Milas’ta yükselen binalar mı, yoksa büyüyen risk mi?
Milas büyüyor…
Yeni mahalleler kuruluyor, yüksek katlı binalar yükseliyor, vinçler gökyüzünü deliyor.
Dışarıdan bakınca bir gelişim hikayesi yazılıyor gibi…
Ama asıl soru şu;
Gerçekten gelişiyor muyuz, yoksa sadece yükseliyor muyuz?
Çünkü bu şehirde artık herkesin içten içe bildiği ama yüksek sesle söylemeye çekindiği bir gerçek var.
Zemin başka şey söylüyor, biz başka şey yapıyoruz.
Bugün Milas’ta birçok projede zemin etüdü yapılıyor. Raporlar hazırlanıyor, imzalar atılıyor, dosyalar kapanıyor…
Ama o raporlar ne kadar projeye yansıyor?
İşte mesele tam da burada başlıyor.
Olması gereken şudur;
Zemin ne diyorsa, bina ona göre yapılır.
Ama bizde çoğu zaman şu oluyor.
Yapılmak istenen bina baştan belli, zemin sonradan ona uyduruluyor.
Özellikle ova bölgelerinde…
Özellikle Cumhuriyet Mahallesi gibi alanlarda…
Yüksek katlı binalar yükseliyor ama altındaki zemin o yükü taşımaya ne kadar hazır, kim gerçekten sorguluyor?
Daha acı bir gerçek daha var. İnşaat sektörü, olması gerektiği gibi bir “sorumluluk mesleği” olarak değil, çoğu zaman “ticari fırsat alanı” olarak görülüyor.
Bugün sahada;
Teknik bilgisi sınırlı,
Mühendisliği sadece imza olarak gören,
Sermayesi olan ama sorumluluğu olmayan kişiler “müteahhit” kimliğiyle insanlara ev satıyor.
Oysa sattıkları şey bir daire değil…
Bir ailenin hayatı.
Deprem gerçeği bu ülkenin kaderi değil, gerçeğidir.
Ve bu gerçeğe rağmen;
Modern teknolojileri konuşmayan, sorgulamayan, uygulamayan bir sektörün bahanesi olamaz.
Bugün dünyada;
Tünel kalıp sistemleriyle daha sağlam ve hatasız yapılar inşa ediliyor
Deprem enerjisini dengeleyen sismik izolatörler kullanılıyor
Zemin iyileştirme teknikleri standart hale geliyor.
Biz hala neyi tartışıyoruz?
“Maliyeti biraz düşürelim” mi? Ya da kar marjını daha yukarı çekebilir miyiz?
Unutmayalım.!!
Deprem öldürmez.
İhmal öldürür.
Bilgisizlik öldürür.
Açgözlülük öldürür.
Artık Milas’ta yeni bir anlayışın hakim kılınması gerekiyor.
Zemin ne diyorsa o yapılacak
Yüksek kat, her yere yapılmayacak.
Denetim gerçekten denetim olacak.
Müteahhitlik, herkesin yapabileceği bir iş olmaktan çıkacak
Modern inşaat teknolojileri “lüks” değil, standart olacak. Ve en önemlisi;
Vatandaş aldığı evin sadece manzarasını değil, temelini de sorgulayacak.
Çünkü mesele beton değil…
Mesele şu;
Biz bu şehirde insanları yaşatmak mı istiyoruz, yoksa sadece bina mı satmak?
Bugün atılan her yanlış temel, yarının enkazına dönüşebilir.
Ama bugün atılacak doğru adımlar, geleceğin güvenli şehirlerini kurar.
Tabi burada verilen ruhsatlardan, denetim firmalarına ilgili tüm kurum ve kuruşlar sorumluluklarını vicdani, etik değerlere ve bilimsel verilere dayanarak yerine getirmeli.
Bu şehirde artık beton değil, vicdan dökülmeli temellere.

