Müfit Demirkol
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. SEÇİM ÖNCESİ

SEÇİM ÖNCESİ

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Seçim öncesi dönem, siyasi partilerin ittifaklar kurduğu, aday belirleme süreçlerinin işlediği, seçim barajının (%7) etkilerinin tartışıldığı ve YSK tarafından takvimin belirlendiği yoğun bir yasama/yürütme sürecidir. İttifaklar, meclis çoğunluğu elde etmek ve barajı aşmak için kritik rol oynar.

Türkiye’de seçimler devletin altı pozisyonu için yapılır: cumhurbaşkanlığı (ulusal), parlamento (ulusal), belediye başkanlığı (yerel), ilçe belediye başkanlığı (yerel), il veya belediye meclis üyeleri (yerel) ve muhtarlar (yerel). Seçimler dışında referandumlar da yapılmaktadır. Milletvekili genel seçimleri, beş (5) yılda bir, 600 üyeli Türkiye Büyük Millet Meclisine üye seçmek için, nispi temsil sistemi ile yapılır.

Bir parti mecliste sandalye elde etmek için, ulusal düzeyde oyların en az %7’sini almalıdır. Küçük partiler, büyük partilerle ittifak kurarak seçim barajından muaf tutulabilir. Bu durumda ittifak içindeki bir partinin %7’yi geçmesi yeterlidir. Bağımsız adaylar seçim barajına tabi değildir.

Yerel seçimler, Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisindeki yerel yönetimleri belirlemek amacıyla yapılır. Cumhurbaşkanları ise 2007’de anayasada yapılan değişikliğe kadar meclis tarafından bir dönem yedi yıllığına seçilmekteydi, bundan sonra halk tarafından en fazla iki dönem beş yıllığına (5+5) seçilmektedir.

2023 genel seçimlerinin üzerinden bir yıl bile geçmeden yapılan 2024 yerel seçimlerinde, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) büyük bir başarı elde etti. Ankara ve İstanbul dahil 14 büyükşehirde sandıktan birinci parti olarak çıkan CHP, genel toplamda %38 oy oranına ulaşarak, 1977’den bu yana ilk kez Türkiye genelinde birinci parti oldu. AK Parti ise %35 oy oranıyla tarihinde ilk kez ikinci sıraya geriledi.

Ekonomik olarak ise, 2018’den bu yana süren Türk lirasındaki değer kaybı ve özellikle son yıllarda derinleşen yüksek enflasyon, seçmen tercihlerinde etkili oldu. CHP’nin yerel seçim zaferi sonrasında, erken seçim tartışmaları da yeniden ülke gündeminin merkezine yerleşti. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, bu yöndeki çağrılarını sıklaştırırken, son açıklamasında ekonomideki kötü gidişata dikkat çekerek, “Kitlelerin sesi duyulmazsa seçimden başka çare yok” ifadelerini kullandı.

Türkiye siyasi tarihine bakıldığında, 1946’daki çok partili hayata geçişten itibaren — 27 Mayıs ve 12 Eylül askeri darbeleri ile 1957 seçimleri hariç — 1983’e kadar genel seçimlerin büyük ölçüde anayasal takvime uygun şekilde yapıldığı görülüyor. 1946, 1950, 1954, 1961, 1965, 1969, 1973 ve 1977 seçimleri, dönemin anayasalarının öngördüğü dört yıllık yasama süresinin sonunda gerçekleşti. Bu süreçte, ara rejim dönemleri dışında, yalnızca 1957 seçimleri normal süresinden önce düzenlendi.

1980 darbesinin ardından hazırlanan 1982 Anayasası ile meclis yasama süresi beş yıla çıkınca, Türkiye’de erken seçim uygulamaları da giderek daha yaygın hale geldi. 2007’de yapılan anayasa değişikliğiyle seçimlerin yeniden dört yılda bir yapılması kabul edildi; fakat 2017’de Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçilirken bu süre tekrar beş yıla çıkarıldı. Bu değişikliklerle birlikte erken seçimler, artık siyasi sistemin olağan bir parçası haline gelmiş durumda.

2017 Anayasa değişikliğiyle birlikte, cumhurbaşkanı ve milletvekili genel seçimlerinin beş yılda bir ve aynı gün yapılması esas alındı. Anayasa’nın 77. maddesine göre, bu iki seçim ister zamanında yapılsın ister erken, mutlaka aynı gün içinde gerçekleştirilmek zorunda.

2839 sayılı Milletvekili Seçimi Kanunu’nun “Seçim dönemi, seçimin başlangıcı ve seçim günü” başlıklı 6. maddesinin 1. ve 2. fıkralarında, “Türkiye Büyük Millet Meclisinin seçimleri beş yılda bir Cumhurbaşkanı seçimi ile birlikte aynı gün yapılır”.

Bir önceki seçimin yapıldığı tarihten itibaren beş yılın dolmasından önceki son pazar günü oy verilir, ifadeleriyle ve 6271 sayılı Cumhurbaşkanı Seçimi Kanunu’nun 3. maddesinin 1. ve 3. fıkralarında, Cumhurbaşkanı ve Türkiye Büyük Millet Meclisi seçimleri beş yılda bir aynı günde yapılır.

Cumhurbaşkanı ve Türkiye Büyük Millet Meclisinin görev sürelerinin dolmasından önceki son pazar günü oy verme günüdür. Görev süresi, birlikte yapılan bir önceki seçim tarihi esas alınarak belirlenir.

Anayasa’da “erken seçim” ya da “süresi dolmadan seçim” gibi bir kavram doğrudan yer almıyor. 16 Nisan 2017 Referandumu ile kabul edilip 9 Temmuz 2018’de yürürlüğe giren Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi kapsamında, bu durum Anayasa’nın 116. maddesinde “Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Cumhurbaşkanı seçimlerinin yenilenmesi” başlığıyla düzenleniyor.

Seçimlerin zamanında yapılması durumunda bir sonraki cumhurbaşkanlığı ve milletvekili genel seçimi 14 Mayıs 2028’de yapılacaktır.

Seçimlerin yenilenmesine karar verilmesi hâlinde bu karar kırk sekiz saat içinde Resmî Gazete’de yayımlanarak ilân olunur. Bu kararın verildiği günden sonra gelen altmışıncı günü takip eden ilk pazar günü Cumhurbaşkanı ile Türkiye Büyük Millet Meclisi genel seçimi birlikte yapılır.

SEÇİM ÖNCESİ
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter


Notice: ob_end_flush(): Failed to send buffer of zlib output compression (1) in /home/milasciz/public_html/wp-includes/functions.php on line 5481