Ahmet Şenol
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. TOPLUM ÖZELLİKLERİ VE TOPLUMSALLAŞMA SÜREÇLERİ

TOPLUM ÖZELLİKLERİ VE TOPLUMSALLAŞMA SÜREÇLERİ

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

(1. Bölüm)

Toplum, sosyolojinin en temel kavramıdır ve belirli bir kültürü ve birtakım toplumsal kurumları paylaşan insanlar arasındaki ilişkilerden meydana gelir. Başka bir deyişle toplumu oluşturan şey bireylerden çok bireylerin arasındaki ilişkiler, paylaştıkları değerler ve davranış kalıplarıdır. Dolayısıyla toplum, bireylerin toplamı demek değil, birbiriyle bağları bulunan bireylerin bir arada olmalarıdır.

Örneğin basketbol oynamayı bilen 5 kişiyi bir araya getirdiğimizde nasıl bir basketbol takımı elde edemezsek, sadece bireylerin bir araya gelmesiyle de bir toplum yapısı oluşturamayız. Burada basketbol takımında her oyuncunun bir görevi, rolü olmalıdır. Oyuncular birbirleriyle ilişkilidir, her biri diğer oyuncuların rollerini bilir ve buna göre davranır. Oyunu kuran oyuncunun görevi başkadır, pota altı oyuncusunun görevi başkadır. İşte toplumda da insanlar ve gruplar arasında bu tip ilişkiler vardır ve toplum insanları etkileyen bu ilişkilerden meydana gelir.

Toplum ve ulus kavramları, günlük kullanımda neredeyse aynı anlama sahipmiş gibi anlaşılsa da toplumun ulus kavramıyla aynı anlama gelmediğine dikkat etmek gerekir. Ulus, resmî olarak tanınmayı içeren ve varsayılan bir birliktir; siyasal bir kategoridir. Toplum ise karşılıklı olarak birbirine bağlı olan toplumsal ilişkiler tarafından kurulan bir pratiktir.

Toplumsallaşma; 1828 tarihli The Oxford Dictionary of The English Language’de ‘socialize’ kelimesi, “toplumsal kılmak/laştırmak, toplumda yaşamak için uygun hale getirmek” şeklinde tanımlanmaktaydı. İsim olan ‘socialization’ kelimesiyle ilgili ulaşılan ilk teknik tanımlama girişimi 1902 tarihinde yayımlanan ‘Dictionary of Philosophy and Psychology’de yer almaktadır. Anılan sözlükteki toplumsallaşma maddesinde şu ifadeler geçmektedir: varlıklarını çoğunlukla devletleri aracılığıyla sürdürürler. Toplumlar ise siyasal birimler değildirler, siyasal otoriteler tarafından değil, toplumun kendisi tarafından yönetilirler ve toplumu meydana getiren kalıplaşmış ilişkiler yapısını, yani kendi varlıklarını kendileri sürdürebilirler (Brown, 1986:6-7). Bir örnek vermek gerekirse az sayıda da olsa günümüzde hâlâ var olan avcı-toplayıcı kabileler ulus olmadıkları hâlde birer toplumdur. Her ulus bir toplumdur, ama her toplum ulus değildir. Şu halde toplumu belirli bir toprak parçasında yaşayan, belirli bir kültürü ve ortak toplumsal kurumları paylaşan insan topluluğunun aralarındaki karşılıklı ilişkiler bütünü olarak tanımlamak mümkündür.

Toplum, belirli bir toprağa bağlı insan grubudur. Toplumu belirleyen asıl özellik; kendine özgü bir kültürü olmasıdır.

Burada kastedilen kültür, geniş anlamdadır. Yani insanların çalışarak topluma kattıkları maddi manevi her şeydir. Toplum, özgür bir gruptur. Herhangi bir grup içinde alt grup değildir. Kendisi bir gruptur. Toplumdaki kişiler birbirlerinin varlığının bilincindedir. Toplum büyük ölçüde yığınlardan oluşsa bile bu yığını bir arada tutan bağlar (temel çıkar, ortak amaç,- dil, din, tarih birliği..)vardır. Dolayısıyla toplum bir bütündür. “Bireylerin bir diğerine ve sosyal bir hayata uyum süreci” olan toplumsallaşma, “göç, iletişim, taklit etme, ortak yargıların oluşumu, işbirliği ve ortak zevkler yoluyla gerçekleşir”.

Türkçe’ye ‘sosyalleşme’ ya da ‘toplumsallaşma’ olarak tercüme edilen ‘socialization’ kelimesi, sözlükte “bireyin kişilik kazanarak belli bir toplumsal çevreye hazırlanması, toplumla bütünleşmesi süreci” olarak tanımlanmaktadır.

(Devamı gelecek makalemizde)

TOPLUM ÖZELLİKLERİ VE TOPLUMSALLAŞMA SÜREÇLERİ
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter


Notice: ob_end_flush(): Failed to send buffer of zlib output compression (1) in /home/milasciz/public_html/wp-includes/functions.php on line 5481