Gülçin Erşen
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Cemil İpekçi’den Türk kadınına öğütler -2-

Cemil İpekçi’den Türk kadınına öğütler -2-

0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Önceki sayıdan devam

Kumbahçe Muhtarıyla halka açık defile. Profesyonel mankenlerle değil. Duyurup, her yaştan kadını 3 gün eğiterek…

Söyleşilere katılanların soruları doğrultusunda, modaya de değinen İpekçi, şunları anlattı:

“Benim uzmanlık alanım Kostüm Tarihi. Ben çok meraklı bir çocuktum. Baba tarafım Selanik göçmeni ve çok Batılı. Anne tarafım koyu Osmanlı. Bektaşiler. Çok ayrı iki kültürle beslendim. Türkiye’de çok yetenekli genç modacılar var. Türkiye hâlâ dünya modasına giremedi. Devlet yeterince desteklemiyor. Bir defile organizasyonu bile çok pahalıdır. Tüccar mı olacaksınız, sanatçı mı? Ben ikincisini seçtim. Fransa’dayken Christian Dior’dan teklif geldi. Annem için döndüm. 2002’de Dünyanın en iyi tasarımcısı ve kostümü ödülünü aldığımda, bir tek Kadir Topbaş, arayıp beni tebrik etti…

Bu topraklarda kumaş çeşidi çok. Kaç çeşit el tezgahı kumaşı var; ben bile bilmiyorum. Bu daha çok Batı’ya yaradı. Bizim kumaşımızı aldılar, fabrikasyon ürettiler…”

Gelecek planları ve hassas konular

Vasiyetinden de söz eden ünlü modacı, cenazesinin cami ya da cemevinden kalkmasını istemediğini söyledi. Kendi mezarını bile tasarımladığını belirten İpekçi, şöyle konuştu:

“Bodrum bozuldu diyorlar. Ben de bozuldum. Bodrum’un bu halini de seviyorum. Vasiyetim; evim müze olacak. Anne ve baba tarafından 300 – 400 yıllık eşyalar var. Bahçemdeki diğer evi de okul ve workshop gibi düşünüyorum. Orada sadece tahta kalıplar olacak… Bir yeri çok seviyorsanız, oraya bir şey bırakmalısınız. Keşke Bodrum’da bir Zeki Müren konservatuarı kurulsaydı… Mezarımı bile vasiyet ettim. Çinilerini falan çizdim. Cenazem camiden, cemevinden falan kalkmasın. Gül yağları ile yıkayıp, üstüme maşlah geçirsinler… Vasiyeti noterle yapıp, mahkeme ile tescil ettirirseniz, en yakınınız bile bozamaz. Ben yaşamı ve dünyayı çok seviyorum. Tanrı’ya diyorum ki; ‘Beni mümkün olduğunca geç al. Dosyamı alta koy.’ Çocuğum olsun çok isterdim. Belki bilmeyeniniz vardır. Ben iki evlilik yaptım. Ama, çocuğum olmadı. Yeğenlerimi evladım gibi büyüttüm… İki gayin (eşcinselin) evliliğini onaylamıyorum. Onların evlat edinmesi de yasaklanmalı. Hermafrodit ve aşırı hormon salınımı olmadan cinsiyet değiştirme ameliyatına karşıyım. Ama, ülkede ipin ucu kaçtı! Ameliyat olanların çoğu gerçek gay bile değil.”

Yazarın notu:

Yıllar önce sinemada seyrettiğim, gerçek olayları anlatan bir tiyatro oyunundan uyarlanan “M Butterfly” filminden belleğimde yer eden bir sahneyi anımsadım. ( M. Butterfly, David Cronenberg’in yönettiği 1993 yapımı bir Amerikan romantik drama filmidir. Filmde Jeremy Irons ve John Lone başrollerdedir. Hikaye, Fransız diplomat Bernard Boursicot ve Çinli opera şarkıcısı Shi Pei Pu’yu içeren gerçek olaylardan esinlenmiştir.) Fransız bir diplomatla ilişki yaşayan eşcinsel Çin operası sanatçısı, her ikisi de cezaevi aracıyla götürülürken, erkek giysileri içerisinde, Fransız sevgilisinin kendisine tiksinti ile bakması üzerine, anımsadığım kadarıyla şunları söyler: “Ben erkek olduğum için, erkeklerin neden zevk aldığını kadınlardan daha iyi biliyorum. Bu nedenle sana çok zevk verdim, benden vazgeçemezsin.” (Hatta bu Fransız diplomatın daha sonra İstanbul’a yerleştiğini, Çinli Opera sanatçısının, cinsiyet değiştirip, casus olarak yine onunla iletişime geçtiğini bir belgeselde izlemiştim. Filmin sonlarında da bununla ilgili bir sahne vardı diye anımsıyorum.)

Dolayısıyla, modacı Cemil İpekçi, erkekler konusunda kadınlara taktik verme hakkını kendinde görebiliyor. Önerilerine dikkate almak ya da almamak size kalmış.

Cemil İpekçi’den Türk kadınına öğütler -2-
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter