Ahmet Şenol
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. OLANAKLARA GÖRE “HALK BİLİMİ VE TEKNOLOJİ”

OLANAKLARA GÖRE “HALK BİLİMİ VE TEKNOLOJİ”

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

 1. Bölüm

İnsan olanaklarını tanıdıkça ve gerçekleştirdikçe, “çoğalttıkça” insandır. Olanaklarını tüketerek yaşamak, alabileceğini alarak var olmak insana yakışır. Olanak insanın bedeninde, düşüncesinde, duygusal, toplumsal ilişkilerinde, içinde bulunduğu kültürel, doğal çevrede hazır bulunan, hazır bulunabileceklerin gerçekleştirilmesinin dayanağıdır. Olanak; bir dinamik, bir gizli güç değildir. Olanaklar keşfedilip gerçekleştirilmesiyle, insanın yaşamı gelişip, zenginleşir ama sınırlanır. Doğanın hem bedenimize hem çevremize sunduğu olanaklar, toplumun, tarihin, Halk Kültürünün sağladıklarıyla bütünleştiğinde, bizi yapabileceklerimiz ve yapamayacaklarımızla karşı karşıya bırakır.

Teknoloji ve Halk Bilimin ortaya çıkışı da olanakların sağladığı koşulların gerçekleşmesiyle ilgilidir. İnsan, evriminin ilk aşamalarında alet yapan, alet kullanan bir varlık olarak, teknik becerisinin ilk adımlarını atıyordu. Bu becerinin sayısız deneyimlerle bir bilgi birikimi haline gelmesi “çok uzun” zaman almış olabilir. Doğanın olumsuz koşul- larından kendisini koruyup, diğer insanlarla aralarındaki kavgadan sağlam çıkarak, beslenmesini, çoğalmasını sağlamanın, yerleşik düzene geçmenin ardından, insan kendindeki “bilim yapma” olanağını geçekleştirebilmiştir. Insanın kendindeki teknolojiyi, bilimi yapma, oluşturma olanağını, “Belli bir birikim sonunda, koşulların da uygun olmasıyla” gerçekleştirebilmiştir. Gerçekte olanağın ortaya çıkabilmesi, insanın gerçeklik karşısında “uygun” duruşuyla olur. Duruş; insanın bedeni, duyguları, aklı, çevreyle ilişkisinin oluşturduğu bütünlükle ortaya çıkar. Tarih içinde insan, yer yüzünde, kendindeki teknoloji yapma, üretme olanağını etkin bir hale getirmiştir. İnsan; beden, duygu, akıl ve çevre ile bilinçli bir duruş oluşur. İnsan yeryüzünde, “teknik” duruşla durduğunda, alet yapma olanağını keşfetmiştir. Elbette olanakla duruş arasında döngüsel bir ilişki vardır. Olanaklar, koşulları yaratır, koşullar duruşa izin verir. Duruş olanağı, olanak duruşu etkiler. Insanda, evrene karşı “teknik” durma olanağı vardı. Duruş bu olanağın gerçekleşmesini sağlar.

Duruş içinde olabilmek, duruş geliştirebilmek belli bir evrim sonucu gerçekleşmiştir. Temel duruşları gerçekleştirmeden önce, insan, hayvansal yapısı içinde sıkışmış, salt hayatta kalıp, varlığını sürdürebilme kaygılarını taşıyordu. Duruşlar, karşımıza aldığımız gerçeklikle ilişkimizi belirlemektedir. Burada yedi temel duruştan söz edilmiştir. Temel duruşların saptanmasında, insanın ürettiği, üretmek için etkinlik içinde olduğu herşeyin tarihinden, kültür tarihinden yararlanılmıştır.

Hayvansal davranışların aşılıp “insan” olunmasında, Halk Bilimsel ve Teknik duruşların yeri çok önemlidir. Teknolojinin anlam kökeninde de bulunan, bu duruşa, Türkçemizde Yapım duruşu denilebilir. Yapım duruşu, alet yapabilmekle başlamış, iletişimde dilin kullanımıyla gelişmiştir. Dünyada yapım duruşuyla duran insan, üretmek, ortaya koymak, ortaya konulanı düzeltmek, geliştirmek, onarmak, işletmek ister. Yapım duruşu, çekirdeğinde kullanmayı barındıran bir duruştur. “Kullanma”, kolayca yönetme, el altında tutma, çekip çevirme, gücü elde tutma davranışlarına kayabilir. Bu da Yapım duruşunun, politik duruşla ne denli iç içe olduğunu gösterir.

(Devamı gelecek makalemizdedir.)

OLANAKLARA GÖRE “HALK BİLİMİ VE TEKNOLOJİ”
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter


Notice: ob_end_flush(): Failed to send buffer of zlib output compression (1) in /home/milasciz/public_html/wp-includes/functions.php on line 5481