2/4
Geçen makalenin devamı
Türkçedeki diğer akrabalık sözlerinde olduğu gibi “Baba”nın da yerini başka sözler alabilmektedir. Bunların en yaygın olanı “Ata”dır. Batı Türklerinin “dede” dediği Korkut’a; “Doğu Türkleri “Ata” diye hitap eder. Ata; “atasözü”, “Atababa”, “atalardan miras” veya “Dört ata” gibi kullanımlarda görüldüğü gibi hem baba hem dede hem de bütün bir soyun, sülalenin, milletin hamisi, babası ve geçmişidir. Bu anlamda “baba yadigârı”, anı değeri yüksek bir eşya olabileceği gibi miras kalan ata toprakları veya bütün bir vatan anlamına gelebilir.
“Baba” akademik hayatta, üniversitede de kendine özgün bir yer bulmuştur. Resmî literatürde “doktora tez danışmanı” olarak geçen unvan üniversite hayatında “Doktora annesi” veya “Doktora babası” olmuştur. Bu unvan en ümitsiz anlarında bile “Anan yahşi baban yahşi” diyerek öğrencisini teşvik eden, elinden tutan ve babalık eden hocalardan mülhem olmalıdır.
Bunlar gibi olumlu, iyi özelliklerinin yanında “Baba” bazen son derece olumsuz kullanımlarla da karşımıza çıkabilir. Mesela bir hastalık belirtisi olan “Ur”, “Çıban” veya “Yara”; halk dilinde “baba” olarak adlandırılır ve çevresine zarar veren, kötülük eden insanlara “babalar tut”, “ciğerinde baba çıksın” gibi kargışlar kullanılabilir.
Bahçe çitlerini, merdiven tırabzanlarını tutan direğe veya deniz taşıtlarının bağlandığı yere “baba” denilmesi; herhâlde babanın güven duyulan, sağlam duran yönüne işaret ediyor olmalıdır. Ancak çocuklarına karşı duyarsız ve ilgisiz olan babalar için “iskele babası” veya “Şam babası” denilmesi; kelimelerin bağlamlara göre yeni anlamlar kazanmasına örnek gösterilebilir.
Son zamanlarda adını sık duyar olduğumuz “mafya babası” ise; roman, film ve dizilerden çıkarak gündelik hayatımıza girmiş, “Terör örgütü elebaşı” ve “Çete reisi” gibi benzerleriyle birlikte dilimizdeki “Eşkıya”, “Haydut” ve “Külhanbeyi” gibi eski kanun dışı kişilere rahmet okutmuştur. Belki de atalar “karga mandayı babası hayrına bitlemez” sözüyle “elini veren kolunu kurtaramaz” denilen bu tür tekinsiz kimselerle kurulan temaslarda tedbirli olunmasını öğütlemiştir.
Halk tutum ve davranışlarını beğenmediği kişilere “asıl almaz bal kokmaz” diye soy sop üzerinden eleştiri getirirken “Anası turp babası şalgam” sözünü de kullanır. Bu cümleden olarak eskilerin hukukta “nesebi gayri sahih”, sokakta “veledi zina” dediği “babası belli olmayanlar” ve canını çok yakanlar için kullandığı malum küfür de hatırlanabilir. Öte yandan zor işi tek başına yapmak anlamına gelse de Türkçede “babasız oğlan doğurmak” deyiminin de varlığını unutmamak gerekir.
(Devam Edecek)

