Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Kirli Siyaset

featured

(bölüm 1)

“Kirli siyaset” kavramı, ahlaki sınırların aşıldığı, yalan, rüşvet, adam kayırma ve kutuplaştırma gibi etik dışı yöntemlerin kullanıldığı siyasi faaliyetleri tanımlar.

Temel amacı, her şartta iktidar olabilme yarışıdır. Millet menfaatinden çok siyasetçilerin gerek şahsi, gerekse partisi olarak önce rant arkasından da halk tarafından seçilmektir.

Genel ahlak kuralları, diğer tüm alanlarda olduğu gibi, siyaset alanında da geçerli olmalıdır. Aldatmak veya hile yapmak, yalan söylemek özel hayatta olduğu gibi siyasi hayatta da görülmektedir.

Siyasi liderler, ahlaki kurallara, sıradan vatandaşlardan daha sıkı uymak zorundadırlar. Çünkü onların politik tercih ve eylemleri, sıradan vatandaşların tercih ve eylemlerine göre daha büyük kitleleri etkilemektedir.

Gerçek politikada, ahlaka gerekli saygıyı göstermeden bir adım bile atamaz Ahlakla politikanın bağdaşamadığı hallerde, ahlak politikanın çözemediği düğümü koparır…

Ahlak kuralları siyasete uygulanmamaktadır. Bütün amaç önce seçilerek gerek şahsi, gerekse parti olarak bir gelir elde etmektir.

Senelerdir hapis yatan Selahattin Demirtaş’ın serbest bırakılmasını istemenin de siyasetin hangi boyutta çirkinleştiğinin de bir gösterisidir. Kimdir Selahattin Demirtaş?

Zaza asıllı Türk siyasetçi, avukat ve yazardır. 2010’dan 2014’e kadar Barış ve Demokrasi Partisi’nde ve 2014’ten 2018’e kadar Halkların Demokratik Partisi’nde eş genel başkan olarak görev aldı. 4 Kasım 2016’dan beri Edirne Cezaevi’nde tutukludur.

2011 Türkiye genel seçimlerinde Hakkâri milletvekili seçildi. 2014 yılında Halkların Demokratik Partisi’ne katıldı ve Figen Yüksekdağ ile birlikte partinin eş genel başkanı seçildi. 2014 Türkiye cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday oldu ve %9,76 oy alarak üçüncü oldu. Haziran 2015 Türkiye genel seçimlerinde İstanbul milletvekili seçildi.

4 Kasım 2016’da Figen Yüksekdağ ve dokuz milletvekili ile birlikte “suç işlemek amacıyla örgüt kurmak”, “terör örgütü üyesi olmak”, “silahlı terör örgütüne üye olmak”, “örgüt adına suç işlemek” iddialarıyla gözaltına alındı ve tutuklandı.

2016 yılında dokunulmazlıkların kaldırılması süreci sonrasında tutuklanan Demirtaş, özellikle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin serbest bırakılması yönündeki kararlarına rağmen hâlen cezaevinde tutulmaktadır.

Tutukluluğu, Türkiye’de ifade özgürlüğü ve yargı bağımsızlığı gibi alanlardaki tartışmaları derinleştirdi ve yerli ve yabancı hukuk çevrelerinde eleştirilere yol açtı.

2013 Ocak ayında PKK lideri Abdullah Öcalan ile İmralı Adası’nda direkt görüşmelerin başlaması sonrasında adaya giden 3. HDP heyetinde olan Demirtaş PKK lideri Abdullah Öcalan’ın “40 yıldır devam eden isyan” olarak tanımladığı Kürt Sorunu’nu bitirmekte karalı olduğunu ancak parlamentonun çatışmaların durması ve bunun sürekli hale gelebilmesi için gerekli kararları alabilme kararlılığı konusunda kuşkuları olduğunu belirtti.

2013 yılının Haziran ayında sürecin 2. kısmının başladığını ifade etti. Bu süreç içinde hala KCK tutuklularının serbest bırakılmamasını eleştirdi.

Devam edecek

Kirli Siyaset