Müfit Demirkol
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Yaşam Savaşımız

Yaşam Savaşımız

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Yurdumuzda yaşam savaşı; yüksek enflasyon, alım gücünün düşmesi ve ekonomik krizlerin vatandaşın omuzlarına yüklediği ağır bir yük olarak devam ediyor. Temel ihtiyaçların karşılanması zorlaşırken, ekonomik dengesizlikler ve jeopolitik gelişmeler toplumsal yaşamı doğrudan etkiliyor.

Ekonomik Kriz ve Hayat Pahalılığı, Enflasyon ve Giderlerin inanılmaz yükselişi bütçeleri zorluyor. Kira, gıda ve faturalar gibi temel giderler maaşların büyük bir kısmını tüketiyor. Alım Gücü ise, Dar ve sabit gelirli aileler için gelir ile gider arasındaki makas açılıyor. Bu durum vatandaşları ek iş yapmaya veya borçlanmaya itiyor. Sosyal ve Bölgesel Etkiler, Türkiye’nin yakın çevresindeki savaş ve gerilim ortamı, ekonomik istikrarsızlığı tetikliyor.

Enerji maliyetlerindeki dalgalanmalar yerel piyasalara yansıyor. Göçmen ve Mülteci Dinamikleri, Nüfus hareketliliği iş gücü piyasasında ve sosyal alanlarda yeni dengeler yaratıyor. Bu süreç bazen toplumsal uyum sorunlarını da beraberinde getiriyor. Günlük Hayata Yansıması ise, birçok kişi için ay sonunu getirebilmek, bütçeyi dengeleyebilmek ve geleceğe güvenle bakabilmek başlı başına bir mücadele haline gelmektedir.

Bütün bunların yanı sıra, rüşvet ve dolandırıcılık ile alakalı çeşitli belediyelerde yapılan tutuklamalar, ücretlerinin azlığından şikayet eden öğretmenlerimizin mücadeleleri, orman yangınları ve yanan yerlerde yapılan inşaat yatırımları, siyaset içerisinde dönen dolaplar ile sadece rant için siyasilerin kendi aralarında ki mücadeleleri ülkemizin içinde bulunduğu çıkmazların acı bir göstergesidir.

Eğitimde ki sıkıntıların, gençlerimizin eğitim sorunları ile, eğitimini tamamlamış olmasına rağmen iş bulamayanlarımızın açlıkla mücadeleleri, yaşanmakta ki sıkıntılarımızın başında gelmektedir.

Sadece bu sıkıntılarımız değil, günlük yaşamımızda ki trafik sıkıntıları ve kazalarımız da ülkemizin başta gelen sorunlarımızdır.

Örf ve adetlerimizin uygulanması bile zorluklar içerisinde gerçekleşmektedir.

Devletimizin idaresinde ki zorluklar, her geçen gün daha da büyüyerek, toplumumuzda büyük ve derin yaralar açmaktadır. Halkımızın güveninin kalmadığı da ortadadır.

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Ekber Çakar, kamu emekçileri ve emeklilere yönelik temmuz ayı maaş artışlarının insanca yaşamaya yetecek düzeyde olmadığını vurgulayarak, “Halkın temel ihtiyaçları söz konusu olduğunda tasarrufu ve bütçe kısıtlarını öne süren siyasi iktidarın, NATO zirvesi, savaş ve silahlanma politikaları için kamusal olanakları seferber etmesi kabul edilemez.  Ülkemizin kaynakları NATO’ya, emperyalist çevrelerinin çıkarlarına değil, halkın insanca yaşam hakkına ayrılmalıdır” açıklamasını yaptı.

Halkın temel ihtiyaçları söz konusu olduğunda tasarrufu ve bütçe kısıtlarını öne süren siyasi iktidarın, NATO zirvesi, savaş ve silahlanma politikaları için kamusal olanakları seferber etmesi kabul edilemez

TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Ekber Çakar, “NATO’ya değil, halka bütçe. Temmuz zam oranları sefalet ücretidir” başlıklı yazılı açıklama yaptı. Çakar açıklamasında, kamu emekçileri ve memur emeklilerinin 2026 yılının ikinci altı ayında alacağı maaş artışının yüzde 13,52, SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin aylıklarına yapılacak artışın ise yüzde 17,76 olarak belirlendiğini hatırlattı.

İktidar tarafından “zam” olarak sunulan bu oranların emekçilerin ve emeklilerin insanca yaşayabileceği bir gelir sağlamaktan uzak olduğunu belirten Çakar, “Kira, gıda, ulaşım ve enerji başta olmak üzere temel yaşam giderleri sürekli artarken, ücretlerin gerçeği yansıtmayan resmi enflasyon verilerine göre belirlenmesi, milyonlarca yurttaşın yoksulluğa mahum edilmesi demektir” ifadelerini kullandı.

Bütçelerin yalnızca gelir ve gider rakamlarından oluşan teknik belgeler olmadığını ifade eden Çakar, “Bütçeler, siyasi iktidarların kimden ve hangi toplumsal kesimlerden yana olduğunun açık göstergesidir” değerlendirmesinde bulundu. Çakar, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“Halkın temel ihtiyaçları söz konusu olduğunda tasarrufu ve bütçe kısıtlarını öne süren siyasi iktidarın, NATO zirvesi, savaş ve silahlanma politikaları için kamusal olanakları seferber etmesi kabul edilemez. TMMOB olarak bir kez daha vurguluyoruz.” Ülkemizin kaynakları NATO’ya, emperyalist çevrelerinin çıkarlarına değil, halkın insanca yaşam hakkına ayrılmalıdır. Kamu kaynakları emekçilerin ve emeklilerin ücretlerinin artırılması, eğitim, sağlık, barınma ve ulaşım gibi temel kamusal hizmetlerin geliştirilmesi, üretimin güçlendirilmesi ve afetlere karşı dirençli, sağlıklı ve güvenli kentlerin oluşturulması için kullanılmalıdır.

Kamuda çalışan ve kamudan emekli mühendis, mimar ve şehir plancılarının yıllardır biriken ekonomik ve özlük hak kayıpları giderilmeli; tüm çalışanların ve emeklilerin insan onuruna yaraşır bir gelir düzeyine kavuşması güvence altına alınmalıdır.

Ülkemizde her konuda yaşamakta olduğumuz savaşların bulunması, ülkemizin geleceği açısından inanılmaz acı sonuçlar doğurmaktadır.

Bütün dileğimiz, önce siyaset savaşından başlanarak, ülkemizin refah ve bolluk içerisinde yaşamasını görmektir.

Yaşam Savaşımız