1/3
Sözlükler, Farsçadan Türkçeye geçen bu kelimenin üzüntü, hastalık, ağrı, sorun, kaygı, tasa, sıkıntı, gam, keder, illet, baba ve ur anlamına geldiğini veya onların yerine kullanıldığını söylüyor.
Dert; geçmişte “derdim bana derman imiş” veya “vuslat aşkı öldürür” sözleriyle karşımıza çıkan bir kültürde derman, ilaç, çare, deva, şifa, kavuşma, mutluluk gibi karşıtlarının anlamlarını da yüklenebilen bir semboller ve mecazlar dünyasıdır.
Dert; Türk kültüründe türküden şarkıya, şiirden masala, halıdan kilime, oyadan işlengiye, çömlekten çiniye, oymadan sedefe sanatın her türüne yansıyan Nesimî’nin “bir acayip derde düştüm” veya bir dönemin diller pelesengi şarkısının “dertleri zevk edindim bende neşe ne arar” dediği aşkın, hüznün, melalin, efkârın, acının, sitemin, mutsuzluğun gizli dilidir.
Dert; Eyüp Peygamberin her türlü illete “dert değil” deyip tahammül gösterdiği, Mevlana’nın “derdimi dinledim derdimden iğrendim/onun derdini gördüm derdime imrendim” diye şükrettiği, ataların “Allah sevdiğine dert verir” diyerek tevekkül gösterdiği “dert, çekene göredir” denilen ve bazen de “çekemem bu derdi bölek seninle” diye boş kâğıt verilen bir sabır sınavıdır.
Dert; Yunus Emre’nin “benim adım dertli dolap/suyum akar yalap yalap/böyle emreylemiş Çalap/derdim vardır inilerim”, Fuzuli’nin “aşk derdiyle hoşem el çek ilacımdan tabib/kılma derman kim helâkım zehri dermanındadır” veya Niyazi-i Mısri’nin “derman arardım derdime derdim bana derman imiş” dediği ilahi aşkın mecazî anlatımıdır.
Dert; Hatayi’nin “güzel pirim bir dert vermiş çekerim/bir derdim var bin dermana değişmem” diye sevindiği, Mevlana’nın Şems’ten, Kaygusuz’un Abdal Musa’dan, Fatih’in Ak Şemseddin’den talep ettiği aşkı, -Fuzuli’nin “aşk imiş her ne var âlemde” dediği gibi- aklın önüne koyan mistik bir arayıştır.
Dert; Fuzuli’nin “derd çok hem-derd yok düşman kavî tâli’ zebun”, Pir Sultan Abdal’ın “derdim çoktur hangisine yanayım”, Mustafa Sağyaşar’ın “dertliyim ruhuma hicranımı sardım da yine”, Sezen Aksu’nun “nolur sormasınlar bana/nolur söyletmesinler derdimi”, Sivas türküsünün “derdim bin bir iken bin beş yüz oldu” veya Athena’nın “bir iki dert dert üstünde dert/bir iki dert dert üstüme dert” dediği gibi acıların toplamıdır.
(Devamı var)

