Gülçin Erşen
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. “YAPARAK VE YAŞAYARAK ÖĞRENMEK”

“YAPARAK VE YAŞAYARAK ÖĞRENMEK”

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Köy enstitüleri ile ilgili izlediğim en iyi, güncel videolardan biri bu. Ben de hep CHP’nin ana muhalefet partisi olarak, gölge kabinesindeki siyasetçilerin sorumlu olduğu bakanlıklar alanında iktidara gelince neler yapacağını halka ayrıntılı açıklaması gerektiğini savundum.

Nasıl gelen iktidarlar Cumhuriyetimizi yüzyılda geriye taşıdıysa, adı Milli Eğitim olan eğitim sistemimiz de 80 küsür yılda geriye gitmiş. Ben çocukken bile tüm fiziksel olanakların yetersizliğine (Ulaşım, soğuk ve kalabalık sınıflar, eski binalar, suları akmayan kirli tuvaletler, beden eğitimi ve fen bilgisi ile ilgili dersler için eksik eğitim malzemeleri) karşın çok daha iyi bir eğitim alırdık. Doğu Anadolu’da en ücra mezralarda bile okul ve öğretmen bulunurdu…

Turgut Özal döneminde taşımalı eğitim saçmalığı geldi. Pek çok köy okulu kapatıldı. Günümüzde, laboratuvarları dersliğe çevrilen, öğrencilerin sınav kazanma uğruna günde 7-8 saat kuramsal derse boğulduğu, spor salonu bile bulunmayan okullarda “Yaparak, yaşayarak öğrenme” nasıl gerçekleşebilir ki? Üstelik laik ve bilimsel eğitimin dibine çeşitli yasal düzenlemeler ve uygulamalarla dinamit konulmuşken… Özel okula gücü yeten velilerin gözü de genelde şık derslikler, yüzme havuzları, çeşitli kültürel etkinliklerle, yabancı uyruklu öğretmenlerle boyanıyor. Nerede kaldı eğitimde fırsat eşitliği

Gregory Petrov’un Beyaz Zambaklar Ülkesi kitabını yıllar önce okudum. Atatürk’ün bu kitabın niye ders kitabı gibi okutulmasını istediğini o zaman anladım. Kitapta, eşik bekçisi konumundaki aydınların, din adamlarının, sermaye kesiminin, sanatçıların bir ülkenin kalkınması için nasıl birlikte çalışması gerektiği anlatılıyordu. Aslında Cumhuriyetin ilk yıllarında Atatürk de bunları yapmaya çalışmış. (Topyekün Kurtuluş Savaşı sonrası, topyekün kalkınma..) Türkiye’de ileriye doğru bir ‘çağ atlamak’ söz konusuysa, bu yalnızca Cumhuriyetin ilk yıllarında büyük bir sıçrama ile başarılmış.

Sonraki siyasi iktidarların, emperyalistlerin güdümünde geriye doğru attığı adımlar, son yıllarda hızla bir uçurumdan yuvarlanmaya dönüştü. Uçurumun dibine varmadan kanatlanıp uçmak ya da atalarımızın yaptığı gibi, dişimizle tırnağımızla savaşarak, zirveye ulaşmak zorundayız.

Ülkemizdeki son gelişmeler gösteriyor ki; gençlerimiz, üzerlerine karanlık bir sis çökmüş toplumun sisini dağıtan ve ülkemizi aydınlığa taşıyan kanatlara sahiptir. (Çift başlı Kartallar gibi.)

Kimsenin bu kanatları kırmasına izin vermeyeceğiz!

“YAPARAK VE YAŞAYARAK ÖĞRENMEK”
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter


Notice: ob_end_flush(): Failed to send buffer of zlib output compression (1) in /home/milasciz/public_html/wp-includes/functions.php on line 5481