1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Müfit Demirkol
  4. Mustafa Kemal Efsanesi
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Mustafa Kemal Efsanesi

featured

Mustafa Kemal Efsanesi (Die Legende von Mustafa Kemal), Almanya’da Stuttgart Devlet Operası tarafından prömiyeri planlanan, Mustafa Kemal Atatürk’ün hayatı ve icraatlarını tartışmalı ve gerçek üstü unsurlarla sahneye taşıyan üç perdelik bir opera projesidir.

Almanya/Stuttgart Devlet Operası’nın 10 Nisan 2027’de sahnelemeyi planladığı “Atatürk – Mustafa Kemal Efsanesi” operası sıradan bir sanat etkinliği değil. Bunu bizzat operanın resmî tanıtım metni ortaya koyuyor.

Tanıtımda Atatürk’ün “otoriter güç iddiası”, milliyetçilik, sürgün, şiddet ve tarihsel suçlar ekseninde ele alınacağı, Almanca, Türkçe, Ermenice, Kürtçe, Fransızca, Yunanca ve İngilizce bir anlatı kurulacağı açıkça belirtiliyor.

Almanya’nın böyle bir operayı sahneye koyması iyi niyetli değildir.

İki ayrı dünya savaşına ve milyonlarca masum insanın ölümüne neden olmuş; 1945’ten sonra ABD tarafından işgal edilmiş, bugün dahi dış politikada tam bağımsız hareket etmekte zorlanan, Kuzey Akım sabotajının hesabını bile soramayan Almanya’nın sözde sanatçıları  çökmüş bir imparatorluğun enkazından emperyalizme karşı Kurtuluş Savaşı vererek bağımsız Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran, kulu vatandaş, ümmeti millet yapan uçurumun kenarında Orta Asya’ya sürülmeyi bekleyen ülkeyi laik ve çağdaş bir devlete dönüştüren Mustafa Kemal Atatürk’ü hangi tarihî ve ahlaki üstünlükle bir operada yargılamaya kalkmaktadır?

Üstelik bu girişim tesadüf değildir. Son yirmi yılda Atatürk, Türkiye’de özellikle genç kuşaklar tarafından yeniden keşfedilmiş, milletin Atasına bağlılığı her ortamda görünürlüğünü artırmış ve aynı ilgi Avrupa’daki Türk gençliği arasında da hızla güçlenmiştir. Tam da bu dönemde Atatürk’ün tarihsel mirasını “otoriterlik” ve benzeri kavramlarla yeniden tanımlamaya çalışan bir opera sahneye konulmak istenmektedir.

Almanya’nın uzun yıllardır Türkiye’yi etnik ve mezhepsel fay hatları üzerinden değerlendiren, PKK’ya yönelik yaklaşımı ve geçmişte “Anadolu Federal İslam Cumhuriyeti” gibi Türkiye’nin bütünlüğünü tartışmaya açan projelerin dolaşıma girdiği siyasi atmosfer de hatırlandığında, bu opera yalnızca sanatsal bir çalışma olarak görülmemelidir.

Mustafa Kemal Atatürk’ü temsil etmek yerine, tarihî gerçeklikle hiçbir bağı olmayan anonim ve kimliksiz bir figür tercih edilmiş. Bu bir estetik seçimden öte, tarihî şahsiyeti bilinçli biçimde sembolleştirip yeniden kurgulama girişimidir. Aynı anlayış, tanıtım metninde Atatürk’ü “otoriter güç iddiası” üzerinden okumaya çalışan sakat yaklaşımın görsel yansımasıdır. Kısacası eser sahnelenmeden verilen mesaj belli. Amaç tarih anlatmak değil, tarihi yeniden yorumlamaktır.

Türk kamuoyu bugüne kadar Ermeni, Pontus ve benzeri iddialar üzerinden üretilen film, belgesel ve kültürel kampanyalara tepki göstermiştir. Bu konuda da sosyal medyada ve Almanya’da yaşayan vatandaşlarımız tarafından gereken tepki süreci başlatılmıştır. Ancak bu devam ettirilmelidir.

Sosyal medyada güçlü ve demokratik bir kamuoyu oluşturulmalı, Stuttgart Operasının bu eseri sahnelememesi için meşru ve hukuki zeminde her vatandaş sorumluluk almalıdır.

Staatsoper Stuttgart’ın nisan 2027’de dünya prömiyerini yapacağını duyurduğu “Atatürk – The Legend Of Mustafa Kemal” isimli yeni opera eseri, bestecisi Lübnan asıllı Bassem Akiki ve Libretisti Olga Bach olan, yönetmen koltuğunda ise Ersan Mondtag’ın oturduğu oldukça iddialı bir yapımdır. Ancak eserin Mustafa Kemal Atatürk’ü bir insan ile anıt arasındaki çizgide, gerçeküstü ve abartılı görsel alanlarla sorgulayan modern yaklaşımı, henüz sahneye konulmadan büyük tartışmaları ve diplomatik kriz risklerini beraberinde getirmiştir. Özellikle Avrupa’da son dönemde dini ve siyasi tabuları yıkan avangart operalarıyla (örneğin yine Staatsoper Stuttgart’ta büyük protestolara ve tıbbi müdahalelere sahne olan provokatif “Sancta” operası gibi) tanınan tiyatro ekolü, milliyetçi ve muhafazakar çevrelerde “tarihi bir figürün dekonstrüksiyona uğratılarak basitleştirilmesi” endişesi yaratmıştır.

Türkiye’deki hassas siyasi iklim ve Atatürk’ün yasal koruma altındaki imajı nedeniyle, eserin kronolojik bir başarı hikayesi yerine “güç ve baştan çıkarma” temalı sürreal bir tarih okuması sunacak olması, diplomatik bir kriz potansiyeli taşımakta ve prömiyer tarihi yaklaştıkça hem sanat çevrelerinde hem de uluslararası basında büyük bir kutuplaşma yaratmaktadır.

Dışişleri Bakanlığı ve Berlin Büyükelçiliği derhal konuyla ilgili açıklama yapmalı, gerekli önlemleri almalıdır.

Atatürk’e ve Türkiye’ye yapılacak bu saygısızlığın derhal önüne geçilmelidir.

Mustafa Kemal Efsanesi