Kaybedilen Canlılarımız

Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
featured

Bir metre kareye düşen yaklaşık 250 kg yağmur neticesinde Öncelikli İstanbul da facia yaşandı. Sel şeklinde yaşanan günler, insanların evlerinin ve araçlarının zarar görmesine neden oldu. Can kayıpları da yaşanan bu felaketin İstanbul şehrimize yakın illerimizde de etkili oldu.

Yaşadığımız bu felakette insanlarımızın dışında, şehirde yaşayan küçük baş canlılarımız da zarar gördüler. Başta sokak köpekleri ve kediler sel felaketinde can veren canlılarımız arasında oldukça büyük bir yer aldı.

Bu canlılarımızı bu sel felaketinde kaybetmemizin yanı sıra, uzun zamandır ülkemiz genelinde yaşadığımız orman yangınlarında da bu hayvanlarımızın yok olduğunu görmekteyiz. Orman yangınları ve seller gibi büyük doğal afetler, sadece insan hayatını ve yerleşim yerlerini tehdit etmekle kalmaz; ekosistemin tüm parçalarını, yaban hayatını, evcil hayvanları ve bitki örtüsünü topluca yok eder.

Orman yangınlarında geyik türünde ki, koşabilen hayvanların yangın sahasını terk ederek, canlarını kurtarmaları insan olarak bizleri memnun etmektedir. Bu memnuniyetin yanı sıra orman yangınlarından kaçamayan, canlarını kaybeden küçük baş hayvanların, sincapların, kaplumbağaların, tüm sürüngen ve kabuklu canlılarımızın yangından kaçamayıp can vermeleri de ayrı bir felaket olmaktadır.

Orman yangınları, serbest yayılma eğilimiyle yaşama birliği içindeki canlı ve cansız tüm varlıkları yakarak yok eder. Yangınlar sırasında canlı kayıpları üç ana grupta toplanır:

1) Yaban Hayvanları: Kaçış hızı yavaş olan kaplumbağalar, kirpiler, kurbağalar, kemirgenler, yavru kuşlar ve sürüngenler alevlerden kurtulamayarak ilk etapta hayatını kaybeder. Kuşlar, kurtlar, çakallar ve geyikler gibi daha hızlı hayvanlar kaçmaya çalışsa da yoğun duman (karbonmonoksit zehirlenmesi) ve yön duygusunu yitirme nedeniyle alevlerin arasında kalmaktadır.

2) Evcil ve Çiftlik Hayvanları: Yangının yerleşim yerlerine sıçramasıyla damlarda, ahırlarda veya bağlı durumda bulunan küçükbaş ve büyükbaş hayvanlar, tavuklar, köpekler ve arı kovanlarındaki milyonlarca arı yanarak can vermektedir.

3) Toprak Altı ve Mikro Canlılar: Yangınlar toprağın üst tabakasını pişirerek solucanları, karıncaları, faydalı bakterileri ve mantarları yok eder. Bu durum toprağın biyolojik olarak “ölmesine” neden olur.

4) Bitki Örtüsü ve Ağaçlar: Asırlık ağaçlar, endemik bitki türleri, yosunlar ve likenler tamamen kül olur.

Orman yangınlarında kaybettiğimiz canlılarımızın yanı sıra son günlerde yaşadığımız sellerde kaybettiğimiz canlılarımız da bulunmaktadır. Seller, ani su baskınları ve sürüklenme nedeniyle hem karasal hem de sucul ekosistemlerde kitlesel ölümlere yol açar.

Toprak Altı ve Kemirgen Canlılar: Köstebekler, tarla fareleri, porsuklar ve yuvalarını yer altına yapan böcekler, su baskınlarında yuvalarının suyla dolması sonucu boğularak ölürler.

Yavru ve Hareketsiz Canlılar: Kuş yuvalarının ağaçlardan yıkılması veya yer seviyesindeki yuvaların su altında kalmasıyla henüz uçamayan kuş yavruları ve memeli yavruları akıntıya kapılır.

Çiftlik Hayvanları ve Sokak Canlıları: Bağlı veya kapalı alanlarda kalan çiftlik hayvanları ile sel sularından kaçacak yüksek yer bulamayan sokak kedi ve köpekleri boğulma tehlikesiyle karşı karşıya kalır.

Balıklar ve Sucul Canlılar: Sel sularının taşıdığı aşırı çamur, mil ve kimyasal atıklar nehir ile göllerdeki oksijen seviyesini hızla düşürür. Bu durum solungaçları tıkanan balıkların ve diğer su canlılarının kitlesel olarak ölümüne neden olur.

Bütün bu felaketlerde kaybettiğimiz canlılarımızı, bundan sonra ki yaşanabilecek olan gerek sel, gerekse orman yangınlarında hatırlayarak gerekli önlemlerin alınmasını dileriz.

 

Kaybedilen Canlılarımız