Gülçin Erşen
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. BU KADAR ZENGİN BİR ÜLKEDE NİYE YOKSULLUK VAR?

BU KADAR ZENGİN BİR ÜLKEDE NİYE YOKSULLUK VAR?

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

İzmir’de gazetecilik yaptığım bir dönemde (1999 Nisan) bizim dinsel bayramlarımızdan biri ile Hristiyanların paskalyası çakışmıştı ve ben İtalya’ya gitmiştim. Dönüşte İtalya tatilim ile ilgili 4 günlük bir yazı dizisi çalıştığım gazetede yayımlandı. Daha o dönemde İtalya’daki asgari ücret ile Türkiye’de ortalamanın üstü bir aylık gelir aynı seviyedeydi. İtalya’nın yalnızca turizmden elde ettiği gelir, Türkiye’nin neredeyse toplam dış gelirine eşitti.

Bu bağlamda, toprak üzerinde ve altında binlerce yıllık tarihsel yapıtlara sahip Milas ilçesi ile ilgili bir yazı dikkatimi çekti. Milas hem kent merkezinde hem çevresinde pekçok keşfedilmiş ve keşfedilmemiş tarihsel esere sahip. Yaklaşık 10 yıl önce çarşıda Kabaçam fırınının önündeki cadde kazıldığında, çok değerli bir mozaik ortaya çıkarılmış, üzeri kumlarla örtülüp kapatılıp, caddenin kullanımına devam edilmişti. O zaman, aklıma gelen savunduğum düşüncelerime bu yazıda yer vereyim:

Roma’da antik kent (“Askeri Kent”) bir açık hava müzesi olarak, trafiğe kapalı bir şekilde turizme açık, günümüz çağdaş Roma kenti ile bitişiktir. Orayı gezmeniz saatler alır. Sonra, kent yaşamının sürdüğü bölüme geçip, benim yaptığım gibi pizza ve turta yiyip, tanınmış moda mağazalarını gezebilirsiniz… (Biz o gün Vatikan’a da gitmiştik.)

Aslında Milas’ta da benzer bir düzenleme yapılabilir. Yıllar önce, anneannemin köyü Eskihisar’da (Stratonikeia) kömür madeni ve termik santral nedeniyle, köyün iki kez taşınması gerçekleştirilmiş. Bugün müzeye çevrilen Uzunyuva (Hisarbaşı Mahallesi), annemin çocukluğunun geçtiği yer. Yıllarca sit alanıydı. Annem ve akrabaları orada hiçbir şey yapamazken, bizden izinsiz birileri gecekondu yapmış yaşıyordu devlet istimlak etmeden önce…

KAMU YARARI MI, ŞİRKET ÇIKARI MI?

Sözde kamu yararı için (Ama aslında termik santraller ve kömür nedeniyle birilerinin daha çok para kazanması için) yapılan acele kamulaştırma, Milas için yapılabilir mi? Hiç sanmam. Hem şu anda ülkeyi yönetenlerde o bakış açısı ve bu tür kültürel, turistik katkı sağlayacak çalışmalara ayıracak para yok; hem de “Evimden barkımdan, iş yerimden oluyorum! Nereye taşıyacaksınız kenti?” Diye karşı durabilecek yurttaşları ikna edebilecek koşuları sağlamak çok zor. Kaldı ki; geçtiğimiz günlerdeki Cumhurbaşkanı imzalı kamulaştırma kararı çıkmadan önce de yöredeki birçok tarihi eserin ne olduğu belirsiz. Bu konuyu araştıran, araştıranlara doyurucu bir yanıt veren kamu yetkilisi duymadım.

Ülkenin çok kötü yönetildiği, doğal ve tarihsel kaynaklarımızın, zenginliklerimizin ve güzelliklerimizin talan edildiği ya da birilerinin kullanımına sunulduğu dönemde, Milas’ın -Türkiye’de benzer tarihsel ve doğal zenginlikleri güzellikleri olan yerlerin- şu anda bilinen, ortaya çıkarılmış değerlerini (Hekatomnos’un mezarı, Beçin Kalesi, Gümüşkesen Anıtı, Labranda, Euromos, Bafa, Kıyıkışlacık..) koruyabilmek bile önemli. Buralarda doğayı bozmayacak, yerleşim yeri sahiplerinin haklarını koruyacak ve düzenlerini uygun bir şekilde sürdürmelerini sağlayacak, ulusal parkların, müzelerin, aslına uygun düzenlenmiş ve korunmuş ören yerlerinin kurulmasını düşlemeye ve dilemeye devam edelim.

BU KADAR ZENGİN BİR ÜLKEDE NİYE YOKSULLUK VAR?
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter


Notice: ob_end_flush(): Failed to send buffer of zlib output compression (1) in /home/milasciz/public_html/wp-includes/functions.php on line 5481