1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Konuk Yazar
  4. Zeytin Ağacını Kesmeden Önce, Zeytin Üreticisini Tüketiyorlar
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Zeytin Ağacını Kesmeden Önce, Zeytin Üreticisini Tüketiyorlar

featured

Sevgili dostlar,

Dünkü yazımdan sonra çok sayıda okuyucudan şu soru geldi; “Üretici neden zeytinliğini satmak istiyor?” Bunun cevabını yalnızca madencilikte veya yapılaşma baskısında aramak eksik olur. Çünkü zeytin üreticisini zeytinlikten koparan daha sessiz bir süreç var: zeytinciliğin ekonomik olarak sürdürülemez hale gelmesi.

Bugün Milas’ta birçok üreticinin zeytinyağını tüccara yaklaşık 110–150 TL/kg aralığında sattığını görüyoruz. Buna karşılık mazot, gübre, ilaç, işçilik ve hasat maliyetleri hızla arttı. Yani üreticinin ürünü değer kazanmazken üretim maliyeti yükseldi ve gerçek geliri eridi.

Ekli grafik bu durumu açıkça gösteriyor. Aralık 2023’te 100 kabul edilen genel fiyat düzeyi, Temmuz 2026’da yaklaşık 226’ya çıktı; yani hayatın maliyeti yüzde 126 arttı. Zeytinyağının üretici fiyatı ise bu artışı takip etmek bir yana, Milas’ta bugün 110–150 TL/kg seviyelerine kadar gerilemiş durumda. Üretici daha pahalıya üretiyor, fakat ürününü reel olarak daha düşük bir gelir karşılığında satıyor.

Elbette rekolte, iklim, dünya fiyatları ve arz-talep dengesi önemli. Ancak devletin tarım politikaları da üreticinin bu dalgalanmalardan ne ölçüde etkileneceğini belirliyor. Maliyet artışlarına karşı yetersiz ve öngörülemez destekler, zayıf kooperatifleşme ve üreticinin pazarlık gücünün düşük olması, sorunu daha da ağırlaştırıyor. 2023’te dökme zeytinyağı ihracatına getirilen kısıtlamalar gibi öngörülebilirliği zayıf dış ticaret uygulamaları da üreticinin dünya piyasalarından yararlanmasını sınırlayabiliyor.

Zeytin ağacı bir yıllık ürün değil. Geliri azalsa bile üretici ağacın bakımını yapmak, gübrelemek, budamak ve hasat etmek zorunda. Eğer bütün bu masrafların sonunda elde edilen gelir aileyi geçindirmeye yetmiyorsa, üretici bir süre sonra “Bu kadar emek ve masrafa değer mi?” diye soruyor. Hatta maliyetlerin yüksek olması yüzünden, bazı üreticilerin zeytini toplamak yerine ağacında bıraktığımı bizzat biliyorum.

Asıl tehlike de burada başlıyor. Önce zeytincilik ekonomik olarak zayıflıyor, sonra üretici üretimden uzaklaşıyor ve sonunda zeytinlik satılabilecek bir mülke dönüşüyor. O noktada madencilik ve diğer ekonomik faaliyetlerin baskısı çok daha güçlü hale geliyor.

Bu nedenle zeytinlikleri korumak yalnızca “Zeytin ağacını kesmeyin!” demek değildir. Aynı zamanda “Zeytin üreticisini yaşatın!” demektir. Üreticinin emeğinin karşılığını almasını sağlayacak gerçekçi destekler, güçlü kooperatifler, depolama ve finansman imkanları ve öngörülebilir ihracat politikaları oluşturmak zorundayız.

Çünkü mesele yalnızca zeytinyağının kaç liraya satıldığı değil, onu üreten insanın bu gelirle yaşayabilmesidir.

Zeytin ağacını kesmek son aşamadır. Asıl tehlike, zeytinciliğin ekonomik olarak yaşanamaz hale getirilmesidir.

Zeytin üreticisi yaşarsa zeytinlik yaşar. Zeytincilik yaşarsa Milas yaşar.

Prof. Dr. Ahmet Tuncay Turgut

Hekim, Akademisyen, Sivil Toplum Gönüllüsü

 

Zeytin Ağacını Kesmeden Önce, Zeytin Üreticisini Tüketiyorlar