Mehmet Nergiz
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. BİR KARİKATÜR, BİN DUYGU: SEYRAN CAFERLİ’NİN SANAT YOLCULUĞU

BİR KARİKATÜR, BİN DUYGU: SEYRAN CAFERLİ’NİN SANAT YOLCULUĞU

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Seyran Caferli, 8 Mart 1966’da Azerbaycan’ın İmişli şehrinde dünyaya geldi. Karikatüre olan ilgisi çocukluk yıllarında başladı ve 1982’de ilk karikatürü “Kirpi” mizah dergisinde yayımlandı. O günden sonra durmak bilmeden çizdi, uluslararası yarışmalarda 170’in üzerinde ödül kazandı ve eserleri müze ve özel koleksiyonlarda yer aldı. Sadece bir karikatürcü değil, aynı zamanda Azerbaycan’daki ilk Karikatürcüler Birliği’ni kuran ve pek çok uluslararası organizasyonda jüri üyeliği yapan bir sanat insanı. Seyran Caferli, hem eserleriyle hem de sanata olan tutkusu ve paylaşımıyla tanınıyor. Biz de Milas Çizgi Gazetesi olarak Seyran Caferli’nin sanat yolculuğunu konuştuk.

-Sizi kısaca tanıyabilir miyiz?

8 Mart 1966 yılında Azerbaycan’ın İmişli şehrinde doğdum. İlk karikatürü 1982 yılında ‘Kirpi’ mizah dergisinde yayınlandı. 1992 yılında Gazetecilik Sanat Enstitüsü’nden mezun oldum. 2002 yılında Azerbaycan’da ilk Karikatürcüler Birliği’ni kurdum ve 6 yıl birliğin başkan olarak çalıştım. Azerbaycan karikatür tarihinde ilk Uluslararası ‘Molla Nasreddin’ Karikatür Yarışması’nı ve Uluslararası ‘Kara Kedi’ karikatür yarışmasını düzenledim, organizatörlüğünü yaptım. 2001 yılından itibaren uluslararası karikatür yarışmalarına katıldım ve 10 yıl içerisinde birçoğu Grand Prix, Altın, Gümüş, Bronz olmak üzere 170’ten fazla uluslararası ödül kazandım. Karikatürlerim 900’ün üzerinde uluslararası yarışma kitabı, albüm ve kataloglarında yer aldı. Eserlerim birçok müze ve özel koleksiyonlarda bulunuyor. 55’ten fazla uluslararası karikatür yarışmasında jüri üyesi olarak çalıştım. Birçok uluslararası karikatür festivaline davet edildim. İki kez Yılın Karikatürcüsü seçildim.  Uzun süre Azerbaycan’da günlük yenilenen ilk (CNC) Uluslararası Karikatür Haber Merkezi’nin (www.cartooncenter.net) kurucusu oldum. ‘Karikatura’ mizah ve karikatür dergisinin sahibi ve baş editörüyüm. Azerbaycan Ekonomi Üniversitesi’nde çalışıyorum. Karikatür sanatını serbest olarak devam ettirmekteyim.

Evli, İbrahim adında bir oğul babasıyım.

-Sanatla ilk bağınız ne zaman ve nasıl kuruldu?

1980’li yıllarda Azerbaycan’ın ‘Kirpi’ mizah dergisi tesadüfen elime ulaştı. Dergide çizilmiş karikatürler çok hoşuma gitti. Sanki beni etkiledi. “Ben de böyle çizebilirim” diye düşündüm. O zamana kadar çocukluğumda resim çiziyordum. Karikatür dergisini görünce “Ben de bir karikatürcü olacağım” diye düşündüm ve böylece 1982 yılında ilk karikatürüm ‘Kirpi’ dergisinde yer aldı. Artık derginin her sayısında yayınlamaya başladım. Ressamlık eğitimi almasam da bu yolda kendim kendimin öğretmeni oldum. Kısa bir zamanda ise ‘Kirpi’ dergisine davet alıp çalışmamı uzun süre dergide karikatürcü olarak devam ettirdim.

-Bu alanda üretmeye sizi iten şey neydi? Bir kırılma anı veya ilham kaynağı var mıydı?

Aslında ilham kaynağım Allah’ın bana verdiği his ve duygularım idi. Burcum Balık olduğundan bu hisler sayesinde etrafımda yaşanan olaylara karikatür penceresinden bakardım. Kendim kendimi karikatür ustası olarak yetiştirdim. Kısa bir zamanda ise imzam dünya karikatür camiasında tanınmaya başladı. Karikatür benim için ruhumun bir zevki gibidir.

-Bugüne kadar ortaya koyduğunuz eserler içinde sizi en çok yansıtan neler oldu?

Ben farklı konularda karikatür çizerim: siyasal, insan hakları, sosyal, çevre, aile konularında. Ama en çok beni yansıtan, insanların hayatlarındaki sıkıntılar ve sosyal problemleridir. Çünkü ben de bu yaşamın içinde ömür sürdürmekteyim. İnsan haklarına dünyada yapılan haksızlıklardan her zaman rahatsız olurum.

-Eserlerinizde Milas’tan, Ege’den, yöresel unsurlardan izler bulunuyor mu? Ve Turhan Selçuk Karikatür Yarışması hakkında düşünceleriniz nelerdir?

Zaten eserlerimde Türkiye’deki yöresel unsurların izleri de hissediliyor. Belki de bu, iki devletin bir millet olmamızdan ve ortak hayat yaşamamızdan kaynaklanıyor. Turhan Selçuk yarışmasına gelince, uluslararası karikatür dünyasında yeri olan bir yarışma. Değerli rahmetlik karikatür hocamız Turhan Selçuk’un karikatürlerini de defalarca seve seve izlemişimdir. Ayrıca, ödüllerim sırasında 2019 yılında 9. Turhan Selçuk Uluslararası Karikatür Yarışması’nda, Cumhuriyet Gazetesi’nin verdiği özel ödül de bulunmaktadır.

-Bugün sanatla uğraşmak sizce nasıl bir deneyim? İmkânlar, ilgi ve çevre açısından değerlendirir misiniz?

Maalesef bugün sadece Azerbaycan’da değil, karikatür dünyasında da sanatçılar zor durumda yaşamaktadır. Ekonomik kriz nedeniyle sanatla para kazanmak neredeyse imkânsız hâle gelmiş, öte yandan yapay zekâ tarafından orijinal karikatürler de değersizleşmektedir. Karikatür yarışmalarında da profesyonellikten uzak olan, çoğu zaman amatör olarak bir-iki karikatür çizmiş kişilerin jüri üyesi seçilmesi ayrı bir sorundur.

-Sizce bir sanatçının toplumla ilişkisi nasıl olmalı?

Zaten bu sanat, toplum için olan bir sanattır. Topluma durumu, problemleri anlatır, dikkat edilmesi gereken konuları gösterir. Maalesef günümüzde toplumu, sadece karikatür sanatı değil, tüm sanata ve yaşama olan ilgisizlik nedeniyle, insanlar sanat yerine daha çok para kazanmayı düşünmektedir.

-Son olarak, şu anda üzerinde çalıştığınız yeni bir proje veya paylaşmak istediğiniz bir gelişme var mı?

Evet. Yakın aylarda yeni bir uluslararası karikatür yarışması düzenlemeyi ve özel bir karikatür sergimi açmayı düşünüyorum.

Son olarak size, Milas Çizgi Gazetesi’ne ve tüm ekibinize sanata ve sanatçılara verdiğiniz değerden dolayı candan teşekkür eder, sevgi ve saygılarımı sunarım.

BİR KARİKATÜR, BİN DUYGU: SEYRAN CAFERLİ’NİN SANAT YOLCULUĞU
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter


Notice: ob_end_flush(): Failed to send buffer of zlib output compression (1) in /home/milasciz/public_html/wp-includes/functions.php on line 5481