Hiç kuşkusuz, yürüdüğümüz artistik yolu kıskançlıkla savunmak, samimiyetle ürettiğimiz işlere ve bize asgari saygı gösterilmesini beklemek hakkımız.
Ama doğa üstü güçlerimiz yok, dünyayı da kurtarmıyoruz.
Tıpkı bir taş ustası gibi, marangoz, doktor gibi,
her gün yeni bir şey öğrenerek bildiğimizi daha iyi yapabilmek için çaba harcıyoruz.
Birileri işlerimizi beğenip seviyor diye kendimizi “yeterinden fazla” önemsememeliyiz.
Yapıtlarımızın önüne geçmemeli, onlara aşık da olmamalıyız.
Ne yaptığımızı bilmemize, yaptığımıza inanmamıza karşın, değerlendirmesini yaşadığımız sürece izleyiciye, okuyucuya, sonrasını ise tarihe bırakmalıyız.

