Bazı yerler vardır… İçeri adımınızı attığınız anda size sadece bir bina değil; bir ruh, bir geçmiş, bir hikâye anlatır. İşte Ahmet Şenol Kültür Evi tam olarak böyle bir yer.
Milas’a bambaşka bir ufuk açan bu kıymetli proje; buram buram tarih kokarken aynı zamanda sanatın doğru ellerde neler doğurabileceğini anlatan yaşayan bir kitap gibi…
O kapıdan içeri girdiğimde sanki bir zaman tüneline girdim. Eski bir piyanonun tuşlarından geçmişin sesi yükselirken, duvarlardaki Atatürk portreleri Cumhuriyet ruhunu fısıldıyordu. Köy yaşamından izler taşıyan eşyalar, tahta kaşıklar, değerli taşlar ve yüzlerce eser; sadece sergilenen objeler değil, adeta bu toprakların hafızasıydı.
Ve insan düşünüyor…
Böylesine güzel bir imkândan sadece Milaslılar değil; tarihe, sanata ve kültüre ilgi duyan herkes faydalanmalı.
Özellikle bu ücretsiz kültür yolculuğunun mimarı olan kıymetli Ahmet Şenol abimize ve emeği geçen herkese teşekkür etmek bir vefa borcudur. Çünkü bazı insanlar sadece kendileri için yaşamaz; yaşadığı kente, topluma ve insanlığa iz bırakmak için mücadele eder. Ahmet Şenol da tam olarak böyle bir isimdir.
Bugün çevre illerden öğrenciler bu müzeye getirilmelidir. Milas’taki çocuklar mutlaka bu zaman yolculuğunu yaşamalıdır. İlkokul, ortaokul, lise fark etmeksizin her öğrencinin tarih bilincini yerinde öğrenmeye ihtiyacı vardır. Kitaplardan okunan tarih başka, hissedilen tarih başkadır.
Her Milaslının ömründe en az bir kez görmesi gereken bu müze ne yazık ki hak ettiği değeri yeterince görememektedir.
Kültür ve Turizm Müdürlüğü’nün ilgisizliği bir yana, yerel yönetimlerin kültür anlayışındaki eksiklikler bir yana… Ahmet Bey’in yıllarca verdiği “Bu eserleri ücretsiz bağışlayayım, yeter ki bir müze kurulsun” mücadelesinin karşılıksız kalması düşündürücüdür. Günün sonunda kendi evini müzeye dönüştürmek zorunda kalan bir insanın çabası aslında hepimize çok şey anlatıyor.
Çünkü kültür bakanlığı olan bir ülkede kültürsüzlük tam da böyle başlıyor.
Sanata, tarihe ve bu değerleri yaşatmaya çalışan insanlara sahip çıkılmadığında toplum hafızasını kaybetmeye başlıyor.
Ahmet Şenol gibi ömrünü insanlığın faydasına adamış bir insana sahip çıkamıyorsak; makamların, müdürlüklerin ve koltukların hiçbir anlamı kalmıyor. Ne yazık ki bazen sanata ve tarihe değer vermesi gereken kişiler; halkın vergileriyle maaş alırken halkın değerlerine sırt çevirebiliyor.
Asıl üzücü olan da budur.
İsa BAL Etkisi;
Bu kıymetli müzeyi ziyaretiyle Ahmet Şenol’u onurlandıran İlçe Milli Eğitim Müdürümüz İsa BAL ise toplumda eğitime kattığı değerlerle bilinen önemli isimlerden biridir. Eğitime olan yaklaşımı, yaşadığı topluma değer katma anlayışı ve örnek çalışmaları herkes tarafından takdir edilmektedir.
Ancak bu noktada hem bizim hem de yıllardır bu mücadeleyi veren Ahmet Bey’in önemli bir beklentisi vardır;
Tüm öğrencilerimizin belirli periyotlarla bu ve benzeri müzelere götürülmesi.
Çünkü tarih ve kültür bilinci sınıf duvarları arasında değil; böyle yaşayan mekânlarda oluşur. Çocukların geçmişini tanımadan geleceği doğru inşa etmesi mümkün değildir.
İnanıyoruz ki İsa Hoca bu konuda gerekli hassasiyeti gösterecek isimlerden biridir. Belki bazı engeller vardır, bilemiyoruz. Ancak buradan samimi bir çağrı yapmak istiyoruz..!!
Milas’ta çocuklarımız için bu tarih ve sanat yolculuğunun startı verilmelidir.
Çünkü bir toplum; geçmişine sahip çıktığı kadar geleceğini koruyabilir.

