Dünya artık yeni bir çağa doğru evriliyor.
Tankların, topların, tüfeklerin belirlediği savaşların yerini; algının, yazılımın ve teknolojinin belirlediği savaşlar almaya başladı.
Evet… Bugün hala tanklar var, uçaklar var, füzeler var. Ama bunların çoğu artık demirden değil, yazılımdan ibaret.
Bir savaş uçağını düşünün… Bir SİHA’yı düşünün… Bir füze sistemini düşünün… Hepsi aslında birer uçan bilgisayar.
Ve bugün dünyanın büyük güçleri şu sorunun peşinde; Düşmanın füzesini havada nasıl vururuz? değil… Düşmanın füzesinin yazılımına girip yönünü nasıl değiştiririz? İşte savaşın yeni cephesi tam olarak burasıdır.
Yıllar önce merhum Necmettin Erbakan bu meseleye dikkat çekerken çok önemli bir şey söylemişti; “Düşmanın silahını daha havalanmadan etkisiz hale getirecek sistemlere sahip olmalıyız.”
O gün bazılarına hayal gibi geliyordu.
Bugün ise dünyanın en büyük savunma projeleri tam olarak bu hedef üzerine kuruluyor.
YENİ SAVAŞ; PSİKOLOJİK VE TEKNOLOJİK HARP
Artık savaş sadece cephede yapılmıyor.
Bugün dünyanın en güçlü devletleri iki büyük savaş yöntemi kullanıyor.!!
- Psikolojik harp
- Teknolojik harp
Bir ülkeyi işgal etmek için tank göndermenize gerek yok. Toplumun zihnini ele geçirmeniz yeterlidir.
Nasıl mı?
Sosyal medya ile, algı operasyonları ile, ekonomik baskılar ile, kültürel manipülasyonlarla…
Bugün cebimizden düşmeyen telefonlar, evlerimizin baş köşesine koyduğumuz televizyonlar, elimizden bırakmadığımız tabletler…
Bunlar sadece teknolojik araçlar değil. Aynı zamanda algı yönetiminin en güçlü silahlarıdır. Toplumlar farkında bile olmadan yönlendirilebiliyor. Algılar şekillendirilebiliyor. Zihinler uyuşturulabiliyor.
Bunun üzerine bir de; ekonomik krizler, sosyal baskılar, gelecek kaygısı eklendiğinde toplumlar yavaş yavaş iradesini kaybeden robotik mekanizmalara dönüşebiliyor.
İşte modern savaşın en tehlikeli tarafı da tam olarak burasıdır.
SİLAH DEĞİL YAZILIM ÜRETEN ORDU
Bu nedenle Türkiye’nin artık savunma anlayışını bir adım daha ileri taşıması gerekiyor.
Evet… Tank da gerekli. Uçak da gerekli. SİHA da gerekli.
Ama artık bunlardan daha önemli bir şey var; Yazılım.
Bugün bir füzenin kaderini belirleyen şey metal değil, kod satırlarıdır.
Bir savaş uçağını düşüren şey füze değil, sisteme sızan bir algoritma olabilir.
Bu yüzden Türkiye’nin acilen şunu yapması gerekiyor.
TSK bünyesinde bir “Yazılım Ordusu” kurmak.
Öyle klasik bir birim değil… Tam anlamıyla dijital bir savunma kuvveti.
Bu ordunun görevi; Üretilen tüm silahların yazılımlarını korumak, düşman sistemlerine sızabilecek siber kabiliyet geliştirmek, yapay zeka destekli savunma sistemleri kurmak, elektronik harp teknolojilerini geliştirmek, yani kısacası topla değil kodla savaşan bir birlik.
YÜZLERCE İNŞAAT MÜHENDİSİ DEĞİL…
Bugün Türkiye’de her yıl binlerce mühendis mezun oluyor. Ama bir soruyu sormak zorundayız; Gerçekten ihtiyaç duyduğumuz alanlar bunlar mı? Yüzlerce inşaat mühendisi, yüzlerce çevre mühendisi elbet kıymetlidir. Ama bugün dünyada güç dengelerini belirleyen alan şudur. Yazılım mühendisliği.
Türkiye artık şu hedefi koymalıdır. Yüzlerce değil, binlerce siber güvenlik uzmanı, binlerce yazılım mühendisi, binlerce yapay zeka mühendisi yetiştirmek zorundayız.
Çünkü geleceğin savaşları cephede değil, server odalarında kazanılacak.
TEKNOLOJİ: KURTULUŞ MU, FELAKET Mİ?
Teknoloji aslında insanlığın en büyük nimeti olabilir.
Ama doğru kullanılmadığında aynı teknoloji; toplumları yönlendiren, insanları bağımlı hale getiren, zihni kontrol eden, bir silaha da dönüşebilir.
Eğer teknoloji insana hizmet ediyorsa kurtuluştur.
Ama insan teknolojiye hizmet etmeye başlarsa felakettir.
Bu yüzden mesele sadece teknoloji üretmek değil…
Teknolojiyi yöneten bir medeniyet inşa etmektir.
Ben şimdi Milaslı gençlere Muğla’nın evlatlarına sesleniyorum yazılım konusunda kendinizi geliştirin hem kendinize hem de milletinize faydanız olsun.
Ayrıca Sayın Fevzi topuz bey ve ekibinine de sesleniyorum belediye bünyesinde gerekirse büyük şehir koordinasyonunda 13 ilçe ile hareket edip bu alanda kurs ve seminerler düzenleyin.
Bu konuda Milas Kaymakamlığı da kendi bünyesinde birtakım çalışmalar yürütebilir…
Türkiye’nin savunma sanayinde yeni ufuklar Milas’tan Milas’ın güzel insanlarından açılabilir…
Bugünün dünyasında en güçlü devlet; en çok tankı olan değil, en güçlü yazılımı olan devlettir. Unutmayalım… Topun menzili sınırlıdır. Ama kodun menzili bütün dünyadır.!!

