
Bodrum ve çevresinde özellikle doğal sit alanı sayılan yerler, 2000’li yılların başından beri turizm işletmecilerince talan ediliyor. Pina Yarımadası’nda farklı dönemlerde çıkan yangınlardan sonra, orman niteliğini yitiren alanlara devasa oteller yapılması bunun en bilinen örneğidir. Artık, doğa harikası yerlerin yakılmadan da, SİT statüsünün değiştirilerek, birilerine “Turizm Tesis Alanı” olarak tahsis edilmesi söz konusu. Bunun son örneği Bodrum Yalıçiftlik’te yaşanıyor. Denizi, ağaçları, bitki örtüsü, endemik yapısıyla cennet sayılabilecek bir yerde, ASTAY şirketler grubuna ait Four Seasons Oteli’nin yanı sıra ultra lüks residence (malikane) inşaatları için ağaçlar kesiliyor, kayalar parçalanıyor denizin bir kısmı dolduruluyor…
2017’de gündeme gelen, “Seyşeller’i Bodrum’a taşımaya hazırlanıyor” başlığıyla ulusal basında yer bulan ve 2019’’da tamamlanacağı söylenen projeye, nedense 5 yıl kadar ara verilmiş. Karadan ulaşımın zor olduğu, gezi ve dalış teknelerinin turizm amaçlı yolcu/müşteri getirdiği enfes koyu gören alanda, son aylarda inşaat çalışmalarının hız kazandığı görülüyor.
Gazeteci olduğum için, meseleyi bana fotoğraflarla birlikte iletenlerin verdiği bilgiyi olduğu gibi aktarıyorum:
“Aslında sırf hotel yapmıyorlar. Mansion adı altında villalar yapılıyor. Son hafta sahile 2 adım mesafede villa yapmaya beton dökmeye başladılar. Otel binasının üst tarafında 5 adet devasa villa yapıyorlar. Sahildeki villalar kaçak olabilir. Söylentiye göre, bundan önce 2 villayı satmışlar, tapu veremedikleri için alanların paralarını iade etmek zorunda kalmışlar. Yani hotel düzmece, ayrıca aralara satmak üzere villa yapıyorlar. Firmanın sahibi Mesut Toprak. Malum şahsın okul arkadaşıymış… Sahili talan ediyorlar. Bitki örtüsünü yok ettiler. Endemik bitkiler yabani zeytinler vardı; söküp attılar. Doğayı yok ediyorlar… Arazinin tepesine ‘ozmoz’ inşaa ediyorlar. Deniz suyunu kullanma suyuna dönüştürme tesisi yapacaklar. Ayni durum Cennet ve Hattat koyunda da Cengiz İnşaat tarafından yapılıyor… 1000’den fazla Srilankalı işçi getirmişler, çok ucuza, cok kötü şartlarda çalıştırıyorlar. İşçilerden bir kısmı Gündoğan yol üstünde çamlık arazide iğrenç şartlarda kalıyor. Kimse korkudan konuşamıyor. Egeyi yok ediyorlar… Villaların bahçelerine tek tük zeytin ağacı dikmişler…”

GÖZ BOYAMA TAKTİĞİ
Astay Gayrimenkul İnsaat Yatırım ve Turizm A.Ş.’nin sitesinde (https://share.google/4fDYyw8MAX3koIwMr) yer alan bilgilere göre; “Bodrum’un doğasına uygun şekilde Astay Gayrimenkul tarafından hayata geçirilen proje, Karaada’nın doğal korunak oluşturduğu Yalıçiftlik’te yaklaşık 500 dönüm araziyi kapsıyor. İçinde zeytin ve narenciye ağaçlarının bulunduğu 1000’in üzerinde bitki türü ve 100.000’in üzerinde bitkisiyle huzurlu bir doğada bulunan Four Seasons Resort & Private Residences Bodrum Akdeniz’deki en mükemmel gurme lezzetleri sunacak 6 adet restoran, birçok yürüyüş yolu ve çocuklar için oyun alanlarına ev sahipliği yapıyor. Proje birbirinden özel plajları ile tamamı deniz manzaralı 28 adet yalı, 52 adet villa ve 32 rezidans dairesinden oluşuyor. Akdeniz ve Ege’nin en mükemmel gurme lezzetlerini sunacak 6 adet restoran & bar, yürüyüş yolları, özel helikopter pisti, Marina, çocuk kulübü, yetişkin kulübü, tenis kortları, basketbol sahaları, hobi kulübü, integrated medical center, spa gibi çeşitli fasiliteler bulunacak… Misafirlerine yüksek mahremiyet sunmak üzere tasarlanan otelde tüm süitlerin geniş bahçe alanları ve özel havuzları bulunuyor…”
Sitede göz boyamak için yer alan “İçinde zeytin ve narenciye ağaçlarının bulunduğu 1000’in üzerinde bitki türü ve 100.000’in üzerinde bitkisiyle huzurlu bir doğada bulunan…” tümcesine dikkat çekelim. Bu ağaçların, bitki örtüsünün büyük kısmı, inşaatlar nedeniyle yok edilmiş durumda!
SİT ALANI VE İNŞAAT İZNİ
Doğal sit, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunun 728 Sayılı İlke Kararında yer alan tanımlamaya göre; “jeolojik devirlerle, tarih öncesi ve tarihi devirlere ait olup, ender bulunmaları veya özellikleri ve güzellikleri bakımından korunması gerekli, yer altında, yer üstünde ya da su altında bulunan korunması gerekli alanlardır”.
Birinci derece arkeolojik sit alanlarında herhangi bir yapılaşmaya müsaade edilmezken, ikinci derece arkeolojik sit alanlarında mevcut yapılarda onarım yapılabilir. Üçüncü derece sit alanlarında ise yine izinler dâhilinde, belirli koşullarla konut veya turizm amaçlı inşaat yapılabilir.
Türkiye’de “sit alanı” olarak belirlenen bölgeler; doğal, tarihi ya da kültürel değeri yüksek alanlardır. Bu bölgelerde inşaat yapmak, tamamen yasak değildir ama çok sıkı kurallara tabidir. Her durumda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ve Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu onayı şarttır.
Sit alanı ilan kararıyla birlikte, mevcut imar planları doğrultusunda verilmiş bulunan inşaat ruhsatlarının gözden geçirilmesi gerekir. İnşaat ruhsatı verilen parsel, sit alanı ilan kararıyla birlikte kesin yapılaşma yasağı kapsamında kalmışsa, yapılaşma faaliyeti hangi seviyede ise o noktada durdurulması gerekir. Eğer koruma tedbirlerinin uygulanabilmesi için yapının kesin kaldırılması gerekiyorsa, takas ya da kamulaştırma yoluyla mülkiyet hakkının sonlandırılması yoluna gidilecektir. İnşaat ruhsatı ve eklerine göre gerçekleştirilen inşaatın seviyesi su basmanı ve daha ileri bir aşamada ise, kesin yapılaşma yasağı bulunmayan bir parsel üzerinde ise devamına izin verilmelidir. Henüz inşaat seviyesi su basman seviyesinin altında ise, inşaat ruhsatı iptal edilmelidir.
İnternetten edindiğim bilgilere göre; tesisin yapıldığı bölgenin, 2006’dan bu yana defalarca sit alanı ilan edildiği sonra değiştirildiği; ama 2011’den bu yana Kültür ve Tabiat varlıklarının “Doğal SİT alanları” arasında yer aldığı görülüyor. Ancak, 2018’de hazırlanan raporlarla “Turizm Tesis Alanı” olarak tahsis edilebilmesi sağlanmış.

“MUĞLA-BODRUM-YALIÇİFTLİĞİ 1/25000 ÖLÇEKLİ İLAVE-REVİZYON ÇEVRE DÜZENİ PLANI PLAN AÇIKLAMA RAPORU
5.2.2. Turizm Tesis Alanları (T1-T2)
Planlama alanında, gerek özel mülkiyet gerek Turizmi Teşvik Kanunun 8. maddesi uyarınca orman alanlarından tahsisli mevcut turizm tesislerinin yanı sıra turizm potansiyeli bulunan alanlarda eşikler de dikkate alınarak turizm tesis alanları önerilmiş ve nitelikli turizm tesisi yapılmasına imkan verecek biçimde yapılaşma koşulları belirlenmiştir.
Bu doğrultuda turizm tesis alanları için maksimum yatak kapasitesi hesabı planda ayrılan alanın %80’inin net kullanım alanı olarak düzenleneceği ve bölgede nitelikli turizm tesisleri yapılacağı öngörüsüne koşut yatak başına ortalama 50 m² inşaat alanı kabulüyle yapılmıştır. Bu çerçevede;
Toplam Turizm Tesis Alanı :4835126.51 m²
Net Kullanım Alanı :3868101.20 m²
İnşaat Alanı Katsayısı :0.40
Toplam İnşaat Alanı :1547240.48 m²
Maksimum Yatak Kapasitesi :30944 olacaktır.
Plan sınırları içerisinde Kargıcak mevkii olarak adlandırılan ve yerleşme alanlarının güney-güneydoğusunda kalan bölgede ve Torba kavşağından güneye doğru yönlenen kesiminde olmak üzere toplam 72.56 hektar büyüklükteki alan T2 turizm tesis alanı biçiminde düzenlenmiştir.
Alternatif turizme dönük, doğal yaşama aktif katılımın sağlanabildiği çevreye duyarlı bu alanlarda; doğayla ve çevreyle uyumlu, sürdürülebilir, çevreye zarar vermeden yerel yapılaşma karakteristiğine uygun ekolojik yapı ile bütünleşik soft turizm kullanımları, günübirlik tesisler, sağlıklı yaşam tesisleri, spor tesisleri ile satış üniteleri ve gerekli sosyal donatı alanları yer alabilir. Yapılacak yapılarda doğal yapı ve geleneksel mimari dokunun korunması sağlanacak olup yapıların cephelerinin yöreye özgü ve doğaya uyumlu renk ve malzemeyle yapılması gereklidir.
5.2.3. SİT ALANLARI
Planlamaya konu bölgede I., II. ve III. derece doğal sit alanları ile I. derece arkeolojik sit alanları bulunmakta olup genelde orman alanlarıyla iç içe geçmiş durumdadır. Mülga Muğla Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 29.04.2011 tarih ve 7083 sayılı kararı uyarınca belirlenen doğal sit sınırları esas alınan ve yüksek kurul ilke kararları doğrultusunda planlama kararları oluşturulan bu alanlarda 648 sayılı Çevre ve Şehircilik Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname İle Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname ve ilgili yönetmelik hükümleri geçerlidir. Söz konusu bu alanlarda 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu ve ilgili yönetmelikleri ile yüksek kurul ilke kararları doğrultusunda alt ölçekli imar planları hazırlanıp ilgili mevzuat doğrultusunda onaylanmadan uygulama yapılamayacaktır.
Planlama alanında sit alanları 8896.93 hektarlık bir büyüklüğe sahip olup bu da toplam alanın % 69.69’una karşılık gelmektedir.”
Erdoğan’ın arkadaşı ve Turizm Bakanı Astay’ın sahibi iş insanı Mesut Toprak’ın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın İmam Hatip lisesinden sınıf arkadaşı olduğu bilgisi internette sıkça karşımıza çıkıyor. Dikkat çeken bir gazete haberi şöyle:
“Erdoğan’ın sınıf arkadaşı Mesut Toprak’a kötü haber… Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sınıf arkadaşı Mesut Toprak’ın Etiler’deki rezidans projesi, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB) açtığı dava sonucu iptal edildi…
Erdoğan ve Mesut Toprak Arasındaki Gerilim… Tarihi Yarımada’nın siluetini bozduğu tartışmalarıyla gündeme gelen 16/9 projesine de o dönem Erdoğan tepki göstermişti. Erdoğan, ‘Sahibiyle konuştum. (Mesut Toprak) Tıraşlayın dedim. Ama hiçbir şey yapmadılar. O yüzden çok kırıldım, 5 yıldır konuşmuyorum’ demişti.
Daha sonra Toprak, Erdoğan’ın da mezunları arasında bulunduğu İstanbul İmam Hatip Lisesi’ni yıkıp yerine İstanbul Recep Tayyip Erdoğan Anadolu İmam Hatip Lisesi adıyla yeniden inşa etmişti. Bu gelişme, aralarındaki küslüğün bittiği şeklinde yorumlanmıştı.”
İstanbul’daki süreç her ne kadar, Türkiye siyasetini yakından ilgilendiren İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile ilgili olsa da, bu yazının konusu değil. Ama, Yalıçiftlik’teki inşaat çalışmaları, yaklaşık 5 yıl boyunca bu nedenle mi askıya alındı sorusunu akla getiriyor.
Siyasi iktidara yakın isimler, ülkenin ve konumlarının nimetlerinden yararlanıp, bürokrasinin lehlerine işlemesini – gecikmeli de olsa – sağlayabiliyor; “işi kılıfına uyduruyorlar” gibi görünüyor.
KEDİYE CİĞER TESLİM ETMEK!
Diğer yandan; Astay’ın Yalıkavak tesisi ile ilgili araştırma yaparken, aynı bölgede Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un “Ersoy İnşaat Şirketi”nin yapmak istediği tesise ilişkin resmi yazışmalar karşıma çıktı:
“MUĞLA-BODRUM YALIÇİFTLİĞİ 1/25000 ÖLÇEKLİ İLAVE REVİZYON ÇEVRE DÜZENİ PLANI DEĞİŞİKLİĞİ ARAŞTIRMA ve AÇIKLAMA RAPORU
6- PLANLAMA GEREKÇESİ VE PLAN KARARLARI
Muğla İli, Bodrum İlçesi, Yalıçiftlik Mahallesi, Adalıyalı Mevkii’nde konumlanan alana ait onaylı 1/25000 Ölçekli Muğla Bodrum Yalıçiftliği Ölçekli İlave Revizyon Çevre Düzeni Planı’nda gösterimi yapılmış olan Turizm Tesisi Alanı (T1) alanına; Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın 13.03.2018 tarih ve 222749 sayılı yazısı doğrultusunda turizm tesis alanı yapılması şartıyla ek alan olarak tahsis edilecek orman alanının, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın 03.12.2013 tarih ve 18868 Sayılı Olur’u ile onaylanmış olan Muğla-Bodrum-Yalıçiftliği 1/25.000 Ölçekli İlave-Revizyon Çevre Düzeni Planı üzerine turizm tesis alanı olarak işlenmesi ve bu hedef doğrultusunda hazırlanan çevre düzeni planı değişikliğinin ilgili kurum tarafından onaylanmasının sağlanmasıdır. Bu hedef doğrultusunda onaylı 1/25000 ölçekli çevre düzeni planında yaklaşık 25.000 m² büyüklüğünde talep edilen ek tahsis alanı turizm tesis alanı olarak belirlenmiş olup bu ek alanı da kapsayacak şekildeki planlama alanının tamamı için yürürlükteki çevre düzeni plan hükümlerinin aynen devamı öngörülmüştür.”
Mehmet Nuri Ersoy, 9 Temmuz 2018 tarihinde Bakanlık görevine başlamasıyla birlikte, şirketindeki bütün görev ve unvanlarını devretti. Kime? İkiz kardeşine her halde… ETS Tur ve Maxx Royal gibi turizm şirketlerinin sahibi olması, sektördeki denetim ve teşvik kararlarında tartışmalara neden oldu. MRA Turizm ve Otel İşletmeciliği A.Ş.’ye Bodrum Türkbükü’nde 2.35 milyar liralık teşvik verilmesi, bu tartışmaları alevlendirdi. 2022 TBMM bütçe görüşmelerinde Ersoy, aldığı teşviklerin normal olduğunu ve herkesin başvurabileceğini belirtti. Muhalefet ise teşvik miktarını ve zamanlamasını sorguladı. Ersoy’un şirketinin Bodrum’daki 25 dönümlük arazide planlanan 870 yataklı otel projesi, nitelikli doğal koruma alanında yer alması nedeniyle eleştirilere konu oldu. Projenin yanı başında kesin korunacak hassas alan statüsünde orman bulunuyor.
Bodrum Yalıçiftlik yöresindeki SİT alanı sayılan yerlerin statüsünün değiştirilmesi ve turizme açılmasıyla ilgili raporların hazırlanması, kararların alınması süreçlerinin (Ağırlıklı olarak 2018 – 2024) Hem ASTAY hem ERSOY inşaat şirketlerinin buralara ilgilerinin ve yatırımlarının artmasıyla (ve de Mehmet Nuri Ersoy’un bakan olmasıyla) aynı tarihlere denk gelmesi rastlantı mı?
BİTKİ, AĞAÇ, ORMAN BIRAKMAYACAKLAR MI?
Dünyaca ünlü “Turizm Cenneti”mizdeki doğa katliamı, tüm yöreyi kapsasın isteniyor sanki! Nisan 2024’de internette yer alan ve başka bir gazete haberinden alıntılanan instagram paylaşımında, doğal sit alanlarını talan etmenin önü iyice açılıyor:
“Bodrum’un en bakir bölgesi, bakanlık tarafından turizme açılıyor! Turizm Bakanlığı, büyük bölümü orman olan İçmeler ile Yalıçiftlik arasındaki Hazine arazisinde toplam 3575 yatak kapasiteli 7 tesis yapılması için yatırımcılara arazi tahsis edecek. Kilometrelerce sahil şeridine sahip arazi 40 bin dönüm (4 bin 800 futbol sahası) büyüklüğünde.
Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın verdiği ilana göre, yatırımlar gerçekleştiğinde yat tersanelerinin bulunduğu İçmeler Mahallesi ile Yalıçiftlik Halk Plajı’na kadar olan bölüm ihaleye çıkartıldı. Kara Ada’nın tam karşısında yer alan, kilometrelerce sahil şeridine sahip bu toprakların neredeyse tamamına yakını ormanlık alan.
Bodrum Kızılağaç Mahallesi 316 ada, 1 parseldeki alana 3 ayrı proje yapılması planlanıyor. 3 ayrı özel parselin tahsis edileceği alanda 350, 200 ve 1.200 yatak kapasiteli birer 5 yıldızlı tatil köyü veya otel için yatırımcı aranıyor. İlanda her 3 özel parselin niteliği “orman” olarak geçiyor. 307 ada 16 parselin içinde oluşturulan 4 numaralı özel parselde 175 yatak kapasiteli 5 yıldızlı otel veya tatil köyü planlanıyor. Yine Gerenkuyu mevkiinde, 307 ada 18, 19, 20 ve 22 parseller tarla vasıflı arazi, 400 yataklı 5 yıldızlı otel veya tatil köyü yapılmak üzere turizmcilere açılıyor. 307 ada 21 parsel, 308 ada 3 parsel ve 313 ada 1 parsellerin büyük bölümü Gerenkuyu mevkiinde ve orman ve zeytinlik vasıflı bu arazide 1.200 yataklı 5 yıldızlı otel ve tatil köyü yapılacak. Ayrıca 2.393 metrekarelik bir kapalı alan da inşaa edilebilecek.”
İlgili bakanlıkları, kamu kurumlarını, Muğla Büyükşehir Belediyesi, Bodrum Belediyesi, doğa ve çevre örgütlerini meseleyle ilgili eyleme geçmeye ve açıklama yapmaya, göreve çağırıyorum. Bu çağrımız; yasal “Cevap Hakkı” çerçevesinde Mesut Toprak’ı da kapsıyor.
Gereken yapılır; lüks ve konforlu tesisler uğruna, doğa katledilerek sürdürülen çalışmalara son verilir mi bilinmez. Bu aşamada bile kesilen ağaçları, yapısı değiştirilen ve bozulan doğayı eski bakir haline getirmek zor.
Yalıçiftlik ve Kargıcak Koyu’nun bulunduğu bu güzelim yerler, “Turistik” tesisler tamamlanıp, hizmete girerse, cenneti bu dünyada yaşamak isteyen bir avuç ayrıcalıklı varsılın sefa sürdüğü; halkın bırakın kıyıdan denize girmeyi, gezi ve dalış teknelerinin yanaşamadığı bozulmuş doğa parçası halinde gelecek.


