Milas’ta siyaset ilginç bir spordur…
Kuralı basit, hakemi yok, sonucu genelde baştan belli.
Burada seçmen davranışını anlamak için uzun uzun siyaset bilimi okumaya gerek yok. Hatta bazen hiç bilmemek daha avantajlı. Çünkü mesele çoğu zaman proje, vizyon, liyakat değil; alışkanlık, aidiyet ve ezber.
OY VERME DAVRANIŞI: BİR TÜRLÜ DEĞİŞMEYEN FORMÜL
Milas’ta sandık başına giden seçmenin elinde görünmez bir rehber var;
“Bizimkiler kim?”
“Babam kime verirdi?”
“Mahalle ne der?”
Sorular bunlar olunca; adayın kim olduğu, ne bildiği, ne yapacağı ikinci plana düşüyor.
Bir aday düşünün;
Projeleri var, donanımı var, vizyonu var…
Ama yanlış aileden geliyor!
Diğeri;
Ne proje var ne plan… Ama “bizden”.
Sonuç mu?
Tahmin etmek zor değil.
ADAY PROFİLİ: MESLEK SERBEST, SONUÇ GARANTİLİ
Milas’ta bazen öyle bir tablo oluşuyor ki, insanın aklına şu soru geliyor;
“Bu şehirde aday olmak için gerçekten ne gerekiyor?”
Cevap basit;
Doğru soyadı + doğru parti = yeterli.
Bakkal Osman mı? Olur.
Mühendis Ömer mi? O da olur.
Tombalacı Ekrem mi? Niye olmasın…
Çünkü yarış, bilgi yarışması değil…
Daha çok sadakat yarışı.
HİZMET Mİ? O DA NE?
Normalde bir şehirde seçmen şuna bakar;
Kim daha iyi hizmet eder?
Kim daha dürüst?
Kim bu şehri ileri taşır?
Ama Milas’ta bazen tablo tersine dönüyor;
Hizmet var mı? Önemli değil.
Şehir gelişiyor mu? Çok da mühim değil.
Aday yeterli mi? O zaten hiç konuşulmuyor.
Yeter ki “bizden olsun”.
HUKUK NE DİYOR?
İşin mizahını bir kenara bırakalım…
Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devletidir ve seçme hakkı, bireyin en temel anayasal haklarından biridir.
Ancak bu hak aynı zamanda bir sorumluluktur.
Seçmen;
Kamu yararını gözetmek,
Ehliyet ve liyakati dikkate almak,
Demokratik tercihlerini bilinçli yapmak zorundadır.
Çünkü sandık sadece oy atılan bir kutu değil…
Şehrin kaderinin yazıldığı yerdir.
ŞEHİR NEDEN YERİNDE SAYIYOR?
Eğer bir şehirde;
Liyakat konuşulmuyorsa,
Proje tartışılmıyorsa,
Hesap sorulmuyorsa…
O şehir bırakın gelişmeyi, yerinde saymaya bile muhtaç olur.
Milas aslında potansiyeli yüksek, dünya çapında parlayabilecek bir yer.
Doğasıyla, tarihiyle, insanıyla…
Ama mesele şu;
Kıymet bilmek sadece sahip olmakla olmaz.
Doğru yönetmekle olur.
Milas’ta siyaset bazen şöyle özetleniyor;
“Şehir yanıyor ama olsun…
Bizimkiler mangalı doğru yerde yakmış!”
Gülelim mi, düşünelim mi…
Artık orası da seçmenin tercihi.


İşte Türkiye..işte vatan.iste biz..