“SANATÇI, TOPLUMUN SİSMOLOĞUDUR”

Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
featured

Dünyaca ödüllü İranlı karikatürist Esmaeil Babaei, sanat yolculuğunu, karikatürün toplumsal sorumluluğunu ve Milas’ta düzenlenen Uluslararası Turhan Selçuk Karikatür Yarışması’nın önemini Milas Çizgi Gazetesi’ne anlattı. 2022 yılında yarışmada birincilik ödülü kazanan Babaei, festivalin yeniden eski gücüne kavuşmasını istedi.

Karikatür, kimi zaman tek bir çizgiyle sayfalar dolusu yazının anlatamadığını anlatır. Bazen güldürür, bazen düşündürür, bazen de toplumun görmezden geldiği gerçekleri bütün çıplaklığıyla gözler önüne serer. İşte bu anlayışla sanatını sürdüren isimlerden biri de İranlı karikatürist Esmaeil Babaei.

Uluslararası alanda kazandığı 50’den fazla ödülle dikkat çeken Babaei, sanatın yalnızca estetik bir uğraş olmadığını, aynı zamanda toplumsal sorumluluk taşıdığını savunuyor.

Milas’ın yetiştirdiği dünyaca ünlü karikatür sanatçısı Turhan Selçuk’un çizgilerinden etkilenen, onun adına düzenlenen uluslararası yarışmaya yıllarca katılan ve 2022 yılında birincilik ödülüne layık görülen Babaei ile sanatın evrensel dilini, karikatürün gücünü ve Milas’ın sanat dünyasındaki yerini konuştuk.

Geçtiğimiz yıl tasarruf tedbirleri kapsamında gerçekleştirilemeyen Uluslararası Turhan Selçuk Karikatür Yarışması’nın yeniden hayat bulması gerektiğini vurgulayan sanatçının sözleri, Milas’ın kültür ve sanat mirasının uluslararası ölçekte taşıdığı değeri bir kez daha hatırlatıyor.

“Çocukluğumdan beri kalem ve kâğıt hayatımın bir parçası”

Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz? Sanat yolculuğunuz nasıl başladı?

Esmaeil Babaei: 1973 yılında İran’ın Raşt kentinde doğdum. Grafik sanatları eğitimi aldım. 1996 yılından bu yana karikatür dünyasının içerisindeyim. Karikatürün yanında grafik tasarım ve iç mekân tasarımı alanlarında da çalışmalarımı sürdürüyorum.

Çocukluğumdan beri resim yapmayı çok severdim. Okulda resim derslerinde başarılıydım ve öğretmenlerim beni sürekli teşvik ederdi. Lise yıllarında resim öğretmenim, diğer öğrencilere çizim öğretmeme fırsat verdi. Öğrenci yarışmalarına katılarak ödüller kazandım. Bütün bunlar sanat yolculuğumda önemli bir motivasyon kaynağı oldu.

Renkler, biçimler ve görsel güzellikler her zaman ilgimi çekti. Bugün de aynı heyecanla üretmeye devam ediyorum.

“Kâğıt ve kalemle insan yüreğini ortaya koyabilir”

Sizi özellikle karikatüre yönlendiren ne oldu?

Esmaeil Babaei: Sanatla ilgilenmeye başladığım dönemlerde bugünkü teknolojik imkânlar yoktu. Grafik çalışmalarının büyük bölümü kâğıt, karton, boya ve guaj kullanılarak elle yapılıyordu.

Askerlik dönemimde grafik sanatlarından bir süre uzak kaldım. O günlerde düşüncelerimi ve duygularımı ifade edebileceğim en güçlü araç kâğıt ve kalemdi. Karikatüre yönelmemde bunun önemli bir etkisi oldu.

Bana göre insanın yaşadığı kaygılar, karşılaştığı sorunlar ve toplumsal olaylar sanatın doğuşunda önemli rol oynar. Sorunlar olmasa belki de mutluluğun değerini yeterince anlayamayız.

Karikatürün görevi yalnızca bir sorunu resmetmek değildir. Çelişkileri, yanlışları ve toplumsal aksaklıkları yaratıcı bir bakış açısıyla ortaya koymak, izleyiciyi yeniden düşünmeye yönlendirmektir.

Bazen tek bir karikatür, insanların farkında olmadığı bir gerçeği gösterebilir.

“Enflasyonu vahşi bir ata benzettim, Milas’ta birincilik kazandım”

Sizi en iyi yansıttığını düşündüğünüz eseriniz hangisi?

Esmaeil Babaei: Eserlerimin büyük bölümü yaşadığım toplumun sorunlarından ve insanların günlük hayatındaki zorluklardan besleniyor.

Bunun en güzel örneklerinden biri, 2022 yılında Milas’ta düzenlenen Uluslararası Turhan Selçuk Karikatür Yarışması’nda birincilik kazanan çalışmamdır.

O dönemde enflasyonun insanların hayatını nasıl zorlaştırdığını gözlemliyordum. Fiyatlar sürekli artıyor, ailelerin geçim mücadelesi giderek ağırlaşıyordu.

Ben de alışveriş sepetini vahşi bir at olarak çizdim. Ailenin babası bu atı kontrol etmeye, evcilleştirmeye çalışıyordu. Ardından anne ve çocuklar geliyordu.

Bu çizimle ekonomik koşullar karşısında ailelerin yaşadığı mücadeleyi anlatmak istedim. Çalışmamın Milas’ta ödüle layık görülmesi benim için çok değerliydi.

“Turhan Selçuk’u bir dergide tanıdım, çizgilerine hayran kaldım”

Turhan Selçuk’un sanatınızda nasıl bir yeri var? Milas’ta düzenlenen yarışmayı nasıl değerlendiriyorsunuz?

Esmaeil Babaei: Turhan Selçuk’u yıllar önce, henüz internetin yaygın olmadığı dönemlerde bir dergi aracılığıyla tanıdım.

Eserlerindeki fırça darbeleri, keskin çizgileri ve kendine özgü anlatım biçimi beni çok etkiledi. Bir dönem onun çizim yöntemlerini ve tarzını yakından inceledim. Hatta kendisinden ilham alarak bazı çalışmalar da yaptım.

Turhan Selçuk adına Milas’ta düzenlenen yarışma benim için her zaman önemli oldu. Başlangıcından itibaren yarışmaya katıldım. Yıllar içerisinde uluslararası sanat dünyasında tanınan, saygın bir organizasyona dönüştüğünü gördüm.

Milas’ı da bu festival sayesinde tanıdım.

Böylesine önemli bir etkinliğin artık yapılmaması gerçekten üzücü olur. Dileğim, festivalin yeniden eski gücüne kavuşması, uluslararası alanda daha da parlaması ve büyük ustanın adını yaşatmaya devam etmesidir.

“Sanatın sınırları yok, hepimiz aynı gemideyiz”

Eserlerinizde Türkiye’den ve dünyadaki gelişmelerden izler bulunuyor mu?

Esmaeil Babaei: Elbette. Sanatın sınırları olmadığına inanıyorum. Bir sanatçı yalnızca kendi ülkesinin sorunlarıyla ilgilenemez.

Dünyanın herhangi bir yerinde yangın çıktığında, kuraklık yaşandığında, insanlar yoksullukla mücadele ettiğinde ya da çocuklar savaşlardan etkilendiğinde bunların hepsi bizi ilgilendirir.

Hepimiz Dünya adı verilen aynı geminin içerisindeyiz.

Bir ülkede yaşanan felaketin etkileri başka toplumlara da ulaşır. Göçler, ekonomik sorunlar, çevresel yıkımlar ve toplumsal değişimler birbirinden bağımsız değildir.

Sanatçı bütün bunları görmeli, düşünmeli ve eserlerine yansıtmalıdır. Ben de çizgilerimle insanların dikkatini bu sorunlara çekmeye çalışıyorum.

 

“Teknoloji değişiyor ama sanatçının düşüncesi değişmemeli”

Günümüz dünyasında sanat üretmenin avantajları ve zorlukları nelerdir?

Esmaeil Babaei: Günümüzde sanatçılar geçmişe göre çok daha fazla imkâna sahip. İnternet ve sosyal medya sayesinde bir sanatçı eserini dünyanın herhangi bir yerindeki insanlara ulaştırabiliyor.

Ancak teknolojinin sunduğu imkânlar tek başına yeterli değil.

Bir sanat eserine gerçek kimliğini kazandıran şey sanatçının düşüncesi, duyarlılığı ve özgün bakış açısıdır.

Önemli olan yeni araçları kullanırken kendi sanat anlayışımızı koruyabilmek ve izleyiciye söyleyecek bir sözümüzün olmasıdır.

“Sanatçı toplumun önünde yürümeli”

Sizce sanatçının toplumla ilişkisi nasıl olmalıdır?

Esmaeil Babaei: Sanatçı kendisini toplumdan ayıramaz. Toplumun acıları, sevinçleri, kaygıları ve umutları sanatçının ilham kaynağıdır.

Bir sanatçı toplumun önünde yürümeli, yaşanan değişimleri herkesten önce hissetmelidir.

Sorular sormalı, gerektiğinde eleştirmeli, düşünceler üretmeli ve insanlara farklı bakış açıları sunmalıdır.

Mizah, toplumun acılarını hafifletebilir ama aynı zamanda insanları gerçekle yüzleştirebilir.

Bunun için sanatçının düşünsel bağımsızlığını koruması gerekir.

Bir sanatçı kendi toplumunun sismoloğudur. Toplumdaki sarsıntıları hisseder, artçıları kaydeder ve yaşanabilecek büyük kırılmaları önceden görmeye çalışır.

 

“Üretmeye devam ediyorum, yeni bir koleksiyon hazırlamak istiyorum”

Son olarak yeni çalışmalarınızdan söz eder misiniz? Milas’a vermek istediğiniz bir mesaj var mı?

Esmaeil Babaei: Karikatür çizmeye ve yeni fikirler geliştirmeye devam ediyorum. Özellikle toplumsal ve insani sorunlar üzerinde yoğunlaşıyorum.

İki yerel gazeteyle çalışmalarımı sürdürüyorum. Ayrıca kalıcı bir karikatür ve logo koleksiyonu yayımlamayı düşünüyorum.

Milas’taki sanat dostlarıma teşekkür ediyorum. Özellikle Turhan Selçuk adına düzenlenen festivalin yeniden güçlü bir şekilde hayata geçirilmesini diliyorum.

Bu festivalin uluslararası alanda yeniden parlamasını ve Turhan Selçuk’un adının gelecek kuşaklara taşınmasını çok önemsiyorum.

Milas’tan dünyaya uzanan bir çizgi

İranlı sanatçı Esmaeil Babaei’nin anlattıkları, karikatürün yalnızca bir mizah unsuru değil, aynı zamanda evrensel bir iletişim dili olduğunu ortaya koyuyor.

İran’dan İspanya’ya, Belçika’dan Türkiye’ye uzanan sanat yolculuğunda pek çok ödül kazanan Babaei’nin Milas’a ilişkin sözleri ise üzerinde düşünülmesi gereken önemli bir mesaj taşıyor.

Turhan Selçuk’un doğduğu topraklarda onun adına gerçekleştirilen uluslararası yarışma, yalnızca bir ödül organizasyonu değil; Milas’ın dünya sanat çevreleriyle kurduğu kültürel bağın da önemli bir parçası.

Bir sanatçının yıllar önce bir dergide gördüğü çizgilerden etkilenerek başladığı yolculuğun Milas’ta birincilik ödülüyle buluşması, bu bağın ne kadar güçlü olduğunu gösteriyor.

Babaei’nin dile getirdiği beklenti açık: Turhan Selçuk’un adı ve sanatsal mirası, uluslararası bir buluşmayla yaşatılmaya devam etmeli.

 

“SANATÇI, TOPLUMUN SİSMOLOĞUDUR”