Karikatürist Mehmet Nergiz’in Sorularını Akademisyen ve Sanatçı Ozan Soydan Yanıtladı
Uluslararası Turhan Selçuk Karikatür Yarışması’na Milas’ta farkındalık oluşturmak, karikatür sanatını daha geniş kitlelere tanıtmak ve sanatçıların düşüncelerini kamuoyuyla buluşturmak amacıyla Karikatürist Mehmet Nergiz’in gerçekleştirdiği söyleşi dizisinin bu bölümünde konuğu akademisyen ve sanatçı Ozan Soydan oldu. Mühendislikten sanata uzanan ilham verici yolculuğunu anlatan Soydan, sanat anlayışını, üretim süreçlerini ve yeni projelerini paylaştı.

Sizi kısaca tanıyabilir miyiz?
İnşaat mühendisliği eğitimi aldıktan sonra uzun yıllar farklı şantiyelerde çalıştım. Daha sonra Animasyon Bölümü’nü bitirdim ve Sanat ve Tasarım Ana Sanat Dalı’nda yüksek lisans yaptım. Bugün bir üniversitede akademisyen olarak görev yapıyorum. Karikatür, illüstrasyon, tasarım ile iki ve üç boyutlu animasyon alanlarında üretmeye devam ediyorum.
Sanatla ilk bağınız ne zaman ve nasıl kuruldu?
Çocukluğumdan beri çizim yapıyordum. Mizah dergileri, karikatür albümleri ve animasyon filmleri her zaman ilgimi çekmiştir. Mühendislik yıllarında çizgiye olan ilgim biraz geri planda kaldı. Daha sonra mesleğimi bırakarak ikinci kez üniversite okudum ve animasyon eğitimi aldım. O noktadan sonra kendimi tamamen sanata adamış oldum.

Bu alanda üretmeye sizi iten şey neydi? Bir kırılma anı ya da ilham kaynağı var mıydı?
Benim için en önemli kırılma noktası, Karikatürcüler Derneği İzmir Temsilciliği’nin düzenlediği karikatür kursuna katılmam oldu. Kursa başladığım dönemde lisans eğitimim bitmek üzereydi. Bir yandan karikatür çiziyor, diğer yandan çalışıyordum. Bir süre sonra bu alanda daha başarılı olabilmek için çizgi film bölümünü okumaya karar verdim. Yetenek sınavını kazanmış olmam ise meslek değiştirmeme neden olan en önemli dönüm noktalarından biri oldu.
Bugüne kadar ortaya koyduğunuz eserler içinde sizi en çok yansıtan çalışmalar hangileri oldu?
Geçmiş ile günümüz sanatını farklı anlatım araçlarıyla birleştirerek yeni ve modern eserler üretmeyi kendime misyon edindim. Bu anlayışla ortaya koyduğum tüm çalışmalar beni yansıtıyor. Örneğin minyatür ekolüne sadık bir kompozisyonun içerisine, dönemin çok ötesini temsil eden bir sembol yerleştirmek sıkça başvurduğum anlatım biçimlerinden biridir.

Eserlerinizde Türkiye’den izlenimler bulunuyor mu? Uluslararası Turhan Selçuk Karikatür Yarışması hakkında neler düşünüyorsunuz?
Elbette bulunuyor. Yaşadığımız coğrafya, gündelik yaşam, kültürümüz ve insan ilişkileri ister istemez eserlerimize yansıyor. Evrensel bir dil kurmaya çalışırken yerel gözlemlerden beslenmenin çok önemli olduğuna inanıyorum.
Turhan Selçuk ise Türk karikatür sanatının en önemli isimlerinden biridir. Onun adını taşıyan uluslararası bir yarışmanın düzenlenmesi son derece kıymetli. Bu yarışmanın yeni çizerleri teşvik ederek uluslararası niteliğini korumasını ve her geçen yıl daha da büyümesini diliyorum.

Bugün sanatla uğraşmak sizce nasıl bir deneyim? İmkânlar, ilgi ve çevre açısından değerlendirir misiniz?
Teknolojinin gelişmesi sayesinde üretim yapmak geçmişe göre daha kolay hale geldi. Ancak görünür olmak da aynı ölçüde zorlaştı. Her gün çok fazla içerik üretiliyor ve bu içeriklerin izleyici tarafından anlaşılabilir olması gerekiyor. Anlaşılması güç içeriklerin çoğalması, sanatın değerini olumsuz etkileyebilir. Önümüzdeki dönemde yeni teknolojilerle birlikte çok farklı anlatım biçimlerinin ve yeni sanat anlayışlarının ortaya çıkacağını düşünüyorum.
Sizce bir sanatçının toplumla ilişkisi nasıl olmalı?
Sanatçı toplumdan kopuk yaşamamalı. Sürekli gözlem yapmalı, sorgulamalı ve gerektiğinde eleştirebilmelidir. Bunu yaparken didaktik bir dil yerine paylaşımcı ve düşündürücü bir yaklaşımı daha değerli buluyorum. Örneğin açtığım karikatür sergisinde, eserlerin ne anlattığını açıklayan bir kılavuz panel hazırlamıştım. Ziyaretçilerden bu uygulama hakkında oldukça olumlu geri dönüşler aldım.

Son olarak, üzerinde çalıştığınız yeni projelerden bahseder misiniz?
Mühendis kökenli bir sanatçı olduğum için disiplinler arası çalışmalar üretmeyi seviyorum. Animasyonlarımı bazen klasik el çizimi (cel animasyon) tekniğiyle, bazen de üç boyutlu tasarım programlarında gerçekçi dokular oluşturarak hazırlıyorum. Bu çalışmalar zaman zaman oyuncak tasarımına da dönüşebiliyor.
Şu anda üzerinde çalıştığım iki animasyon projesi, iki oyun metni ve bir çizgi roman çalışmam bulunuyor. Bunların yanı sıra karikatür üretmeye de aralıksız devam ediyorum.

