1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Kemal Sürgün
  4. Bir Kaymakamdan Fazlası… Hoşçakal Mustafa Ünver Böke
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Bir Kaymakamdan Fazlası… Hoşçakal Mustafa Ünver Böke

featured

Hayatta bazı vedalar vardır; görev değişikliğinden ibaret değildir. İnsan, uğurladığı kişinin ardından sadece makamını değil, bıraktığı izleri de düşünür. İşte Milas olarak bugün böyle bir vedanın içindeyiz.

Daha dün gibi hatırlıyorum… Dönemin Kaymakamı Eren Arslan’ı gözyaşlarıyla uğurlamış, “Yerine gelen acaba onun yerini doldurabilir mi?” diye kendi kendimize sormuştuk. Aradan geçen zaman bize gösterdi ki, her insan kendine özgü izler bırakıyor. Mustafa Ünver Böke de Milas’ta tam da bunu başardı.

Tam beş buçuk yıl…
Takvim yaprakları sessizce ilerledi ama geriye dönüp baktığımızda ne kadar çabuk geçtiğini şimdi daha iyi anlıyoruz.
Belki de bunun en önemli sebebi, Sayın Mustafa Ünver Böke’nin hiçbir zaman yalnızca “protokolün kaymakamı” olmamasıydı. O, vatandaşın arasında yürüyen, sokakta selam veren, telefonunu gece gündüz açık tutan, çözüm üretmeye çalışan, devletin güler yüzünü temsil eden bir idareci oldu.

Aslen İzmirliydi. Bir Egeli olarak bu toprakların insanını, kültürünü, sıcaklığını yabancılık çekmeden benimsedi. Kısa sürede Milas’ın bir yöneticisi değil, adeta bir Milaslı oldu.

Onu kimi zaman bir konserde eşiyle vatandaşların arasına karışıp müziğe eşlik ederken gördük. Kimi zaman çocuklarının şenliklerde sahne heyecanını paylaşırken alkışladık. Resmiyetin arkasına saklanmadan, halkın içinde olmayı tercih etti.

Benim için unutulmaz anlardan biri de markette ailesiyle karşılaşıp ayaküstü sohbet edebilmekti. Çocuklarının samimiyeti, ailesinin mütevazılığı aslında onun karakterini de anlatıyordu.
Milas’ın birçok noktasında insanlar onu sadece “Kaymakam Bey” diye değil, “Mustafa Abi” diye anlatıyordu.
Kimileri telefon açıp derdini anlattı, kimileri kapısını çaldı. O ise çoğu zaman “Bu benim görevim.” demek yerine çözümün bir parçası olmaya çalıştı.

Bir Beşiktaş taraftarı olarak vatandaşın yaptığı kartal pençesi selamına aynı sıcaklıkla karşılık vermesi bile aslında onun insanlarla kurduğu doğal iletişimin küçük ama anlamlı örneklerinden biriydi.
Rahmetli Muhtar Recep Panay ile kurduğu dostluğu ise hiçbirimiz unutamayacağız. Onun vefatının ardından yaşadığı üzüntü, yalnızca bir kamu görevlisinin değil, gerçek bir dostun hüznüydü.
Ve şimdi…
Veda zamanı geldi.
Belki de en anlamlı cümlesini ayrılırken kurdu:
“Milas bizim için sadece görev yaptığımız bir yer değil, memleketimiz oldu.”
Bu söz, beş buçuk yılın özeti gibiydi.
Bugün kendisi Ordu’nun Fatsa ilçesine gidiyor. Eminim orada da aynı samimiyetle, aynı tevazuyla görev yapacak. Çünkü insanın karakteri değişmez; sadece görev yeri değişir.

Bizler de Milas Çizgi Gazetesi ailesi olarak, görev süresi boyunca basına gösterdiği anlayış, şeffaf iletişimi ve her zaman açık tuttuğu kapısı için teşekkür ediyoruz.

Sayın Kaymakamım…
Siz Milas’ı yeni kaymakamına emanet ediyorsunuz.
Biz de sizi Fatsa’ya emanet ediyoruz.
Yolunuz açık olsun…
Ardınızda güzel anılar, dostluklar ve gönüllerde yer etmiş bir isim bırakıyorsunuz.
Her veda biraz hüzündür.
Ama bazı insanlar gittikleri şehirden ayrılırlar; insanların kalbinden asla ayrılmazlar.
Güle güle gidin Sayın Mustafa Ünver Böke…
Kapınız gibi gönlünüz de hep açık olsun.

Kemal Sürgün
Milas Çizgi Gazetesi

Bir Kaymakamdan Fazlası… Hoşçakal Mustafa Ünver Böke