Mehmet Nergiz
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. “Okumak ve Yazmak, İnsana Yaşıyor Olduğunun Bilincini Kazandırıyor”

“Okumak ve Yazmak, İnsana Yaşıyor Olduğunun Bilincini Kazandırıyor”

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Muzaffer Kale: “Sanat, Dünyayı Eleştirel Bir Gözle Görme Biçimidir”

Milas’ın yetiştirdiği önemli edebiyat insanlarından biri olan şair ve yazar Muzaffer Kale, şiir ve öyküleriyle yalnızca edebiyat dünyasında değil, yaşadığı coğrafyanın kültürel belleğinde de derin izler bırakan isimlerden biri. Sait Faik Hikâye Armağanı ve Ceyhun Atuf Kansu Şiir Ödülü başta olmak üzere birçok saygın ödüle değer görülen Kale, üretimini yaşamın, okumanın ve insanı anlamaya yönelik bitmeyen arayışın doğal bir sonucu olarak görüyor. Çizgi Gazetesi’ne konuşan Muzaffer Kale, çocukluk yıllarından yazma serüvenine, Milas’ın eserlerindeki yerine ve sanatın toplumsal sorumluluğuna kadar birçok konuda dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.

  1. Sizi kısaca tanıyabilir miyiz?

1957 doğumluyum. Çocukluğum Bodrum Bahçeyakası Köyü’nde geçti. İlkokulu Milas Sakarya İlkokulu’nda, ardından Milas Merkez Ortaokulu ve Milas Lisesi’nde okudum. Dicle Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nü bitirdikten sonra çeşitli illerde ve okullarda öğretmenlik yaptım. Şimdi yine doğduğum evde, Bodrum Bahçeyakası’nda yaşıyorum.

Aldığım ödüllerden bazıları şunlar: 2010 Sunullah Arısoy Şiir Ödülü, 2015 yılında Güneş Sepeti adlı öykü kitabımla Sait Faik Hikâye Armağanı ve 2025 yılında Günün Yeri Boş Kalır kitabımla Ceyhun Atuf Kansu Şiir Ödülü.

  1. Sanatla ilk bağınız ne zaman ve nasıl kuruldu?

Bunu tam olarak bilemiyorum. Özel bir teşebbüsüm olduğunu söyleyemem. Yazının, müziğin ve resmin içinde buldum kendimi.

Milas Merkez Ortaokulu’nun o zamanki şartlar içinde çok güzel bir kütüphanesi vardı. Bir de kütüphane memuru Sadık Abi… Okulun diğer bölümlerine göre çok daha iç açıcı ve anlamlıydı o kütüphane. Çünkü penceresi bütün dünyaya açılıyordu. Siz de oradan bütün dünyayı, bütün zamanları görebiliyordunuz.

Buna benzer bir yer daha vardı Milas’ta. Okul dışında da sık sık giderdim. Parkın yanında, o zamanki evlendirme dairesinin arkasında bulunan Milas İlçe Kütüphanesi… Çocuk parkının hemen yanındaydı. Rüzgâr estiğinde salıncaklar gıcırdardı…

  1. Bu alanda üretmeye sizi iten şey neydi? Bir kırılma anı ya da ilham kaynağı var mıydı?

Hayat ilham kaynağı işte…

Kırılma anı, hayata gelişle ilgili. Hiçbir şey göründüğü gibi değil; bunu fark ediyorsunuz.

Okumakla yazmak da birbirinin içinden çıkan iki enerji. Okuya okuya bir bakıyorsunuz ki yazmaya geçmişsiniz.

Okumak ve yazmak, insana yaşıyor olduğunun bilincini kazandırıyor. Artık rastlantılarla değil, verdiğiniz kararlarla hayatınızı sürdürüyorsunuz. Kendinizi bir başkasını izler gibi izleyebiliyor, bir başkasını eleştirir gibi eleştirebiliyorsunuz. Gözünüzde kendiniz netleşirken çevreniz ve yaşadığınız dünya da netleşiyor; yaşamanın anlamını yakalıyorsunuz.

  1. Bugüne kadar ortaya koyduğunuz eserler içinde sizi en çok yansıtan hangileri oldu?

“En çok” diye bir şey yok.

Sonuçta siz yazıdaki olayın kahramanı değilsiniz; yapıtın yazarısınız. Sizden kahramana ya da metne bir şeyler sızabilir elbette. Ancak yazma sürecinde o dönüşür, sizinle olan bağını koparır ve artık ilgili kişiye, o metne ait bir şeye dönüşür.

  1. Eserlerinizde Milas’tan, Ege’den ya da yöresel unsurlardan izler bulunuyor mu? Turhan Selçuk Karikatür Yarışması hakkında düşünceleriniz nelerdir?

Şiirlerimde ve öykülerimde Milas’tan ve Ege’den dünya kadar şey vardır. Ancak onlar artık ortak bir mekân olmaktan çıkmış, kurgunun özel mekânına dönüşmüş, yeni bir biçim almışlardır.

Turhan Selçuk Karikatür Yarışması’nda derece alan yapıtları görmüş biri olarak şunu rahatlıkla söyleyebilirim: Bu yarışmaya ev sahipliği yapmak, binlerce yıllık tarihi olan Milas’ın dünyaya eleştirel bir bakışla bakabilme yeteneğinin güçlü bir ifadesidir. Milas, bu yeteneğe sahip olduğunu göstermeye ve bunu sürdürmeye devam etmelidir.

  1. Bugün sanatla uğraşmak sizce nasıl bir deneyim? İmkânlar, ilgi ve çevre açısından değerlendirir misiniz?

Bunun bir deneyim olduğunu hiç düşünmedim.

Bir yaşama biçiminiz vardır ve öyle yaşarsınız. Dünyada olup biten her şeyden haberiniz olsun istersiniz. Dünyanın insanca yaşanacak bir yer olması için gerekli olan dizenin ve cümlenin, dokunabileceğiniz kadar size yakın olduğunun farkındasınızdır.

İmkânlar, ilgi ve çevre ise beni hiçbir zaman ilgilendirmedi.

  1. Sizce bir sanatçının toplumla ilişkisi nasıl olmalı?

Eleştirel olmalıdır.

  1. Son olarak, şu anda üzerinde çalıştığınız yeni bir proje ya da paylaşmak istediğiniz bir gelişme var mı?

Evet… Yeni kitaplar ve önceki eserlerimin yeni baskılarına yönelik çalışmalarım var.

Yaşadıkça yazılacak olanlar çoğalıyor.

“Okumak ve Yazmak, İnsana Yaşıyor Olduğunun Bilincini Kazandırıyor”