Ahmet Özger
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. MİLAS SUSAMAMALI

MİLAS SUSAMAMALI

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Bir sabah musluğu açtığınızı düşünün.

Su yok.

Bir gün değil…

Bir hafta değil…

Kalıcı.!!

Zeytinlikler susuz.

Tarlalar çatlamış.

Baraj dibi çamur.

Kuyular 40 metre değil, 140 metre.

Ve o gün şunu anlayacağız;

Su bir konfor değilmiş, hayatmış.

Milas bugün sessiz bir tehlikenin içinde yaşıyor.

Deprem gibi sarsmıyor.

Yangın gibi yakmıyor.

Ama sinsice çekiliyor.

Yeraltındaki su gidiyor.

Gerçekle Yüzleşelim

Biz yıllardır yeraltı suyunu banka hesabı gibi harcadık.

Ama o hesaba tek kuruş yatırmadık.

Kuyular açıldı.

Yeni kuyular açıldı.

Daha derin kuyular açıldı.

Kim ne kadar çekiyor?

Denetim ne kadar var?

Envanter ne kadar sağlıklı?

Bu soruların net cevapları yok.

Bu yokluk, asıl korkutucu olan.

Çünkü su krizi bir gün ansızın gelmez.

Yavaş yavaş olur.

Fark etmeden olur.

Alıştıra alıştıra olur.

Ve biz “idare ediyoruz” derken tükenir.

Sorumluluk Masalı Bitti

Bu mesele belediyenin suçu, Ankara’nın ihmali tartışması değildir.

 

Yerel yönetim;

Şebekedeki kayıp, kaçak oranını düşürdü mü?

Arıtılmış suyu tarıma kazandırdı mı?

Kaçak kuyulara gerçekten müdahale etti mi?

 

Merkezi yönetim;

Milas için özel bir havza planı hazırladı mı?

Modern sulama sistemlerini zorunlu hale getirdi mi?

Küçük gölet ağlarını devreye aldı mı?

Eğer cevaplar net değilse, sorun büyüktür.

Çünkü su siyaseti kaldırmaz.

Su ihmali affetmez.

 

Önümüzdeki 50 Yıl Ya Çöl Ya Model Şehir

Milas iki yoldan birine girecek.

Bu şekilde devam edersek; Yeraltı suyu düşmeye devam edecek, tuzlanma artacak, tarım verimi düşecek, gençler üretimden kopacak, göç hızlanacak ve bir gün “bereketli Milas” efsane olacak.

Radikal ama akılcı adımlar atarsak;

Tüm kuyular dijital sisteme alınacak, su kotası uygulanacak, damla sulama zorunlu olacak, her yeni binada yağmur hasadı şart olacak, arıtılmış su tarıma yönlendirilecek, mikro gölet ağı kurulacak…

O zaman Milas, Ege’nin su yönetim modeline emsal teşkil edecek konuma erişecektir.

Bu romantik bir hayal değil, bilimsel bir zorunluluktur.

 

En Tehlikelisi; Umursamazlık

“Bir şey olmaz” cümlesi kadar tehlikeli bir şey yok.

Olur.

İklim değişiyor.

Yağış rejimi değişiyor.

Nüfus artıyor.

Tarım yoğunlaşıyor.

Ama bizim su planımız hala günü kurtarma refleksiyle ilerliyor.

50 yıllık vizyon; 5 yıllık seçim takvimiyle kurulmaz.

 

Şimdi Kendimize Soralım

Çocuklarımız bu topraklarda zeytin toplayacak mı?

Yoksa susuzluk hikayesi mi anlatacak?

Musluğu açtığımızda su akması bir lütuf değil, bir planlamanın sonucudur.

Eğer plan yoksa, gelecek de yoktur.

Son cümle net olsun; Milas’ın kaderi beton projelerde değil, su politikasında saklıdır.

Su biterse siyaset de biter.

Tarım da biter.

Bereket de biter.

Suya sahip çıkmayan şehir, geleceğini kiraya verir.

Milas ya bugünden aklını kullanacak ya da yarın susarak öğrenecek.

Tercih bizim, ama zaman bizim değil.

MİLAS SUSAMAMALI
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter


Notice: ob_end_flush(): Failed to send buffer of zlib output compression (1) in /home/milasciz/public_html/wp-includes/functions.php on line 5481