Keşke Sepetçioğlu zeybeğini güzel oynamak, başarılı bir belediye başkanı olmanın ölçütü sayılabilseydi… Bu yazıyı yazmamın nedeni; Milas Güllük’te yaşamı cehenneme çeviren, başta susuzluk sorunu olmak üzere, çevre temizliği, ilgi ve bakım, ulaşım konusunda dikkati çeken, benim yazmaktan bıktığım, hemen herkesin yakındığı sorunlar ve “Kötü belediyecilik”…
Bilmeyenler için önceden bazı bilgileri hızla özetleyeyim:
Anam Milaslı; dolayısıyla ben de yarı Milaslıyım. Ailemin 30 küsür yıldır Güllük’te alçakgönüllü bir yazlık evi var. Ben de 2011 – 2021 arasında yaz-kış Güllük’te yaşadım. Üç yıl İzmir’de yaşadıktan sonra, son iki yıldır, koşullar ve zorunluluk nedeniyle Güllük’e geldim. Daha önce de aydın bir yurttaş ve gazeteci duyarlılığı ile dikkatimi çeken, bana bildirilen birçok konuda yazı yazdım, haber yaptım. Bundan ötürü, hakarete varan eleştirilerle karşılaştığım gibi; teşekkür eden, ben yazınca, haber yapınca, yetkililerin dikkate aldığını, sorunların çözümlendiğini belirtenler de oldu. Hatta Güllük’te ilk yaşamaya başladığım dönemde, “Belediye’de iş istedi, işe almadılar, o yüzden Milas belediyesini karalayan haberler yapıyor” diyen de oldu. Oysa, benim derdim, haklıdan yana olup, haksızlıkları ve çözümlenmesi için sorunları ve aksaklıkları gündeme getirmek…
Abonelik işlemleri imanımızı gevretti!
Güllük’te 2005’te özelleştirilen su ve kanalizasyon işletmesiyle ilgili, özellikle 2012 – 2021 yılları arasında benden daha çok yazı yazan, haber yapan kişi olmamıştır sanırım. 2026 senesinin nisan ayında, işletme yeniden belediyeye, Muğla Büyükşehir Belediyesi Su Kanalizasyon İdaresi (MUSKİ) ye geçince, çok sevindik. Ama, sevincimiz kursağımızda kaldı.
Su ve kanalizasyon işletmesiyle ilgili yıllardır yaşanan onca olumsuzluktan, belediyenin işletmeyi özel şirketten devralmasından, abonelik ve ödeme işlemlerinde yaşanan sorunlardan, özellikle geçen yaz çok sık ve uzun süreli yaşanan su kesintilerinden, bu konuda yapılan toplantılardan, gerekli bilgilendirmenin yapılmaması, eksik yapılması, duyurulan saatlere uyulmaması gibi durumlardan sonra; artık yaz bitmiş, su kullanımı ve nüfus büyük ölçüde azalmışken, niye aynı sorunlar sürüyor?
Geçen mayıs ayında, otomatik ödeme talimatı vermiş olmamıza rağmen su borcumuzun ödenmediğine ilişkin sms (kısa mesaj) aldık. MUSKİ’ye nedenini sorduğumuzda, ödeme talimatımızdaki kurum adını HZR Su yerine Muğla Su şeklinde değiştirmemiz gerektiğini öğrendik. Bu arada ödenmemiş su faturalarından ötürü birikmiş borcumuzu gecikme faiziyle ödedik. (Ben 600 küsür lira ödeme yapmak zorunda kaldım.) Yaklaşık bir ay sonra abonelik sözleşmesini yenilemezsek, sularımızın kesileceğine ilişkin bildirimler gelmeye başladı. Bunun için gerekli belgeleri tamamlayıp kuruma gittiğimizde, kayıtlardaki adres bilgilerinin farklı olduğunu söylendi birçok aboneye. Bu kez de Milas Belediyesi ek binasından para ödeyerek “Numarataj” belgesi alıp, yine MUSKİ’ye gittik. Konut ve bahçenin iki ayrı aboneliğinden biri rahmetli babamın diğeri annemin üzerine olduğundan ve İzmir’de yaşayan anamdan vekalet almak mümkün olmadığından daha da zorlandım; fazladan 3500TL. ödeyerek aboneliği üzerime aldım. Bitti mi? Hayır.
- Yüzyılda 19. Yüzyıl koşullarını yaşadık
Yaklaşık 20 yıl boyunca gerekli altyapı yatırımlarını yapmayan özel şirketten, daha önceki dönemlerde her ay tahsilattan yüzde 20 pay alarak, gerekli denetlemeleri yapmayan, yaptırım uygulamayan belediyenin ilgili kurumu, bunun acısını çekti ve bizlere de çektirdi.
Arıza nedeniyle çok sık yaşanan su kesintileri, boruların, sistemin eskiliği, hava yapması, terfi istasyonundaki pompaların çalışmaması, nüfus ve kullanım fazlalığı gibi gerekçelerle çok uzun sürdü. Ayrıca, farklı yerlerde kanalizasyon denize karıştığı için, halk plajları haftalarca kapatıldı. Yaz sıcağında günlerce duş alamadık, dişimizi fırçalayacak, tuvalete dökecek su bulamadık… (Ayrıca, gene bir ay içinde üç dört kez, en az iki saat, genelde dört beş saat süren, hatta 10 saati aşan elektrik kesintileri de yaşadık… Bazıları, elektrik kesinti ve arızalarının AYDEM’den kaynaklandığını ve orayı arayıp, şikayet ve bildirimde bulunmak gerektiğini bilmeyecek kadar cahil! Bunu da sosyal medya paylaşım ve yorumlarında gördük.)
Bu süreçte bir başka şikayet konusu, belediyenin ilgili birimlerinden, yetkililerden sağlıklı, net açıklamalar gelmemesi, açıklanan tarih ve saatlerin çok sonrasında suların gelmesi ya da gelmemesiydi.
Sonbaharla birlikte havaların serinlemesine, geçen haftalarda epey yağış alınmasına, yazlıkçıların çoğunun gitmesiyle nüfusun epey düşmesine, su kullanımının azalmasına karşın, gene sular kesiliyor. MUSKİ’nin telefon hattından bilgi alamazken, bazı abonelere giden mesajların paylaşılmasıyla durumu anlıyoruz: SAYIN ABONEMİZ; ÇAMKÖY MAHALLESİNDE MEYDANA GELEN İÇME SUYU İSALE HATTI ARIZASI NEDENİYLE 26.10.2026 (BUGÜN) SAAT 14.30’A KADAR GÜLLÜK VE KIYIKIŞLACIK MAHALLESİNDE SU KESİNTİSİ YAŞANABİLİR. ANLAYIŞINIZ İÇİN TEŞEKKÜR EDERİZ.
Gene benim telefonuma gelmeyen, ama topluluklarda paylaşılan ikinci bir duyu ile, suyun verilme zamanının 12 saat ileriye atıldığını öğrenmesek belki biraz anlayış gösterebilirdik!
SAYIN ABONEMİZ; ÇAMKÖY MAHALLESİNDE DEVAM EDEN İÇME SUYU İSALE HATTI ARIZASI NEDENİYLE 27.10.2026 (BU GECE) SAAT 02.30’A KADAR GÜLLÜK VE KIYIKIŞLACIK MAHALLESİNDE SU KESİNTİSİ YAŞANABİLİR.
Sabah MUSKİ’nin arıza hattını aradığımızda yalnızca, Marmaris, Seydikemer ve Bodrum’u tuşlayın diyor. Milas seçeneği yok! Yetkili kimseye ulaşamadım. Borç ve fatura bilgilerim SMS ile gelirken, niye duyuruları alamıyorum. Akşamüzeri 185’i arayıp müşteri temsilcisi ile görüşebildim. Bu yazıda değineceğim birçok konuyu, yetkililere ileteceğini, kayıt alındığını düşünerek ona söyledim. Meğer abone listesi güncellendiği ve benim telefon numaram boşa düştüğü için (Nasıl oluyorsa?), son su kesintisi ve arızanın ne zaman giderileceğine ilişkin duyurular bana gelmemiş. Peki yoğun yağış nedeniyle çalışmalara ara verildiği için mi suyun verilme zamanı 12 saat ileriye atıldı diye sordum. Bilemiyorum dedi. Son duyuru suların 2.30’da geleceğini bildiriyor. Müşteri temsilcisine de söylediğim gibi; suların bildirilen saatten çok sonra geleceğine adım gibi eminim. Niye? Çünkü, borularda hava vardı, boruların ve depoların dolması, yüksekteki konutlara suların ulaşması zaman alıyor bahaneleriyle, bizim sularımız hep söylenenden saatler sonra geliyor.
Yanmaktan korkan ateşten gömleği giymesin
Muhalefet partilerinin elindeki belediyelerinin işi zor biliyoruz. Son bir yıl içinde tutuklamalar, davalar, istifalar, parti değiştirmeler aldı başını gidiyor. Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın istifasından 2 gün sonra, Milas Belediyesine operasyon düzenlenerek, Belediye Başkanı Feyzi Topuz ve birçok bürokrat tutuklandı. Haksız hukuksuz uygulamalara da yolsuzluklara da karşıyım. Böyle bir dönemden geçerken, belediyenin kurumlarını ve belediye başkanlarını eleştiremeyecek miyiz?
Bir gazeteci ve demokratik kitle örgütlerinde yöneticilik yapmış biri olarak, siyasette ve kurumlarda yöneticilerin, özellikle de kadınların ne denli yıpratıldığını, bel altı yumruklandığını, arkadan bıçaklandığını bilirim. Şimdilerde partisinden istifa edip, bağımsız kalacağını belirten Ahmet Aras’ın eşi Menteşe Belediye Başkanı Gonca Aras’ın Yeni Parti’ye geçmesi üzerine, çiftin arasının bozuk olduğu ve boşanacakları dedikodusunu CHP’li ya da Yeni Partili birilerinin yapması; Milas Belediyesi’ne yapılan operasyonun, Ahmet Aras’a gözdağı verme amaçlı olduğu söylentisi kime yarar, kime zarar verir?
Benim açımdan toplumun, ülkemin ve de insanlığın yararı önemli ve önceliklidir. Özetle; birilerinin hoşuna gitsin, birilerini rahatsız etsin diye de haber yapıp, yazı yazmam; doğru bildiğim yoldan şaşmam; yalan yanlış bilgi vermekten, yaymaktan sakınırım. Yargı, hukuk sistemi bir yana; kendi vicdanıma hesap verebilmek önemli ve önceliklidir. Alnı ak, vicdanı temiz olan rahatsız olmasın, korkmasın.

