1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Adnan Bilek
  4. Yanlış Kararlar Ve Çiftçinin Haykırışı…!
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Yanlış Kararlar Ve Çiftçinin Haykırışı…!

featured

Dünya KUŞ CENNETİ Literatürüne giren…

Tuzla Sulak Alanına…

Kesin müdahale yasağı olmasına ve…

Koruma alanı olarak kabul edilmesine rağmen…

Bilinçsiz ve Yetkisiz Bürokratik kurum yetkililerinin verdiği karar sonucunda…

Sulak alanın bir kısmı hafriyat ile doldurularak Kuş ve Balıkların yaşam alanları daraltılmış!!!

Boğaziçi, Bodrum ve Güllük çevresinde ikamet eden Çevre duyarlılığı tartışılmaz sivil toplum kuruluşları ve üyelerinin…

Müdahalesi ve basın yolu ile kamuoyuna duyurulması sonucunda…

Geç kalınmasına rağmen…

Çalışmaların durdurulması sağlandı!…

SORUNUN KAYNAĞI DENİZİN MED-CEZİR OLAYI…!

20 Ağustos günü Çevre Dostlarının duyuruları ile gittiğim Tepki mitinginde ki kalabalık ve konuya sahiplenme….

İnanın beni çok duygulandırdı!…

Çiftçilerin çaresizlikleri de bir o kadar hüzünlendirdi!…

Yaklaşık 60 kişi ellerinde pankartlarla…

Kamyonların bozduğu ve toz bulutu içerisindeki yolları aşarak gelen bu insanları gönülden kutluyorum!…

Çevrecilerin yanısıra, Tarlalarını kış aylarında oluşan Med-Cezir olayı sonucu deniz suyu taşkınından koruma telaşındaki Köylülerde oradaydı…

Oluşturulan seddenin yanında arazisi bulunan Muhammet isimli köylünün anlattıkları şöyle:

Geçmiş yıllarda üzerinde yürüdüğünüz mera da hayvanlarımızı otlatırdık.

Karşıda gördüğünüz arazide Pamuk yetiştirirdik.

Gördüğünüz arazilerimizde ancak hayvanlarımız için silajlık mısır yetiştirebiliyoruz. Mera da ot bile yetişmiyor.

Kış aylarında Denizin yükselmesi ile tarlalarımız, ahırlarımız suyun altında kalıyor. Arteziyenlerimizden tuzlu su çekiyoruz..

Deniz suyunun bizleri artık mağdur etmemesi için bu seddenin yapılmasını istedik Muhtarımızdan.

Ama haklısınız sedde çok geniş oldu (yaklaşık 20 metre genişlik-250 metre uzunluk) onunda nedeni hafriyat taşıyan kamyonların rahat manevra yapabilmesi için dedi.

Muhammet Bey ve diğer tarla sahiplerinin ortaklaşa hazırladığı dilekçeyi Muhtar Manisa da ki Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa koruma ve Milli parklar Bölge Müdürlüğüne götürerek

Sedde yapılma iznini almış…

Bodrum Havaalanı yanındaki bir inşaat alanından çıkan temel hafriyatının dökülmesi için müteahhit yer ararken…(İnşaat yasağının olduğu ve Belediyenin önemsemediği bir dönemde)

Muhtar bey bu seddenin yapılması talebinde bulunmuş ve sedde oluşumu başlamış!…

SORUN BAŞKA ŞEKİLDE ÇÖZÜLEBİLİRDİ…!

Muhammet Beyin de; seddenin taleplerinden büyük olmasından duyduğu üzüntüsünü hissettiğim için sordum. Daha az zararla sorununuz nasıl halledilirdi dedim:

Seddenin yaklaşık 200 metre tarlalar yönünde, daha önce yapılmış, deniz ile ilişkisi olmayan alçak bir sedde vardı (mera içerisinde)

orası olsun istedik ama Milas Tarım ve Orman İlçe müdürlüğü elemanları ”Orası olamaz zira Köy merası” dediler.

Oysa mera niteliğini kaybetmiş, üzerinde ot bile yetişmeyen burası olsaydı bu sorunların hiçbirisi yaşanmayacaktı dedi!…

Bildiğiniz gibi ben Aydın DSİ de yöneticiydim…

Menderes nehri ve yan dereler taşkınlarından arazileri ve yerleşim yerlerini korumak amaçlı devasa seddeler yaptık…

Burada da DSİ veya Belediyeden talep edilecek paletli iş makinası ile zeminden çıkan toprak ile sedde yapılabilir ve deniz taşkınının önlenmesi pekala mümkün olurdu ve…

Sulak alana müdahale edilmeyerek Kuş ve Balık yaşam alanları korunurdu…

Bu saatten sonra yapılan sedde kaldırılıp eski haline dönüştürülür mü?

Talep üzerine rica ile hafriyatı döken inşaat şirketi mi?

Asla bu mümkün değil…

Hangi resmi kurum burası için araç ve yakıt tahsis eder?

Hiçbir kurum!…

Ancak çok büyük Deniz hareketi olurda yıkılırsa(!) belki ama bu yükseklikte deniz hareketi olacağını da düşünemiyorum…

Bir daha benzeri yanlışlıkların yapılmaması için dikkat etmekten başka çözüm yok!…

Yazımın başında değindiğim gibi;

 

Mal canın yongasıdır. Tarla sahipleri tarlalarını, ürünlerini ve hayvanlarını koruma amacındalar…

Ama;

Onların bu sorununu; çevreye zarar vermeden çözecek projeyi ortaya koyacak bilinçte Bürokrat olmayınca ne söylesem boş!…

Yaşadığımız Türkiye Bürokrasisinin ve yönetiminin tipik örneği. Ne diyeyim…?

MİLAS KAYMAKAMINA TEŞEKKÜRLERİMİZLE…!

2024 yılının Mayıs aylarında…

İnsan kaçakçılığı yapılırken yakalanan…

6 ay deniz içinde batık halde kaldıktan sonra…

Savcılık ve Sahil güvenlik kurumlarının işbirliği sonucu denizden çıkarılarak…

Boğaziçi Köy meydanına emaneten konulan Tekne…

Bugüne dek kaldırılması için Muhtarlıkça talepte bulunulmasına rağmen mümkün olamamış!..

19 Ağustos günü teknenin fotoğrafını çekerek…

Milas’ımızın yeni kaymakamı Vural Karagül’e gönderdim ve altına…

Çevre ve görüntü kirliliği yaratan bu enkazın kaldırılmasını sizden Köy sakinleri adına istirham ediyorum” diye yazdım…

Aradan 1 saat geçmişti ki Sahil Güvenlik komutanlığından beni arayarak detay bilgi aldılar ve sonrasında…

Görevli kişiler Köy Muhtarı Ferhat Karakoyun ile iletişime geçerek rapor tutulmuş savcılık makamına ulaştırıldı bilgisi geldi!…

Konuyu ciddiye alarak ilgilenen ve ilk tanıştığımızda ki güzel duygularımda beni yanıltmayan…

Sayın Kaymakamımıza şahsım ve Köy sakinleri adına teşekkürlerimi sunuyorum…!

(Çevre duyarlılığı olan Dostlarımın benzer konulara da eğilmesi önerilerimle)

Yanlış Kararlar Ve Çiftçinin Haykırışı…!