Müfit Demirkol

MASAL

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Masal, esas itibarıyla sözlü anonim halk edebiyatı ürünü, kahramanları arasında olağanüstü kişi veya yaratıkların bulunabildiği, anlatılan olayların tamamen gerçek dışı olduğu, yer ve zaman ögesinin ise daima belirsiz olduğu bir anlatı türüdür. Genellikle halkın yarattığı, ağızdan ağıza, kuşaktan kuşağa sürüp gelen, çoğunlukla olağanüstü durum ve olayları yine olağanüstü kahramanlara bağlayarak anlatan halk hikâyelerine masal denir.

Diğer bir değişle; halkın ortak yaratısı olarak ağızdan ağıza, kuşaktan kuşağa aktarılan, cin, peri, dev gibi olağanüstü kişileri de olan, olağanüstü olaylara yer veren, genellikle bir tekerlemeyle ya da bir varmış, bir yokmuş gibi bir sözle başlayan bir tür halk öyküsü.

Bir varmış bir yokmuş, demokrasi ile idare edilen bir ülke varmış… Cumhuriyet şekli ile idare edilmekte imiş. Günlerden bir gün, bu ülkede bir siyasi parti kurulmuş ve bu siyasi partinin kurucusu, bir miktar suç işleyerek hapse dahi girip çıkmış.

Kurmuş olduğu siyasi parti seçimlere girerek iktidar olmuş. Memleketin meclisinde çoğunluk kurmuş ve ortakları ile birlikte çalışmaya başlamış.

Öncelikle İslam ülkeleri ile diyaloğa girip, bu ülkeleri ziyaret etmiş. Hatta gittiği ülkelerden birinin el ile yapılan selamını da kullanmaktadır. Bu ve buna benzer davranışlar la İslam ülkeleri arasında bağ kurmuştur. Bazı değişlere göre de bu kişi, İslam ülkeleri arasında “halifelik” kavramını elde etme çabasını da göstermiştir.

Öncelikle eğitim sistemini değiştirme yoluna giderek, meslek okullarını kapatarak imam hatip okullarına dönüştürmüştür. Bu da yetmemiş, yurdun çeşitli illerinde mahallelerde gençler için evler açarak, bu gençlerin dini ibadetleri karşılığında hiç bir bedel ödemeden yaşamalarını sağlamıştır.

Bütün bunların yanı sıra tekkeler, zaviyeler ve çeşitli dini kuruluşlar kurarak din ağırlıklı yatırımlar yapmıştır. Derken bir gün bu masal kahramanımız, kendi fikirlerine uyan bir kişi ile tanışıp, ileri derecede dostluk kurmuştur. Bazılarına göre, bu yeni tanıdığı dostunun amacı, bilim, eğitim ve dinler arası diyaloğu kucaklayan bir İslâm versiyonunu teşvik etmekti. Bazılarına göre ise bu kişinin gâyesi; devlet kurumlarına sızıp Türkiye Cumhuriyeti’ni ele geçirmek ve İslâm hükümlerini egemen kılan teokratik bir İslâm diktatörlüğü kurmaktı.

Önceleri bu ortak fikirlerin uyuşması ile kurulan bu büyük dostluk, birden düşmanlığa dönüşmüştür. Bu arkadaşı olan kişi, orduyu da kullanarak ayaklanma tertiplemiş, yüzlerce insanın ölümüne sebep olmuştur. Amerika’ya Pensilvanya eyaletine göçmüştür. Amerika dan bu kişinin iadesi defalarca istenmesine rağmen Amerika bu kişiyi iade etmemiştir. Seneler sonra bu kişinin ölüm haberi gelmiştir. Bu kişi vefat ettiği yerde toprağa verilmiştir. Ama halen, seneler geçmesine rağmen, o kişinin yolundan giderek, iktidarın aleyhine çalışmalarda bulunanların, günümüzde dahi tutuklanmaları devam etmektedir, bu kişinin telkinleri ile bir araya gelen insanların oluşturduğu, 1960’ların sonunda İzmir’de ortaya çıkan, Said Nursi temelli öğretiye dayalı İslami bir cemaat ve istihbarat örgütüdür.

Bu günümüzde de devam eden bu tutuklanmaların büyük bir kısmı silahlı kuvvetler, remi kuruluşlar ve basın görevlileri içerisinde yapılmaktadır.

Halen iktidarda olan bu kişi, kendi görüş ve amacına göre iktidarda bulunmaktadır. Öncelikle kurmuş olduğu hükümet kadrosunda “Parlamento” yoktur. Cumhuriyet idaresinde olduğu söylenmekle birlikte “parlemento’nun” olmamasının yanı sıra “başbakan” da yoktur. “Tek adam” yönetimi denilebilinecek olan bu düzen içerisinde, inanılmaz şatafat ve harcamalar içerisinde,”monograsi” ile ülke yönetilmektedir. En önemlisi ise mevcut anayasanın değiştirilerek, istenen bir şekilde yeniden hazırlanmak istenmesidir.

Monokrasi, “Tek kişinin” yönetimi veya belirli bir siyasal amacın gerçekleştirilmesi için tek kişinin desteklendiği geçici yönetim biçimidir.

Şimdi ise muhalefet partilerinin birleşerek, yapılması istenen erken seçim ile bu “tek adam” rejimine son verilmek istenmektedir.

Bunlardan farklı olarak, gerçek demokrasinin gelişmesi için tüm toplumsal kesimleri kucaklayacak ve yaşanan bütün sorunlara çözüm olabilecek demokratik, eşitlikçi ve özgürlükçü bir Anayasa talebi olan geniş bir demokrasi bloğunun varlığı da bir gerçektir.

Her masalın da bir gerçek tarafı bulunmaktadır. Hayallerin gerçek olması dileği ile…

MASAL
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter


Notice: ob_end_flush(): Failed to send buffer of zlib output compression (1) in /home/milasciz/public_html/wp-includes/functions.php on line 5481