Mehmet Nergiz
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Çizginin gücüne adanmış bir ömür

Çizginin gücüne adanmış bir ömür

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Mehmet Nergiz yazdı

ÇİZDİKÇE’nin bu haftaki konuğu, karikatür sanatına ömrünü adamış, ulusal ve uluslararası başarılarıyla adından söz ettiren usta karikatürist Abdülkadir Uslu oldu. Yarım asra yaklaşan sanat yolculuğunda çizgiyi yalnızca güldürmek için değil, düşündürmek, eleştirmek ve topluma ayna tutmak için kullanan Uslu; karikatürün geçmişini, bugününü ve geleceğini tüm samimiyetiyle anlattı.

– Öncelikle sizi kısaca tanıyabilir miyiz?

1962 yılında Denizli’nin Kızılcabölük beldesinde dünyaya gelen Abdülkadir Uslu, Hacettepe Üniversitesi Gıda Mühendisliği’nin ardından Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesi Yönetim ve Organizasyon Bölümü’nü tamamladı. Karikatürle tanışması ise ilkokul yıllarında gazetelerde gördüğü çizimleri taklit etmeye çalışmasıyla başladı. Ancak bunun bir sanat dalı olduğunu lise yıllarında, Nazilli Öğretmen Lisesi’nde sıra arkadaşı Kamil Özveriç sayesinde öğrendi.

Yerel gazetelerde başlayan ilk çalışmalar, kısa sürede Türkiye’nin birçok gazete ve mizah dergisine uzandı.

– Sanatla ilk bağınız nasıl kuruldu?

“Okumayı, yazmayı ve çizmeyi her zaman çok sevdim” diyen Uslu, kendisini “okullu değil, alaylı” olarak tanımlıyor.

Anadolu’da yaşamasına rağmen dönemin usta karikatüristleri Semih Balcıoğlu, Oğuz Aral, Raşit Yakalı ve Eflatun Nuri gibi isimlerin genç çizerlere ayırdığı sayfalar sayesinde adeta mektupla eğitim aldıklarını anlatıyor.

“Bir dönem her gün üç karikatür çizmeden uyumazdım” diyen sanatçı, ilk karikatürünün 1978 yılında Yeni Asır Gazetesi’nde yayımlandığını ve bunun kendisi için önemli bir dönüm noktası olduğunu söylüyor.

Sonraki yıllarda Yeni Asır, Türkiye Gazetesi, Yeni Çağ, Taka, Karadeniz, Güney Haber ve çok sayıda yerel gazetede düzenli karikatürler hazırlayan Uslu; sergiler açtı, konferanslar verdi, karikatür üzerine makaleler yazdı, eğitim çalışmaları yürüttü.

Denizli’de yayımlanan Tebessüm Mizah Dergisinin kuruluşunda yer aldı, yazı işleri müdürlüğü yaptı, yerel televizyonlarda “Karikatür Okulu” programı hazırladı, karikatür kursları düzenledi.

Bugüne kadar altı kişisel sergi açan Uslu’nun ulusal ve uluslararası yarışmalarda 19 ödülü bulunuyor. Aynı zamanda şiir, öykü ve araştırma alanlarında yayımlanmış 16 kitabı ve kısa öykü dalında 15 ödülü var.

– Karikatür üretmeye sizi iten en önemli duygu neydi?

Abdulkadir Uslu’ya göre karikatür yalnızca çizmek değil, düşünmek demek.

“Karikatürün eleştirel yapısı, sorunlara dikkat çekmesi ve çözümü içinde barındırması beni etkiledi” diyen Uslu, Anadolu’daki genç çizerlerin birbirlerini motive ederek üretmeye devam ettiklerini ifade ediyor.

“O yıllarda birbirimizi yarışmalara katılmaya teşvik ettik, ortak sergiler açtık. Aslında bizi üretmeye iten yine biz olduk.”

– Sizi en çok anlatan eseriniz hangisi?

Bu soruya tek bir eserle cevap vermenin mümkün olmadığını belirten sanatçı, yüzlerce karikatür çizdiğini hatırlatıyor.

Siyasi yayınlarda da çalıştığını ancak hiçbir zaman tarafgir olmadığını vurgulayan Uslu, karikatürde her zaman eğitic

i ve eleştirel yönü öne çıkardığını söylüyor.

Ancak kendisini en mutlu eden iki çalışmayı özellikle vurguluyor:

“Denizli’de Tebessüm Mizah Dergisi’ni yayımlamak ve televizyonda Karikatür Okulu programını hazırlamak.”

– Ege kültürü ve yöresel unsurlar çizgilerinize nasıl yansıyor? Turhan Selçuk Karikatür Yarışması hakkında ne düşünüyorsunuz?

Yaşanılan coğrafyanın sanatçı üzerinde mutlaka iz bıraktığını söyleyen Uslu, yerel kültürün aslında evrenselin küçük bir parçası olduğunu düşünüyor.

Turhan Selçuk Karikatür Yarışması’nın yaşatılmasının çok önemli olduğunu belirten sanatçı, yarışmaların karikatür sanatının geniş kitlelere ulaşmasında önemli rol oynadığını ifade ediyor.

“Yarışmalar sonunda açılan sergiler ve yayımlanan albümler karikatürü halkla buluşturuyor. Aynı zamanda sanatçıya verilen değeri de gösteriyor.”

Uzun yıllar Uluslararası Amasya Karikatür Yarışması’nda jüri üyeliği yapan Uslu, halen Uluslararası Muğla ve Uluslararası Denizli Karikatür Yarışmalarında jüri üyeliğini sürdürüyor.

– Günümüzde sanat üretmek nasıl bir mücadele?

“Türkiye’de özellikle taşrada sanat üretmek kolay değil” diyen Uslu, sanatın ekonomik karşılığının sınırlı olduğunu ancak insana kattığı değerin ölçülemeyeceğini söylüyor.

Sanatla uğraşan insanların gözlem gücünün, sorgulama becerisinin ve çözüm üretme yeteneğinin geliştiğini belirten Uslu’ya göre sanat, insanın mesleğinde de yaşamında da farklılaşmasını sağlayan önemli bir güç.

– Sanatçı ile toplum arasındaki ilişki nasıl olmalı?

“Sanatçı toplumdan ayrı düşünülemez” diyen Abdulkadir Uslu, karikatürcünün toplumun sorunlarıyla dertlenmesi gerektiğini şu sözlerle ifade ediyor:

“Toplum sorunlarıyla dertlenmek bir karikatürcünün kaderidir.”

– Yeni projeleriniz var mı?

Son yıllarda yayın alanlarının daralması ve özgür üretim imkânlarının azalması nedeniyle karikatüre biraz ara

 verdiğini söyleyen Uslu, edebiyat çalışmalarına ağırlık verdiğini ifade ediyor.

Ancak en büyük hayalinin yıllardır biriktirdiği arşivini yeniden gözden geçirerek kapsamlı bir karikatür albümü hazırlamak olduğunu da sözlerine ekliyor.

Röportajın sonunda ise şu anlamlı cümleyi kuruyor:

“Bu güzel sohbet ve yaptığınız değerli çalışma için yürekten teşekkür ediyorum.”

Abdulkadir Uslu ile yaptığımız sohbetten geriye yalnızca başarılı bir sanatçının hayat hikâyesi değil; çizginin, mizahın ve düşüncenin toplum için ne kadar güçlü bir ifade dili olduğunu bir kez daha hatırlatan değerli bir bakış açısı kaldı. ÇİZDİKÇE, gelecek hafta yine sanatın farklı bir penceresinden yeni bir isimle buluşmaya devam edecek.

Çizginin gücüne adanmış bir ömür