1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Gülçin Erşen
  4. AKRAN ZORBALIĞI NEREDE BAŞLAR VE BİTER?
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

AKRAN ZORBALIĞI NEREDE BAŞLAR VE BİTER?

featured

Klinik Çocuk Psikoloğu Sude Kavşit, Umurca Mahalle Muhtarlığı desteğiyle BodrumModRoom’da Didem Esentürk’ün kolaylaştırıcılığıyla, tamamı kadın izleyicilerin katılımıyla gerçekleşen, “Nedir Bu Akran Zorbalığı?” başlıklı söyleşinin konuğuydu.

Bazılarımızın çocukken ya da çocuklarımız küçükken, yaşadığımız, tanık olduğumuz akran zorbalığının nasıl anlaşılabileceği konusunda başlıca ip uçlarını veren Kavşit, “Güç eşitsizliği, kasıtlılık ve süreklilik vardır” dedi ve ekledi: “Çocuğumuzun akran zorbalığına uğradığını nasıl anlarız? Baş ağrısı, karın ağrısı, ‘Ödevimi yapamadım’ gibi, okula gitmek istemiyorum bahaneleri öne sürer.”

“Çocuğun doğrusu ve yanlışı net değildir. Çocuk aile içinde ve okulda öğrenir, içselleştirir” diyerek konuşmasını sürdüren Sude Kavşit; zorbalığa uğrayan çocuğun, kendini güvenli ortamda hissetmediğini, sosyal kaygı, okul fobisi, düşük özgüven, düşük özsaygı, dışlanmışlık hissedebileceğini, uzun vadede ciddi kaygı bozuklukları geliştirebileceğini sözlerine ekledi.

Sözel ve fiziksel zorbalığa ek olarak günümüzde “Siber Zorbalık”ın da çok yaygın olduğunu belirten Kavşit, “Çocuğun sosyal çevreyi kaybetmeme, dışlanmama isteği de yanlış davranışların benimsenmesine neden olabilir… Zorbalık yapan çocuğa da bakmak gerekir; aile içi dinamiklerinde mutlaka bir sorun vardır. Anne ve baba birbirlerine ve çocuklarına nasıl davranıyor?…” diye konuşmasını sürdürdü.

Neler yapmalıyız?

Ana babaların ebeveyn olduklarını unutmadan, çocukla ‘yüz göz olmadan’ iletişim kurmalarını gerektiğini belirten Sude Kavşit şunları söyledi:

“Siz onun arkadaşı değilsiniz. Bu konuda siz sınır koymalısınız. Yapmamız gereken çocukla açık ve dürüst iletişim kurmak. ‘Bugünün nasıl geçti, seni mutsuz eden bir şey oldu mu?’ diye sorabiliriz. Yargılamadan ve kızmadan dinlemek önemlidir. Çocuğa da sınırlarını öğretmeliyiz. Hoşlanmadığı davranış ve dokunuşları söyleyebilmeli ve bu sınıra saygı duyulmalı. Dede ve nine, oğullarının ve kızlarının anne ve babalık yapma tarzlarına saygı duymalı.”

Söyleşinin soru – yanıt bölümünde söz alan dinleyicilerin çoğunun ortak görüşü; “Herkes anne ve baba olmamalı; bir eğitimden geçmeli” yönündeydi. Ayrıca, “Özgürlük” kavramına ilişkin de görüşlerini belirten dinleyicilerden bazıları; “Başkalarına zarar vermemek ve saygı göstermek sınırı içinde, çocuk her şeyi yapmak ve söylemekte özgürdür.” Düşüncesinin doğruluğunu savundular.

AKRAN ZORBALIĞI NEREDE BAŞLAR VE BİTER?