Ahmet Şenol
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. HALK OYUNUNUN DOĞUŞU VE ANADOLU’DAKİ GELİŞİMİ

HALK OYUNUNUN DOĞUŞU VE ANADOLU’DAKİ GELİŞİMİ

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

(2.Bölüm)

Önceleri duygu ve düşünceyi oluşturma, gerçekleştirme ve iletme aracı olarak doğan halk oyunları, zaman içerisinde değişen duygu ve düşünceler ile bunların ifade aracı olan, tekniklerin gelişmesi neticesinde anlam ve işlevini büyük ölçüde yitirerek, zamanımızda estetik anlayışı, bedensel ve ruhsal açıdan ifade etme ve sürdürme aracı olarak, işlev yapmaya devam eden sanat-sal bir olguya dönüşmüştür.

Müzik, ritim, figür, mimik, estetik koordinasyon ve benzeri kavramların, bir ilişki içinde, parçadan bütüne, kolaydan zora, basitten karmaşığa gidilerek ve her çalışma öncesi yapılacak ısınmanın ardından, müzikle hareket yeteneğinin geliştirilmesiyle ilgili ön çalışma yapılarak halk oyunlarımızın öğretimi gerçekleştirilmektedir.

Halk Oyunları bir kültür müessesi olup, Türk kültürü içinde özel bir yeri vardır. Bu yer “Halk Bilimi” dalları arasında en canlı ve güncelliği olan bir konudur. “Halk Oyunları çalışmaları sosyal ve kültürel bir faaliyet olarak, eğitim ve öğretimin bir parçası olarak değerlendirilmelidir.” Halk Oyunlarımızın Türk Halk Kültürünün bir parçası olup, oyun-müzik-adım olarak, öyküsünü anlattığı olayların bütününü ifade eden, ülkemiz halkının yörelere göre karakteristik özelliklerini taşıyan, yüzyıllardır süre gelen ve halkımızın yaşamının, duygu ve düşüncelerinin ifadesi olan kültürel bir birikimdir.

Geçmiş dönemlere nazaran günümüz gençliğinin, özellikle halkoyunu gönüllülerinin, şahsî veya kurumsal imkânlar sayesinde, Türk Halk Müziği’ne ve halkoyunlarına olan ilgisi bir hayli arttı. Bir zamanlar oynayanın, eğitenin, dinleyen ve söyleyenlerin köylü-taşralı diyerek nitelendirildiği, niteliği açısından kalite düzeyi çok yüksek olmayan eğlence, hobi gibi haksız bir algı içinde bulunulan halkoyunları, artık gereken özeni, hak ettiği ilgi ve alakayı görmekte, doğru olmayan bu algıyı hızla değiştirmektedir. THM ve halkoyunları düğün, dernek gecelerinin ritüelleri olmaktan çıkmış, birer sahne sanatı, korunması gereken bir kültür, eğitimi-öğretimi metodolojik usulleri oluşmaya başlamış, akademik ayağı olan bir “değer” olmuştur.

Medeniyet halkasının önümüzdeki bin yıllara, taşıyıcılar konumunda yetişen kuşağın, Türk Halk Müziği’ne ve halkoyunlarına ilgisi, özeni, yaşayıp soluma isteği bunun en güzel kanıtıdır. Özellikle genç kuşak giydiği modern –spor kıyafetinin üzerinde, sırtında bağlama taşımayı, müzik ile uğraşmanın, kendini türküler ile ifade edip, teveccüh görmenin doğallığı ve keyfini yaşamaktadır. Günümüzde sırtında davulu, elinde spor çantası içinde halkoyunları çalışmalarına koşan gençler, çocuklar, yetişkinler sahnelerde birbirinden güzel türküler eşliğinde halkoyunları oynamayı, milli kıyafetler giyerek arkadaşlarının önüne çıkmayı gurur verici bir özerklik olarak benimsemiştir.

Devamı gelecek makalemizde…

HALK OYUNUNUN DOĞUŞU VE ANADOLU’DAKİ GELİŞİMİ
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter


Notice: ob_end_flush(): Failed to send buffer of zlib output compression (1) in /home/milasciz/public_html/wp-includes/functions.php on line 5481