorumlara sahiptir.

Kefesinin birine Muğla ilimizi, diğer kefesine de Muğla ilimiz için yapılmak istenenleri koyduğumuzu hayal ettiğimizde, Muğla ilimizin gerek tarihi varlıklarının, gerekse tabiat varlıklarının ortadan kaybolarak yok olacağı görülmektedir.

Bu davranışımız ise, terazi denilen kavramının dahi, zaman içerisinde nasıl ve şekilde yok edilmeye çalışıldığının bir göstergesi olacaktır.

Muğla ilimiz antik çağda Karia (Caria) bölgesinde yer alan yöre, sırasıyla Hitit, Pers, Büyük İskender, Roma ve Bizans egemenliğinde kalmış, 1284 yılında Menteşe Bey tarafından Türk topraklarına katılmıştır. Bölge sırasıyla, M.Ö. 189’da Bergama Krallığı’nın, M.Ö. 133’te Roma İmparatorluğu’nun, 395’te Roma İmparatorluğu’nun ikiye ayrılmasıyla da Doğu Roma (Bizans) İmparatorluğu’nun hakimiyetine girmiştir. Türklerin eline geçmesi Uç Beylerden Menteşe Bey tarafından (kimi rivayete göre 1282, kimi rivayete göre de 1284’te) gerçekleşmiştir.

Menteşe Bey Karya’nın içlerine doğru ilerledikçe, Bizans nüfusunun önemli bölümü kıyılara ya da adalara kaçar. Yörede kalan Bizans nüfusunu Türkleştirip İslamlaştırdıktan sonra, yeni fethedilen ve nüfusu büyük ölçüde azalan Karya topraklarına Germiyanoğulları boylarından topluluklar istenmiştir.

Bu isteği uygun görülerek yeni fethedilen Karya topraklarına çok sayıda topluluk gönderilmeye başlanmış, böylece, yörenin ilk nüfusu Germiyan Türklerinden oluşmuştur. Karya adı bırakılarak yöreye fatihinin adı olan “Menteşe” adı verilmiştir. Menteşe Beyliği, diğer Türkmen beylikleri içinde birden gelişen Osmanlı Beyliği karşısında fazla dayanamamıştır; Yıldırım Bayezid zamanında (1391), bütün Türk beyliklerini tek çatı altında toplama politikası güden ve giderek cihan imparatorluğuna yönelen Osmanlı Devleti egemenliğine girmiştir.

1424 yılında Fatih Sultan Mehmet’in babası II. Murat tarafından kesin olarak Osmanlı topraklarına katılmıştır.

Rodos Adası’nı almak üzere 16 Haziran 1522 tarihinde İstanbul’dan yüz bin kişilik ordu ile Menteşe iline hareket eden Osmanlı Sultanı Kanuni Sultan Süleyman, 23 Temmuz 1522 günü Menteşe’ye gelmiş,28 Temmuz 1522’de Rodos’a ulaşan Kanuni, aynı yılın Ekim ayında Rodos’u almıştır.

Dönüş yolunda da aynı güzergâhı takip eden Kanuni Sultan Süleyman 8 Kasım 1522 günü Menteşe’ye gelmiş, 1 gün mola verip otağ kurmuş ve o güne kadar alınamayan Bodrum Kalesi’nin fethini Palas Mustafa Paşa’ya emretmiştir. Tamamlanan bu fetih ile beraber Muğla’nın yaklaşık olarak bugünkü sınırları çizilmiştir.

Devam edecek…

Terazi