Milas’ta seçim sonuçlarına bakınca herkes aynı şeyi söylüyor;
“CHP önde, AK Parti ikinci… gerisi yok.”
Peki neden yok? Bu sorunun cevabı basit değil… Ama gerçek şu.!! Milas’ta siyaset yapılmıyor, ezber tekrar ediliyor.
Önce gerçeği net koyalım.
Evet… Milas’ta yaklaşık %30 civarında kemikleşmiş bir seçmen var. Ne olursa olsun oyunu değiştirmeyen partisini kimliğinin parçası haline getirmiş tartışmaya kapalı bir kitle. Bu hem CHP’de var, hem AK Parti’de.
Ama seçimleri belirleyen onlar değil.. Asıl belirleyici olan şu; Geri kalan %60-70’lik kararsız, kırılgan, beklenti içindeki seçmen.
Ve işin trajikomik tarafı şu; Herkes bu seçmene talip… Ama kimse ona ulaşamıyor.
Peki neden? Çünkü Milas’ta siyaset hala eski kafayla yapılıyor.
İKİ PARTİ NEDEN ÖNDE
CHP neden güçlü? Çünkü yıllardır burada bir “alışkanlık iktidarı” var. Kıyı etkisi var. Seküler yaşam tarzı var. Ve en önemlisi; “Alternatif yok” algısı var.
AK Parti neden ikinci? Çünkü kırsalda hala güçlü bir damar var. Devletle kurulan ilişki var. Ve bir kesimde “istikrar refleksi” devam ediyor. Yani aslında iki parti de ideolojiden çok alışkanlık ve refleks üzerinden oy alıyor.!
PEKİ DİĞER PARTİLER NEREDE?
Açık konuşalım… Diğer partiler Milas’ta siyaset yapmıyor. Sadece tabela asıyor. Seçimden seçime ortaya çıkıyorlar. Bir iki afiş, birkaç sosyal medya paylaşımı… Sonra sessizlik. Sokağa inmeyen, kahveye girmeyen, esnafın derdini dinlemeyen bir siyaset… Milaslıya hiçbir şey ifade etmiyor. Çünkü bu şehirde insanlar şuna bakar.. “Sen beni tanıyor musun?” Eğer cevap hayırsa… Senin partinin adı da önemi de yoktur.
ASIL SORUN: HALKLA TEMAS YOK
Milas’ta siyasetçinin en büyük hatası şu; Halkı seçim zamanı hatırlamak. Oysa Milaslı seçmen çok net bir şey ister.
Temas. Düğününde görecek, cenazesinde görecek, kahvede otururken görecek, yani seni hayatının içinde görecek. Bunu yapmayan hiçbir yapı bu şehirde karşılık bulamaz.
PEKİ O %70’E NEDEN ULAŞILAMIYOR?
Çünkü o %70 artık şuna bakıyor; Laf değil, çözüm, vaat değil, sonuç, slogan değil, samimiyet… Ama karşısına çıkan ne? Ezber konuşmalar, kopya projeler sahte samimiyet Milaslı artık bunu yutmuyor.
GERÇEK ŞU;
Bu şehirde insanlar aslında bir arayış içinde.
Ne CHP’ye körü körüne bağlı ne AK Parti’ye tamamen teslim…
Ama bir şey bulamadığı için bildiğine geri dönüyor.
Yani oylar çoğu zaman “beğendiğine” değil… “katlanabildiğine” gidiyor.
SİYASETİN EN BÜYÜK YALANI
Milas’ta en büyük yalan şu; “Halk bize ulaşmıyor.”
Hayır. Siz halka ulaşmıyorsunuz.
Kapalı ofislerde siyaset yapılmaz. Sosyal medyadan şehir yönetilmez. Protokol gezileriyle gönül kazanılmaz.
KIRILMA NOKTASI ŞU;
Milas’ta seçimi kazanmak için büyük projelere gerek yok. Şunu yap yeter;
İnsanların derdini gerçekten dinle. Küçük sorunları çöz. Görünür ol, samimi ol bak o zaman ne oluyor…
%30 sabit kalır. Ama o %70 yer değiştirir.
Milas’ta siyaset iki partiye sıkışmadı…
Siyaset, halktan koptuğu için daraldı.
Eğer bir gün biri çıkıp bu şehirde gerçekten temas kurarsa…
Ne CHP’nin oyu garanti kalır ne AK Parti’nin yeri sabit olur.
Çünkü Milaslı seçmen sandıkta şunu arar; “Beni kim gerçekten görüyor?”
Ve o gün geldiğinde…
Bu şehirde sadece oylar değil, oyunun kendisi değişir.!!

